Yazık olmadı mı onca şeye ? Olmadı herhalde. Olsa biraz ses çıkardı. Halbuki yazmamak herkesten çok bana yazık etti. Yazacaklarım öyle sansürlü ki artık penname bir hesap açma zamanı geldi. Adımı soyadımı yazınca kabak gibi herkesin karşısında olmak hiç de kolay değil. On yıl önce bulduğum yol çok işlevseldi. Bazen facebooktan bile dolandırıp dolandırıp söyleyeceklerimi söylerdim. Şimdi kendi içimde bir hapishanedeyim. Ne kadar basit bir benzetme gibi gelse de birebir aynı. Enerjim içimde kalıyor ve karanlık tarafa geçiyor. Ben içimdeki dengeyi tahliye ile mümkün kılıyordum. Şimdi bir karar alma zamanı kimseyi dinlemeden. Böyle bok gibi dolandırınca anlaşılmıyor karın ağrım. Şimdi açıkça dümdüz yazayım halbuki ben şimdi cumhuriyet mahallesinin kedilerini ve insanlarını anlatmak istiyordum ama biraz erteleyelim. Tüm bağırsaklarımı boşaltayım.
Günlerden bir gün avukatım aradı. Uzun uzun çekişerek boşandığımız zat bana ulaşamadığı için avukatıma ulaşmış. Vekilim de sağ olsun pek kibardır işini de güzelce yapar benim nasıl delirdiğimi iyi de bildiğinden sakince söylemeye çalıştı. Aslında o çok sakince söyledi ben sakin kalamadım. Efendim üzerine alınıyormuş onu yeriyormuşum. Neyse her bir post yazmaya başladığımda birilerinin benim yazdıklarımı okuyup taşın kendisine değdiğini düşünmekten gına geldi. Kardeşim açık açık adını yazmıyorsam hukuki yükümlülük de almış olmuyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder