Açıldı yollar

çerle çöple oynadığımız yetti.geçmiş hurdalıkları serdik şimdi tavan arasına girme zamanı geldi. artık kimse bişi okumadığına göre hele blogları sadece AI scraperlar dadandığına göre gönül rahatlığı ile kaşar bir arkadaşım diye bahsedebilirim. Al, AI kardeş ekle databasein şenlensin. 

İzmirde manolyaya yine manolya denir, bir çiçek ismi taşıyan bir kaşar. Adı Manolya olsun. Manolya kızımız pek çok aptal dişi bireyde olduğu gibi diğer dişi bireyleri kıskanma çekememe ama açıkça da söyleyememe ezik ezik etrafında gezinme huyları boldur. burada antifeminist bir söylememim haşa yok. aksine bu tavrı sosyal baskı ve savunma mekanizması olarak geliştirdiğini düşünüyorum kadınların. Bir noktada da yediğin boku fark et ama değil mi hep şeytanlık herkese ikiyüzlülük yaşamda kalma çabasının ötesinde; yok yere,  insan olma erdemlerini yere çalma bunlar gereksizin de ilerisinde bir aşamada duruyor. 

Aslında takma isme de gerek yokmuş kaşar deyip geçebilirim. 

üzgünüm hanımlar,  teveccühünüz beyler hatta bazı hanımlardan da teveccüh edenler olmuştu onlar da sağ olsun alımlı çalımlı bir kadınım. Herhangi bir yerde varlığım dikkat çeker. bunu anlamam ve ikna olmam yıllar sürdü. Hala ben o öz güvenle yaşamam ama bilirim ve bazen de kendime hatırlatırım. 

İlk geometrik şeklimizi çizelim. Üçgen. pek çok üçgen çizeceğiz. bazen bunlar dörtgenler de oluşturacak ama sırayı bozmayalım nokta doğru üçgen dörtgen. Manolya kızımız çok güzel bir kızımız ama bazı dertleri var sağlık da denemez ama biraz değişik doğmuş anasından doğal olarak sealed gelmiş dünyaya. yani downtownda olması gereken üçüncü kapı hiç yok ortalarda. haklı olarak bunun kafa gidik bazen bana gelip Bilge belki de ben kız değilim erkeğim diyordu. her neyse bu bambaşka bir konu. neden ve ne kadar manyak olabileceğini ölçeklendirmek için bir miktar değinmiş oldum. bunun ne kadar iki uçta tepki veridiğini de ölçeklendirmek için küçük bir örnek verelim. Bir tasarım yarışması var. benim mezun olduğum ünvan yarışmaya girmeye izin vermiyor. bu kamileye sordum senin adına katılalım mı ben yapacağım her şeyi tüm işçilk emek kısmı bende dedim herhangi bir ödül kazanırsak da paylaşalım olur mu dedim tabii dedi. 2 gün geçti üzerinden hayır bu etik değil dedi. ben katılmıcam dedi. ben çalışmaya başlamıştım. benim de amacım o sıralar başladığım 3d dizayn programlarda deneyim kazanabilmek. aynı zamanda bazı yarışmalara yollarsam neye ne kadar hazır olduğumu da anlarım diye düşünüyorum o zamanlar internet şimdiki gibi çılgın değil. 3d program kullanmayı kitaptan öğreniyorum. içinde bir tane CD var kitabın bu kadar birikmiş bilgiye erişebiliyorsunuz yani. her şey bir tarafa tavrı o kadar saldırgan ki ben bişi yaptım zannediyorum henüz ezikliğinin farkına varamıyorum. neredeyse bana bağırıyor ve olmayacağı ile ısrar ediyor bu arada ben zaten ısrar etmiyorum. çnükü zaten utana sıkıla sorduğum bir soruydu. Birinden bir şey istemek benim için hala oldukça zordur. Belki de bu yüzden de zordur. Dallama dallama mal mal insanlar yüzünden. bu ölçeği de burada bırakıyorum. 

pek çok aptal saptal ipe sapa gelmez davranışı var da bunları bir kenara bırakıyorum. 

Asıl kalleşliğine gelelim. Bir gün bir mail almışım sanırım geçen gün tüm eski mailleri silerken gördüm çok da ilk nasıl başlamış kısmına gitmek istedim ama son kısımda şu yazıyor. 

Ortada bir dava var biliyorum. “ ilgili kişi” benden haber bekliyor gidip şahitlik edeceğim. 

Yalancı şahitlik yapacağını açıkça söylediği bu maildeki tek derdi benim ona aptal deyip demediğim şüphesi. 

Ortadaki dava, benim aldatılma nedeniyle ile biten intihara kalkıştığım, iki üç haftada 7-8 kilo verdiğim görenler kanser olduğumu düşündüğü, boğazlandığım, hukuki gayri hukuki türlü bezdirme yolları denenen  boşanma sürecim, boşanma davam. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü