Fırın
Söylemeyi en sevdiğim yıllardan 1987 bin-dokuz-yüz-seksen-yedi. geldik kek gibi bin-yıl değişiminden geçtik binler iyiydi şimdi bilgi üzerimizden silindir gibi geçiyor. neyse ben iki tane çocukluk anımı anlatacağım. O zamanlar iki ya da üç yaşındayım ve evet hatırlıyorum taksimetre açık. Babamla ekmek almaya gittik evle fırın arası 50-70 m kadar evin hemen yanında abbara var oradan aşağıya doğru giderseniz ahmet dayılara gidersiniz. O ev garip bir şekilde hala rüyalarıma girer, içeride oraya hapsolmuş bir şey. avluda at vardı eskiden at Ahmet dayının- müezzine ulan bir daha ezanı götünü yırtarak okursan seni vururum diyen- sanırım albay olan babamın dayısı. dut ağacına bağlanmış bazı ipler çıkrık ve saire ile yukarıdan ipi çekmek sureti ile avlunun alt kapısını açabilirdiniz kapı açıldığı zaman evin her mevsimde başka bir kokusu vardı. ev çok kadınsızdı yemek koktuğunu hatırlamıyorum nem, dut bazen de sabun kokardı. Ahmet dayının yüzünü hatırlamıyorum çok çok aşırı çok aşırı hatta en fazla saygı gösterilmesi gereken adamdı yüzünü Turgut Özal olarak kodlamışım kafamda hayatımızdaki neredeyse bulunduğu odandan çıkarken sırtımızı dönmeyecek kadar aşırı saygıyı hak ettiği yoğun baskısı verilmişti bize. orta çağda büyük gösterişli ezici binalar yapmak gibi. kimse size bişi demese de otomatik saygı gelir bir üstüme başıma çeki düzen vereyim adam olayım akıllı olayım dersiniz zaten o sipsivri kulelerin amacı da sizi hizaya getirmektir. aynı şeyi bizimkiler ve herkes yapar Mısır yapar İnka yapar Arap yapar Osmanlı yapar. bu iş böyledir ayı sizden büyük olduğunu düşünürse kaçmaz ama ondan büyük ve gürültülü olursan kaçma ihtimali var. az ama var. yazık ayılara çok severim ayıları. aynı şey hayvanlar insanlar arasında olduğu gibi bizim kendimizi hayvan saymayarak hayvan dediğimiz dar anlamdaki hayvanlar arasında da aynıdır. kedi tüylerini kabartır aslan kükrer balon balığı şişer yılan dikelir falan. çocuklarla konuşurken bu yüzden eğilmeliyiz. ben hep yüz yüze bakabileceğimiz seviyeye eğilirim. eşit iletişim böyle kuruluyor çocuklara eğilin. ama bunları az söylemeliyim ben tavsiye verici değilim sadece çocukluğumu iyi hatırlayanım. her birine ayrı ayrı yazmak parantez açıp nerede neyden bahsettiğimi doğru düzgün yazmam lazım ama ama nerede ona izin başkaları izin verse bu izinden en çok nasıl faydalanırım diye düşünüp boş boş zaman geçiririm. Fırına geri dönebilir misin? Her zaman dönerim. Hatıramın en küçük matruşkası.
Fırına gittik beraber. Ben elektrikli olduğunu düşünüyorum ama büyük ihtimalle odun fırınıydı o zamanlar fırına kilitlenip kaldım. Bana seslenmeden mi gitti bilmiyorum. 3 yaşında bir küçük yalnız kalmışım etrafa baktım. adamlar gerçekten iğrenç olduklarını düşünüyorum bazılarının bunları asla hatırlayamaz ya da zaten anlayamaz diye bir iğrenç bakışları gülüşleri ve aptal aptal konuşmaları var. ebeveynleri geldiği zaman değişen. Bu adamları çok iyi hatırlıyorum. İyileri ve kötüleri kolayca kategorize edebilir üç yaşında da olsa veletler. ben öyle yapıyordum hala benzer içgüdülerim durur.
Fırına gittik beraber. Ben elektrikli olduğunu düşünüyorum ama büyük ihtimalle odun fırınıydı o zamanlar fırına kilitlenip kaldım. Bana seslenmeden mi gitti bilmiyorum. 3 yaşında bir küçük yalnız kalmışım etrafa baktım. adamlar gerçekten iğrenç olduklarını düşünüyorum bazılarının bunları asla hatırlayamaz ya da zaten anlayamaz diye bir iğrenç bakışları gülüşleri ve aptal aptal konuşmaları var. ebeveynleri geldiği zaman değişen. Bu adamları çok iyi hatırlıyorum. İyileri ve kötüleri kolayca kategorize edebilir üç yaşında da olsa veletler. ben öyle yapıyordum hala benzer içgüdülerim durur.
Yorumlar
Yorum Gönder