Bir sigorta şirketinin reklam sloganı şöyleydi: Gelecek de bir gün gelecek. O zamanlardaki gelecek projeksiyonunda uçan arabalar mükemmel işçilikli beyaz ve griden renkli binalar vardı. Gelecek her zaman distopikti. Yeri gelmişken bunu da yazayım. Elbette başka becerileri vardır ama Gazi Mimarlık mezunu yaklaşık altmış yaşlarındaki patron yarısı insan, bu kelimenin anlamını bilmiyordu. Son zamanlarda boomer olduğum gerçeğiyle etrafımdaki genç bireylerin tespitiyle yüzleştim. Ama boomer olmanın da ton farkları var. İki cümle öncesine giderek tekrar yazayım distopya, ütopyanın antisidir. Ütopyada her şey iyi güzelken distopya da her şey bomboktur. Bir filmden bahsediliyordu. Ben de salakça hikaye distopik miydi diye sordum. hiçbir şeyin bilinmediği bir yerde her şeyi bilebilirsin ama daha kötüsü de var. Senin ne bildiğinin kıymetini de onlar ölçüyor. Suratıma bakıp ne saçmalıyorsun bakışı attılar. En son kelimenin anlamını bilmediklerini öğrendim. Yine en masumu atmıştı ilk taşı. Distopik ne diye sordu biri.
Aynı koyu boomer bir anons geçiyor ofise Almanya işçi kabul ediyor fakat beyaz yaka ama bu sefer dil bilme düzeyini arttırmışlar A1 istiyorlar diyor. Herkesin tepkisi tüh biz gidemeyiz yönünde. siz zaten gidemezsiniz zekanız sorgulama kapasiteniz yetmiyor. A1 giriş seviyesi diyorum. Beni dinleyen yok. A ile başlıyorsa first classttır. En iyisi en entelektüeli az önce anlattıklarım seviyesinde olan bu ortamı terk ettim. Pandemi geldi ve beni aldı. Gelecek o zaman gelmiş. Gelecek beni aldı demek. İlk günlerinde kıçından bile korkan insanlara dönüşmüştük. Ben yine çocukken de neden olduğumu bilmediğim bedenime güvenme ve bir şey olmaz ortadoğu kafasıyla ne market poşeti sildim ne de elimi 1 saniye daha fazla yıkadım. öncesindeki günlük faaliyetlerimdeki değişiklik dışarı çıkarken maske takmak ve dışardan getirdiğim şeyleri bir süre mutfaktan uzak tutmak oldu. İnsanları öpmemek işime geliyordu tokalaşmak hep çok ilkel gelmiştir. Beden, hadi yanak neyse de el tam bir pislik yuvası. Avantaj sağlamıyor demiyorum. Bir başkasının elindeki türlü çeşit bakteri bana da yarayabilir tanışırız en kötü benim sistemim de bir bakar antijen olur antikor ürettirir. Bilim en çok sınıflama ve mecburen adlandırma ile ilerlemiş. Aristo zaten ortamı boş bulmuş ve bol miktarda sallamış. Şu şöyledir bu böyledir diye. Ama deli saçması bir şeyi yanlışlanamıyorsa hala araştırılması gerektiği anlamına geliyor. Kendi kendime kendi yunan filozoflar evremden geçerken belki de. Sadece dünya ile sınırlamadan bildiğimiz evreni nasıl özetleriz diye düşünürken, özetin tekrar olduğu sonucuna vardım. Kendi ilk çağlarımı yaşamak benim de hakkım kimlerin neler dediğini bilmiyorum. Newton puşt bir herif sınıfın hem kurnaz hem de çalışkan çocuğu gibi. Bu söz sanırım daha eski ama Newton güzel bir noktadan söylediği için onunla özdeşlemiş "Eğer daha uzağı görebiliyorsam bu, benden önceki devlerin omuzlarında durduğum içindir." Newton omuzlarda gezerken ileri görürken biz omuzunda bulunduğumuz devlerden ziyadesiyle çekindik. Her neyse neyse.
Yorumlar
Yorum Gönder