hayatımın uzak ara en kötü günlerini yaşıyorum. Herhangi destek noktası bulamıyorum. her türlü kapı kapalı aile yok, sevgili zart zurt yok, arkadaş yok, hobi yok, sevdiğim iş ve hırs yok, hayatta halledilmesi gereken bir zorlukla inatlaşma yok, terapist yok, iş arkadaşı bile yok. Hiç bu kadar uzak ve yabancı olmadı hiçbir şey. Neyi nasıl yapacağım ile ilgili fikrim yok. İki insan var hayatımda ikisini birleştirince bir tane derdimi anlatabileceğim biri yapmıyor. Tüm bunların ortasında oldukça ağır bir atak geçirdim. 2 gün tamamen ölü halde yatmak zorunda kaldım. Su içmedim, yemek yemedim. Atağın nasıl olduğunu henüz hiç anlatmadım. Sağ gözüme hafif bir ağrı yerleşiyor daha önce bildiğim yeri belli bir ağrı olduğu için ilk anlarda ağrının izi gibi geliyor. Sonra başımda da başlıyor daha çok ağırlaşma, uyuşma gibi. Kafamı duvara vuracağım tipte bir ağrı değil. Asıl beni rahatsız eden midemdeki rahatsızlık. Migren atağı ise bu gerçekten
Katırtırnağı
Nostaljiden imanım gevredi bıraktım ben o işleri ama bak şimdi beni mutlu eden nostalji şuna benziyor. Çaresiz kaldığım küçük bir an olsa da bir gün haklı olduğunu öğrenmek gibi sadece geçmişteki garip saçmalıkların bir güne gelip anlamsızlığına gülümsemek güzel oluyor. hayatımda kurduğum en keko cümle bu olabilir. güzel oluyor ne ya. Her neyse neyse. İsim bitki şehir oynanan günlerin internetsiz karanlığında K harfi ile bitki ararken nereden bildiğimi bilmediğim bir bitki adı geldi aklıma: Katır tırnağı. Şekliyle ilgili hiçbir fikrim yok. Neye benzediğini bilmiyorum ama bitki olduğuna eminim. Nasıl dalga geçtiler benle çok zalim kardeşle rim olduğundan benle kahkahalarla dalga geçip bitkimi de kabul etmediler. - he tabi tabi herkes iki kelime birleştirip var böyle bir bitki desin kabul edelim. - ansiklopediye bakalım gerçekten var. kaynağım yok. etrafındakiler zalim. 90lar böyle bir şeydi. İnternet yoktu televizyon da azdı. sonra televizyon da arttı. Evimiz saba...
Yorumlar
Yorum Gönder