geç kaldım her şey için oldukça geç ve daha da geç kalmamak için koşacak enerjim ve motivasyonum da kalmamış bitecek bir hayat için sprint atmak bana garip geliyor. bitmeyecek bir hayat için de aynı şey geçerli. Ne istiyorsun ne olsun istiyorsun derseniz siz bana tokat atmadan ben size tokat atarım. bunu bilen yok peşinde koşan pek çok spekülasyon yapan var ama herkesin gerzekçe yaklaşımları var. birinin haklılığı kadar saçma bir şey bilmiyorum ben bu hayatta haklılık terazisi benim elimde ise o kişiden oldukça bağımsız bir şey değil mi? haklar bizim gerzekçe durmaksızın uydurduğumuz deterjan balonları. öyle çok zarar görebilir ve bir anda ortaya çıkıp hemen bozulan bir şey ki. Hem de o kadar doğal. Haklar ortaya çıktıktan sonra atanıyor. Ben doğduktan sonra yaşama hakkım oluyor. Ben varım zaten buna saldıran birine karşı hakkım var. Karşılar lazım hakların oluşması için yani bir konuda herkes hemfikirse haklı falan yok demektir. Çok tatlı bir matematik. evrensel küme sıfır. There is nothing such a thing. Hintli gibi özgüvenle İngilizce konuşmak istiyorum. birçok kelime var hunharca hepsini ağzından dışarı yuvarlıyor ve hepsi pahlı yuvarlak tostoparlak. hızlıca ama yumuşak hareketlerle yuvarlanıyor. Zihinden zihine bir köprüdür diller.
Varlık kısımına tekrar dönmek istiyorum. Var olma hakkı. nereye kadar çekmeliyiz sınırı. Bir yumurtanın potansiyeli. bir spermin hayalleri zihinleri olmadığına karar verdiğimiz zaman mı devre dışı kalıyor. Tohumların bitki olmak istemesine kim itiraz edecek. Bahçemin sarmaşığını kendi evine doğru uzandı diye kesen komşuma hangi insanların dertlendiği mahkeme salonuna götürmeliyim. Avrupada eskisi kadar steril değil artık. eski dertsiz günleri uzaklarda kaldı. Sömürgecilikle hesaplaşırken geçmişte yedikleri bokların anlamsızca sivil sivil üzerlerine örtmeleri gereken kirli bir yorgan olarak gördükleri günleri hatırlıyoruz. uzak değil. ben yapmadım ama bu zenginliğin üzerinde oturuyorum suçluluğu. Karşı komşumuz Handan ilkokulda Afrikada çocuklar aç diye yemek yemiyordu. bunlar o kadar aynı ki. Redemption diye bir kelime var. bu bizim karşılık olarak yazdığımız hiçbir kelimeye tam olarak benzemiyor. bir filmden öğrendim bunu. böyle şeyler. Hit me diyebiliriz. bunun aynısı bizde de var dank etti. Etkiledi ve anladım. Ya da anladım ve etkilendim. Ben hala bunu publicly açıklamamış olsam da sezgisel rasyonelim. Rasyonel şekilde açıklayamadım bazı örüntülere inanırım. Saçmalık gibi duruyor biliyorum. Kocaman veri toplayan beynimin bilinçsiz şekilde daha çok müdahil olduğunu söylüyorum. Kendini korumak için yapmayacağı arkadan iş çevirme de dahil bir şey yok. uzun uzun anlatıp kendini yoracağına yaptığı gizli bağlantıların örüntülerini kendine saklıyor. çünkü enerji kaybı.
Yorumlar
Yorum Gönder