İstanbul /Türkiye Şehircilik Problemleri

Şehri kullanan bir kullanıcı olarak şehir problemlerini yazayım bu sefer ilk kez fotoğraflarla desteklemek istedim ve maddeler halinde yazacağım. 

Sanırım ülkenin her yerinde bir seferberlik gibi kentsel dönüşüm yapıldı yapılıyor. Bu kısımda sektörün ve ülke ekonomisinin harala gürele çalışması genişlemesi hızlanması kalkınması ve sair umurumda değil ben şehir yararına bakıyorum ya şehircilik açısından bir yararı var mı onu incelemeye bakıyorum. Kentsel dönüşüm deprem güvenliği için yapıldığı hep lanse edildi. Öyle de yapıldı esasen umarım öyle olmuştur. Uzun uzun müteahhitler zengin oldu gibi tüm güzel geniş ferah daireler küçüldü, demek istemiyorum. Daha şehir ölçeğinde değerlendirmek istediğim için. Hep alt yapı sorunu eksiği zafiyeti olduğunu söylediğimiz bildiğimiz şehirlerde kentsel bir dönüşüm olmadı. aksine daha önce 6 dairelik apartmanlar 10 daireye tek bir ailenin yaşadığı gecekondular 4 -5 katı insan barındıran apartman dairelerine dönüştü. Böyle olunca her şeyin bir kapasitesi olan kanalizasyon bağlantıları iklim değişikliğinin en çok etkilendiği ülkelerden olan Türkiye'ye beklenen/beklenmeyen cezalar kesti. Burada esas sorun hala yağmur suyu hattının kanalizasyon hattına bağlanıyor olması. Yağmur suyu oldukça temiz sayılabilir nitelikte olmasına rağmen biz kanalizasyona layık görüp oraya karıştırıyoruz. Kentsel dönüşümde suyu da doğru dönüştürmeyi sağlamalıydık. En azından yağmur suyu toplanıp bahçe sulama, rezervuar  doldurma, (tuvalet için fazlasıyla kaliteli su) musluktan akan kullanma suyu olarak adlandırılan tüm suyla ilgili işleri yeterince ve sağlıklı yerine getirebilecek kalitede su aslında. İstanbul su ile ilgili tarihin her döneminde su problemi olan bir şehir ve eski evler Yerebatan sarnıcı gibi devasa düşünmeyin de ufak tefek sarnıçları ile inşa edilmiş. Bizim inşa anlayışımızda yaygın olarak su belediyenin şebekesinden gelen su olarak planlanıyor. Şehirleşme bina inşası anlamına geldiği için bize göre yeşil alan azalıyor böylelikle yeraltı suyuna karışma ihtimali azalıyor. yağmur suyunun denize akması kanalizasyon deşarj yöntemi denize olduğundan (deniz kenarındaki şehirlerde) kaybedilmiş oluyor. bu da tatlı su kaynağının kaybedilmesi demek oluyor. Kapitalist sisteme uygun bir örnek verirsek havadan yağan parayı toplamamak hatta tuvalete atıp cebimizden para harcamakla aynı anlama geliyor.






Yönlendirmeler problemli





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü