Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

WikiTR

 27.01. 2026 Wiki                                                                                                                    TR  Ne de olsa kimse okumayacak okuyacak olan olursa da hoş ve çok kısa ve hatta pek de emek gerektirmeyen bir şifre çözme macerası olur. Yıllar önce AutoCAD uzayına Satürn çizmek gibi. Uzayda bir yerde layoutta değil. O zaman sonsuz satürnlerimle siz uğraşın. Aslında bazı arkadaşlarıma sorup kontrol etmeye çalışmıştım ama olmamış demek ki bir şekilde keşiş moduna ya da sınırına veya sınırının da ötesine geçmişim. 80lerde doğdum 90larda büyüdüm 2binlerde gençtim ve hatta çalışmaya başladım. Ben zamanımı yalnız, internetsiz, telefonsuz geçirdim cic...

Açıldı yollar

çerle çöple oynadığımız yetti.geçmiş hurdalıkları serdik şimdi tavan arasına girme zamanı geldi. artık kimse bişi okumadığına göre hele blogları sadece AI scraperlar dadandığına göre gönül rahatlığı ile kaşar bir arkadaşım diye bahsedebilirim. Al, AI kardeş ekle databasein şenlensin.  İzmirde manolyaya yine manolya denir, bir çiçek ismi taşıyan bir kaşar. Adı Manolya olsun. Manolya kızımız pek çok aptal dişi bireyde olduğu gibi diğer dişi bireyleri kıskanma çekememe ama açıkça da söyleyememe ezik ezik etrafında gezinme huyları boldur. burada antifeminist bir söylememim haşa yok. aksine bu tavrı sosyal baskı ve savunma mekanizması olarak geliştirdiğini düşünüyorum kadınların. Bir noktada da yediğin boku fark et ama değil mi hep şeytanlık herkese ikiyüzlülük yaşamda kalma çabasının ötesinde; yok yere,  insan olma erdemlerini yere çalma bunlar gereksizin de ilerisinde bir aşamada duruyor.  Aslında takma isme de gerek yokmuş kaşar deyip geçebilirim.  üzgünüm hanımlar, ...
 ben bir yılanın kafasına taş attım. keşke yapmasaydım. Şimdi aynı şeyi yapamam  
 Bir sigorta şirketinin reklam sloganı şöyleydi: Gelecek de bir gün gelecek. O zamanlardaki gelecek projeksiyonunda uçan arabalar mükemmel işçilikli beyaz ve griden renkli binalar vardı. Gelecek her zaman distopikti. Yeri gelmişken bunu da yazayım. Elbette başka becerileri vardır ama Gazi Mimarlık mezunu yaklaşık altmış yaşlarındaki patron yarısı insan, bu kelimenin anlamını bilmiyordu. Son zamanlarda boomer olduğum gerçeğiyle etrafımdaki genç bireylerin tespitiyle yüzleştim. Ama boomer olmanın da ton farkları var. İki cümle öncesine giderek tekrar yazayım distopya, ütopyanın antisidir. Ütopyada her şey iyi güzelken distopya da her şey bomboktur. Bir filmden bahsediliyordu.  Ben de salakça hikaye distopik miydi diye sordum. hiçbir şeyin bilinmediği bir yerde her şeyi bilebilirsin ama daha kötüsü de var. Senin ne bildiğinin kıymetini de onlar ölçüyor. Suratıma bakıp ne saçmalıyorsun bakışı attılar. En son kelimenin anlamını bilmediklerini öğrendim. Yine en masumu atmıştı ilk ta...
 Üzgünüm bunu yazmak zorundayım. Anıların hunting özelliği var. Yazınca sizi avlamayı bırakıyor. Deşifre etmek lazım. Anlatınca da çok kayda geçmiş olmuyor sanki. Ses kaydı denemedim video kaydı da işe yarayabilir. Unutmak istediğinize yabancılaşmanız gerekiyor. Kabul ettim, affettim falan değil. Geçmişin bir parçası size ait değil. Geçince bitmiş oluyor. Etkisiyle uğraşmak istiyorsan yabancılaşma travmasını kutsamak diye bir şey de var. Bunlar beni olgunlaştırdı diyebileceğin şey yabancılaştığın şeyler. O anı sana ait gibi değilse artık oradaki insan başka biri gibi hissettiriyorsa değişmişsin demektir. Dışla demiyorum. Looptan çık.  Bu looptan çıkış için, yabancılaşmak için. Pandeminin pandemi olduğu hızlı zamanları herkes evde aptal aptal ölmemeyi bekliyor distopik romanlar filmler aklımızda dönüyor. İnsanlık olarak birleşelim ne gerek var ki neden böyle birbirimizi üzüyoruz duygusallıkları pompalanıyor. Herkes ölümden önceki iyilik halinde. Tıbbi olarak değil sosyal olarak...
 Carmen doğru söyledi ben de marjinelleştim aslında o tam olarak radikalleşmek dedi. hangisi daha az sakıncalı diye düşünmek de her ikisinin dışında bişi. Korktuğum 
 hızın geldiği son nokta sadece kendi sektörümde değil aynı zamanda diğer bütün sektörlerde de olduğunu fark ettim. Az önce yazılım sektöründe de benzer bir yaklaşım olduğunu fark ettim. sadece bitsin yeter anlayışı ne kadar süre çalışacağı önemli değil. 
 I always felt and feel like an alien. The first time on this beautiful planet Earth. I always wish to be an alien and search for human beings as a scientist.  1. David Hanson (Hanson Robotics) Known for: Creating Sophia the Robot , a hyper-realistic talking head that engages in conversation. While Sophia is full-bodied, earlier Hanson projects like “Einstein Head” or “K-Bot” were just heads capable of facial expressions and speech. Hanson’s work blurs art, science, and philosophy — exploring what it means to be human. 🤖 2. Ken Rinaldo Work: “Augmented Fish Reality” and other robotic ecosystems, but he’s also done installations involving talking robotic heads . Often explores symbiosis between humans, machines, and nature. His pieces sometimes involve AI-generated dialogues between robots or between robots and humans. 🗣️ 3. Nikolaus Gansterer & Klaus Obermaier (Austria) Obermaier, in particular, has used robotic and projected heads in his int...
 yazmadan olmayacak, şimdiden yapacağım yazım noktalama zart zurt için istediğinizi düşünün. İhtiyaçtan yazıyorum. Böyle bir şey var herhangi bir konuda biraz olsun çizgiyi aşıyorsan ama bir sebebin varsa mazur görülüyor. Mesela  karımı öldürdüm çünkü beni aldatıyordu.  ha tamam biraz daha az haksızsın. tersi geçersiz.  kocamı öldürdüm çünkü beni aldatıyordu.  geçerli değil. Haksızsın.  Erkeklerin her zaman ikinci üçüncü beş yüzüncü hakkı var. Kadınların tek bir hatası hayatlarını mahvediyor.  Kocamı aldattım.  Orospusun. Çocuklarının yüzüne nasıl bakacaksın. (Ömür boyu damgalandı)  Karımı aldattım.  Bir daha yapma gül gibi karın var.  Ya da  Boş ver çapkınlıkta esas olan yakalanmamaktır.  Erkekler kendilerinin avcı olduğunu düşünüyor hala Her neyse daha yumuşak örneklere geleyim.  Gürültü yapmayın çocuklarımız uyuyor  ya da Gürültü yapmayın belki yaşlı hasta var.  Belki var belki de yok. Burada önemli olan ...
Resim
 Şu duyguyu hepinize damardan vermek isterdim. Birini kendinden ayırmamak. Benden biri benimle aynı kodu koşturuyor ya da benim kodumu baştan sona biliyor. Tüm algoritmalarımın sonuçlarını biliyor ve en istenen sonuçlarını kabul ediyor. çıktıları da öyle tatlı ele alıyor. Size çok çok iyi davranan dünyadaki tanrınız. Daha kötüsü aynısını o sizin için düşünüyor.  Mükemmel iki yaratığın dingin cenneti. Bunu damarınızdan zerk etmek isterdim. O cennette bir süre yaşadım. Sonra iki tanrı sıraları belirsiz şekilde intihar ettiler. Algoritma artık kendi kendine etki etmeye başlamıştı. Mükemmeli uzun süre tune edemezsiniz. Enstrümanlar da akordu bozuluyor. Bunun en büyük evrensel kümesi. gerçekten evrensel bak. Entropi. Cennet namümkün. tanrılar bile cenneti yaratamaz.Aklımın kuralları devreye giriyor. İmkansız yoktur ve %100 yoktur. Düşündüğümüz herhangi her şey vardır. Düşüncesi varsa vardır. Olmayan bir şeyin düşüncesine de ulaşılamaz. bunlar evrendeki kuvvetler gibi benim beynimde...
Durup durup beni avlayan bazı şeyleri dökeyim beni avlayamasınlar artık. Yazınca geçiyor. Büyünce unutursun büyünce geçer gibi yazınca unutursun yazınca geçer. Bugün bazı hıyartolara değineceğiz. Hıyarto nedir? Bir sunumu sunum yapan soru ile başlanması olabilir. Hoop hepinizin dikkatini topladım ne kadar süreliğinine bilmiyoruz. Hıyarto mahalle ünlüsü gibi bir şeydir. Götü rahatta ve ahkam kesen biridir. Hıyartoya ondan daha büyük bir hıyarto gelip kışt (aslında siktir lan) diyene kadar oranın en büyüğü ve her şeye kadiri odur. Ondan büyük bir hıyartoya da ihtiyaç yok ama öz güvenleri yüksektir ilk siktir lan'a kadar (kışt diye bahsettmiştik, ağzımızı bozduk artık) Bu hıyartolar akıl verirler akılları kendilerine fazla geldiği için cömertçe 
 Eskileri kurcalamayım diyorum ama aklımda dönüp duruyor her şeyi aklıma bir şekilde kazımak sorundaydım.  lale bişi anlatıyor, orkide başka bir şey, kırmızı güller daha anlamsız yine de bir şeyler anlatıyor. 
 Buralardan çıkıp nerelere geldik biraz da şiir yazasım geldi.  biraz biraz ufak kırıntılarla biraz içinde tekstil tüyleri  şehrin çimentoyla karışık tozları 
 Bazen gerçekten katlanamıyorum. çok sinirleninde elbiselerini yırtmak diye bişi var mı biliyor musunuz? ben biliyorum belki bildiğim için belki de sıkışmış hissettiği için insan üstünü başını yırtmak istiyor.  Şimdi size birkaç gerzekten bahsedeceğim. Teknolojik gelişmelerin bizi aya marsa arşa marşa çıkaracağı yok. Okuyamıyoruz. İnsanların internet kullanması ile ilerlemiyor herkes. Ben kötüye de gidiyor demiyorum ama sandığınız gibi hızlı ve kesin değil. Her şey öyle dağını öyle uniform ki.  Pandemiden önceydi 2019 sonları olmalı belki İstanbulun hissettiği küçük depremin öncesi ya da sonrasıdır bilmiyorum. 26 Eylül öncesi ya da sonrası olabilir yani. Yeninden Kanal İstanbul diye konuşmaya başladılar. 
 Bugün şöyle sakince oturup bir şeyler yazayım dönüp gidip araştırmam gereken bir şeyler değil de aklımdan geçtiğince birilerine sinirlenip perdeler arkasından küfreder gibi değil de nehir kenarında sakince yürür gibi. Yürürken kimseye kızmıyorum kimseyle hesaplaşmıyorum yürürken kendime bile en yumuşak halimle yaklaşıyorum.  Bu beden kabında bulunduğum kırk yılın sonunda 
 uzun tatil bana benle ilgili 
 Daha önce fiziki bir varlığınızı çaldılar mı?  Çok karışık duygular uyandırıyor. Aptal haksızlığa uğramış, zavallı, zayıf. Hırsıza karşı garip bir gücüne karşı boyun eğme ve saygı hissi geliyor. bana geldi. Bununla birlikte sizi ihlal ettiği için sinirleniyorsunuz. bunu yapabildiği için saygı gibi bişi yine. Stokholm komplesini anlıyorum. Ben tamamen teslim olurdum. güce karşı garip bir tepkim var. Güçlü tarafından sevilmek istiyorum. Zavallılığım fark edilim şefkat görmek istiyorum. Sert bir şefkat. doğrudan değil indirekt. 
 Donna Haraway 1985 yılında sosyal hayatı hayal ettiği şekilde şekillendirebilmek için 
 hiç ölmediğim halde nasıl ölündüğüne dair pek çok film gördüm ve bunun nasıl oynandığını gördüm. gerçekten 
 Yalan, performans sanatıdır. İki yıl önce başladı. Birini seçtim ona yalan söyledim. Bir tane de sigorta seçtim. Yalanımın yalan olduğunu sigortaladı. 
İnsan eğitmek çok zor. Kediler eğitilmiyor diyen insanların eğitilip eğitilmediğini düşünüyorum her seferinde.  Mardin'e de pek sık gitmem pandemide gittik işte. Herkes yaşlanmış olduğu için herkes evde ve bir şekilde hastaneye gitmiş kronik hastalıkları var ve sair. 
 Birinin sevmenin ve karşılılık olarak sevildiğini de bilmenin evdeymiş gibi bir hissi var. Bu benim için evde olma hissi her an başıma kötü bir şey gelebilir ve yerin dibine girebilirim hissini de getiriyor. demek ki önce evde olma hisseni düzenlemek gerek 

Kareli Gömlek

 Basit kareli bir gömlek gridlere ayrılmış beyaz üzerine içi boş kareler. Bir kısım pamuk bir kısım keten olan bir gömlek mavi kareli olabilir. 24 yaşında ütü yaparken neden bu çaresizlik içinde kaldığım kaderin benim için dipsiz bir zaman kuyusu olduğunu düşündüğümü biliyorum. Bunu bilmemem mümkün değildi. aptaldım ama sandığımdan daha güçlü örüntü görme sezgim vardı. Bunu bilinçle yapmıyordum ama seziyordum esasen bu irrasyonel bir seziş değil. sadece sistematik görüş yok. geri planda daha büyük resmi gören bir şeyler var ama kelimelerle ifadesi yok. bizim kendi kendimizle olan iletişimimiz de kelimeler üzerinden bu durum bazı şeyleri kavramakta zorluk yaratıyor.  Bugün hatta kısa bir süre önce yazı yazmaya tekrar başlayabilirsem istediğim gibi çalışmaya da başlayabileceğimi fark ettim. kendi düşünce bulutum içerisinde kaybolup düzensiz beyinim içinde neyle işe başlayacağımı bilemiyorum ama yazmak sistem geliştirmek için en iyi yöntem. verimli bir şeyler ortaya çıkması garan...
Fiziksel bedenimizi bir yerlere sürüklemek mümkün olmayacak yani 
 Hukuki kaygılarımı bir kenara bırakıp dümdüz yazayım istiyorum zaten artık kimse okumuyor okumak istese bile okumuyor. Aynı durumdayız ama ben yazmak zorundayım, bu bir seyir defteri. Elbette bir miktar başkaları bakıyor efekti var ama onun daha çok işe yaradığı kısım ben tekrar geri dönüp okuduğumda da anlaşılabilir versiyonda olması. Zihin akışı yazarken de bir kısım yapı ve anlam mimarisi bulundurmak zorundayız.  10 ekimde yazıyorum ama zamanda geriye gidiyoruz.  01 Ekim 2024  Viyana ilk kez geldim ve ilk karşılaştığım reklamda Freud vardı. Freud sevmediğim ve bağ hissettiğim bir karakter bunları şu an deşemeyiz dokuz günümüz var. Özellikle bel çantalarında bulunan bir klips gibi iç
 2020 yılında pandemi öncesinde bir miktar durmaya ihtiyacım vardı. Bir sömestr diledim daha fazlasını verdi. İnsanların hasta olması ölmesi trajik ama çok uzun vadede hepimizi ölüyüz. Ben diledim ve bir miktar durduk. Elbette bu ben istediğim için olmadı. Ha sen buna seviniyor musun gibi durumu götünden tutacaklara bay bay diyorum. Ben başka şeylerden bahsedeceğim.  Bu durma sırasında zihin odalarıma girdim çıktım ve bir de yani bir dil öğrenmeye çalıştım. Bir tane de bir ayağı olmayan, iki tane sol eli olan sağlak, gözleri yaklaşık 7 numara miyop ve son olarak işitme cihazıyla pek de duyamayan Arapçam var. Engelli bir Arapça dilbilgisi kendi keşiflerim dışında sistematik bilgi yok. En kötüsü okuyup yazamıyorum sadece konuşma dilini anlıyorum ve hatta karşılık vermek benim için çok zor aklım İngilizceye kaçıyor. 
 Zor bir yazı bu. Benim için mükemmel olması şart bir yazı. Yazım, noktalama çok umurumda değil belki ama yine de salak saçma yanlışlar olsun istemem. Gülünç hatalar. Bu beni yaktı işte gülünç olma kaygısı. Bunu atlatmak oldukça zor.  Bugün zamanı geldi. Dip dalgası aldı beni bugün yine. Bu yazıyı daha çok göt açma yazısı olarak yazıyorum. kafamda çok garip bir bağlantı var. Bunu çözümlemek kolay değildi ama çok direnmedi. Zihin odalarımı tek tek dolaşıp hepsinin demirbaş listesini çıkarttığım için bağlantılarını kurmak çok zaman almıyor. Benim İnci ismine hassasiyetim var. Aynı şekilde Oya da benim için aynı. Bu isimlerdeki insanlar benim yaşamam gereken çalmış gibi hissediyorum ve içime hafif bir sızı sızıyor. İnce ve küçücük. Sanki İnci benim İstanbulda doğmuş Oya Ankarada doğmuş versiyonum ve benim şu an bildiğim ve hatta bu yazıyı yazan versiyondan çok daha iyi, mutlu, dengeli, kentli, şanslı sınıfı başka sanırım. Bunu kafası sadece algoritmalarla çalışan birine anlatamad...

6 dakikalık yazı sınavı ( 14.12.2019 Bir AÖF sınavı)

 başlığı atarken bile tereddüt yazı, yazım, yazma, sınav, challenge, serüven. bazılarını unuttum bile. Bazı kuralları hiç sevmiyorum. alıkoydular bizi neden bu çiş kokulu sınıfta durmak zorundayız. ama güzeli sıranın altında oyuncak bir kedi oluşu. belli ki kız çocuğu evden bazı şeyler getirip kendini ait hissetmeye çalışıyor. ben okulda kendimi buldum. Okula gitmemiş bir kadının sosyal hayatta nasıl çökeceğini ve hatta tutunamayacağını oradan biliyorum. burnum bu çiş kokusundan sızlıyor. sız sız sızı. bitti gönlümün yazı buradaki yaz aslında gönlümün en çok sevdiği mevsime işaret ediyor. Gönlüm sever yaz mevsimini gibi. Bir şeylerim var ama kimse bilmiyor. Şimdi birazdan azat edilince Kadıköye gideceğim saklanarak bugün gölgelerde yaşıyorum. tanıdık birini görsem selam vermem. Sırtım, kolum bacağım, hep bitik hep mahvolmuş 
 Beyaz sayfanın direncini kıracak bir şeyler varsa aklınızda ne mutlu yoksa. ATPnin 3 fosfatı kadar inatçıdır dirençlidir. 

Motivasyon mektubu

1984te Türkiyenin Mardin şehrinde doğdum. Bugün 40 yaşındayım ve çocukluğumdan beri hayalini kurduğum sanat yapma hayalini nihayet gerçekleştirmek istiyorum. Zamanla geçeceğini benim de değişip iyileşeceğimi sanıyordum. merak etme, anlama isteği, yeniden yapma, başka şekilde yapma isteği geçmedi. İlkokul öğretmenim sorularını  adeta tersten çözdüğümü söylemişti babama. babam beş kızının da "boş işlerle" uğraşmayan gerçekten para kazanacakları meslekler edinmeleri gerektiğini düşünüyordu. Sosyal bilimler alanında çalışmak bile doğru düzgün bir meslek değildi. onun bize uygun gördüğü meslekler arasında doktorluk ve mühendislikten başka hiçbir şey yoktu. bakış açım başkaydı.  çocukken de diğer çocuklar gibi değildim.  Çocukluğumdan beri çok anlaşılan ve en azından kapsayıcı davranışlarla karşılanan biri olmadım. Otuzlu yaşlarımda bunun adını koydum kendi kendime bir kategori açtım. Ayrıksı. Sonra diyalektik gereği yani kendiliğinden karşı kategori de açıldı Vasatın Gölgesin...
geç kaldım her şey için oldukça geç ve daha da geç kalmamak için koşacak enerjim ve motivasyonum da kalmamış  bitecek bir hayat için sprint atmak bana garip geliyor. bitmeyecek bir hayat için de aynı şey geçerli. Ne istiyorsun ne olsun istiyorsun derseniz siz bana tokat atmadan ben size tokat atarım. bunu bilen yok peşinde koşan pek çok spekülasyon yapan var ama herkesin gerzekçe yaklaşımları var. birinin haklılığı kadar saçma bir şey bilmiyorum ben bu hayatta haklılık terazisi benim elimde ise o kişiden oldukça bağımsız bir şey değil mi? haklar bizim gerzekçe durmaksızın uydurduğumuz deterjan balonları. öyle çok zarar görebilir ve bir anda ortaya çıkıp hemen bozulan bir şey ki. Hem de o kadar doğal. Haklar ortaya çıktıktan sonra atanıyor. Ben doğduktan sonra yaşama hakkım oluyor. Ben varım zaten buna saldıran birine karşı hakkım var. Karşılar lazım hakların oluşması için yani bir konuda herkes hemfikirse haklı falan yok demektir. Çok tatlı bir matematik. evrensel küme sıfır. There...
 dünden bugüne doğru akalım mı? kendime not yazıyorum kendime not yazmaya ihtiyacım var çünkü. Çok uzaktan olmasa da çepeçevre gezerek gidelim. Zihnimde de öyle yapıyorum katmanlar ve horizontal olarak geziyorum. dün bir martı oldum. sadece bir an için hissedilen garip gerçeklik duygusu çok acayip. Acayip gerçeklik mi belki de. bu histe anlık bir kalp çarpıntısı var. nefes keser gibi anlık bir geçiş. şimdi o martı nerede bilmiyorum karaköyden Kadıköy'e giden vapuru kovalıyor mu hangi turistlerin simitlerine talip. martı olmak güzeldi. zihinsel gezişlerin güzel tarafı yalnız hissetmem yalnızken de eğlenirim ve mümkün olmayanları da yapabilirim. her neyse bu kısmı başka bir konu yazamam da anlatamam da başka birine 
 Yeniden bokun içine düşüş gidip polise haber vermek istiyorum bana yardım edin diye 

2023 Almanak ( Almost 40 )

Beklediğim oldu   Korkusuzca şarkı söyledim. Neredeyse bütün sezonlarınca leylek gördüm  İki baykuşun gece uçuşlarını izledim biraz kurlaştılar etrafta kimse yoktu.  Kapıları kapatmak gibi küçük bir hobim var. Açmak ve kapatmak.  Bir sülün gördüm. İki tane çakal 
 İkimiz birbirimize benziyor muyduk benzemeyi mi seçmiştik bilmiyorum. Sonra sonra benzeme yolumuz ayrıldı. sonra 2023 yılının son aylarında benzeme ile ilgili kafamın takıldığını fark ettim. eskiden beri böyle miydi. herkese mi benziyordum. herkeste benzer tarafları mı buluyordum yoksa birilerine mi benziyordum anbean. Son ihtimal ki ben kendi içimde en çok bunu seviyorum, kafalarından geçenleri tahmin ediyorum hatta daha eğlencelisi uzaktan yönetiyorum. Yönetiyorum. Yönetmek gizli olunca 
 Yeni post açmayı bile unutmuşum halbuki malzemem de çoktu içsel motivasyonum da. yine de bir yerlere gelmişimdir. Biraz yazmanın biraz yürümekle aynı olduğunu biliyorum. Biraz yürüyüp açılayım; biraz yürüyüp açılayım.  Cumhuriyet değil de bir yaklaşım farkı ile değişti benim hayatım. Rejimlerin değiştirmesi mümkün değil. İran İslam Cumhuriyeti başka şeyler yaptı çünkü. Bizimkisi başka bir hayaldi. Öyle görünüyor ki oldukça yaklaştı hedeflediği noktaya. Hayallerin çizgileri lineer değildir. bazen ile geri hareket edebilir, sağa sola kaçabilir. Hedefler tam yol ileri olmalıdır. Her neyse. Yazarken de çenem düşüyor.  Lineer olan, lineer algılanan zamanda geriye gidip okul öncesi psikolojime dalacağız. Benim için bu kısım değil de okula başladıktan sonra gördüğüm kabul edilmeye karşılık duyduğum minnet boğazımda ciddi tıkanmaya sebep oluyor. Tek tek her şeyi açık açık yazmayacağım ama isimleri olduğu gibi yazmakta hiçbir sakınca yok bence.  Hatice öğretmen, gerçekten bi...

Şantiyecik

 Şantiyecik

Kelimeler Çizgiler Expressions

 Yazıklar olsun aşağı ok merhaba yukarı ok 

Sınıftan Atılma

 hayatımın uzak ara en kötü günlerini yaşıyorum. Herhangi destek noktası bulamıyorum. her türlü kapı kapalı aile yok, sevgili zart zurt yok, arkadaş yok, hobi yok, sevdiğim iş ve hırs yok, hayatta halledilmesi gereken bir zorlukla inatlaşma yok, terapist yok, iş arkadaşı bile yok. Hiç bu kadar uzak ve yabancı olmadı hiçbir şey. Neyi nasıl yapacağım ile ilgili fikrim yok. İki insan var hayatımda ikisini birleştirince bir tane derdimi anlatabileceğim biri yapmıyor.  Tüm bunların ortasında oldukça ağır bir atak geçirdim. 2 gün tamamen ölü halde yatmak zorunda kaldım. Su içmedim, yemek yemedim. Atağın nasıl olduğunu henüz hiç anlatmadım. Sağ gözüme hafif bir ağrı yerleşiyor daha önce bildiğim yeri belli bir ağrı olduğu için ilk anlarda ağrının izi gibi geliyor. Sonra başımda da başlıyor daha çok ağırlaşma, uyuşma gibi. Kafamı duvara vuracağım tipte bir ağrı değil. Asıl beni rahatsız eden midemdeki rahatsızlık. Migren atağı ise bu gerçekten
 17 Nisan 2023te Bulgaristan geldim. Telefonum genelde Türk hattının şebekesi olması sebebiyle ulaşılabilirdi. Akşamları şehrin içini yani Türkiye sınırından uzağa gittiğimden hat yoktu. Arayan olmadı. Burada garip bir balkan tadı var gerçekten. Herkesin mali açıdan birbirine çok yakın olduğunu görüyorum. bu sadece benim gördüğüm pahalı arabalar yok. bütün arabalar bize göre pahalı. Ben de burada bir araba alacağım. 
 Hiç ağlamaklı bir edayla değil. Yakışıklı ve dramatik bir ölüm arayışı için de değil. Açık açık ve mantık silsilesi ile düşününce karar verdim. Kendim yazacağım sonumu. Kader yazımı gibi bir yazı. 
 Kaç yıldır almanak yazmıyorum. 2022 için küçük bir şeyler yazalım çok uzaklaşmadan hasar kayıt raporu olsun. 
elim yazmayı özlemiş
Malaga

moneyfesto

para ve çalışmak ile ilgili dertlerimi dinler misiniz beni kimse dinlemez ben de cevaben kimseyi dinlemem dinlenmez biriydim şimdi günde 15 saat uyuyorum darısı 24 saatlere gün içinde yani gün boyu uyusam günlük yine bir giderim çıkıyor ortaya bazal metabolizma ile ile yaşam bile paraya bağlı bu dünyanın her yerinde böyle karşılıklarla yaşıyoruz
aklıma bir kelime geliyor düşünmeksizin bir isim aslında benim sesimden tekrar tekrar
Kimya nelere kadir hocam

geçmiş zaman hikayeleri ve zorlama travmalar mı

Kurşun ve Tesisat İşleri

Kurşun en çok simgesi ile bulmacada karşımıza çıkıyor. Kurşun ele

İnternet

bugün selamun aleykum diyorum yani herkese selam. Daha önce de yazmıştım. esasen anlaması çok zor değil selamun selam diyorsam bana güven demek istiyorum.
2015 yılında kötü çalışma koşulları nedeniyle kış boyunca 5 kez soğuk algınlığı geçirdim ne yazık ki her seferinde kendimi doktordan korumam gerekirken arkadaş tavsiyesi ile aile hekimime gittim. her seferinde bana leblebi gibi antibiyotik yazdı. her seferinde de sordum -bu sefer yazmayın olmaz mı dedim. her seferinde -o zaman dinlenmen lazım dedi. -Tamam rapor yazın -yok rapor yazamam. ulan nasıl doktorsun belli değil. ben de nasıl kendi kendime bakıyorsam içme ulan yat evde dinlen iyileş. esasen bu yazı Bilge neden hayata dair hevesini kaybetti yazıları serisi. Uzun uzun yazayım. Kamu spotu: Antibiyotik için ısrar etmeyin. Lan sen önce doktorunu eğit. Doktor hiç bir zaman kamudan biri olmadığı için maşallah ya doktor ya da hastasın çünkü doktora sorsan. Doktorları değil doktorculuk sistemini sevmiyorum. Hekim yetişmiyor. Kolsuz Agop gibi hekim kalmadı. Yetişmeyecek de sistem nasıl düzelir kısmı ile ilgili pek kıymetli fikirlerimi bir başka geceye saklıyorum. Doktor hikayeleri...
bir film izlerken özellikle sinemada yazmak ne kadar kolay geliyor. 30 günün hikayeleri taslak olmaktan çıkıyor ama 30 martta yayımlanacak. bugün ayın 12si elimde 12 hikaye olmalı belki de masal denemeleri ama biraz da günümüz masalları. Masallara resim de ekleyebilirsem mükemmel olur. heyecanı bile ellerimi titretiyor. Acı çekiyor olmak bile bir şeyler hissediyor olmak dahilinde olduğu için umut verici. Bir gün hissetmek biterse. Hiç bitmesin. bugün yazmamda bana eşlik eden şarkıları tanımıyorum. Bazen tanımadıklarımıza da güvenmeliyiz. 1. gün (1 Mart 2018) (Gerçek zaman 12 Mart 2018)                                                                               ISLIK Gökyüzü gri. Böyle olunca göller, denizler, okyanuslar gri. çok miktarda su içerdiği ve bir çeşit göl olduğu ya da b...

Taslaktan Günümüze

bulutlar su buharından yapılmış olamaz saçmalık çok yakından baktım bir parça koparabilirim sanki buluttan.

Kurmalı saat

sana bir saat aldım. bilirsin hediyeyi olduğu gibi veremem korkarım beğenmez diye hediye ettiğim kişi
evet kekocum ya da belki de çoğul kekolardan bahsediyoruzdur bilemiyorum zaten umurumda da değil. Ey gerzekler şahı yağ tulumu aklı eksik obezite ile mücadele vakfı var ilk kural kolayı bırakmak ayrıca akla da zarar ki dünyada da kısıtlı var zaten. akılsızlar arasında mutsuzluktan ölmek üzere olan pek çok aklı evvel var. bugün varlık yokluk felsefesi yapacağız. pek çok yokluğun içinde teknoloji satın alarak varlık bağlarını güçlendirmeye çalışanlar var. selfie çubuğu şart "zorunlu selfie çubuğu edinme programına" kayıt olunmalı boşluk. varlık yokluk felsefesi burada çok zorlanıyor boşluk üzerine yapılacak pek fazla bişi de yok doluya koysam olmaz boşa koysam dolmaz gibi lafın geçmediği bir ortam boşlukta hava da yok ses iletilmiyor anacığım hele bir de uzaya satalite yollayacağım motivasyonundaki kamillere duyuru: Ajdanın mükemmel şarkıları var bence. dünya da çok büyük mesela ben uzaydan görünmediğimin farkındayım ve bununla barışığım. uzaydan hiç görünmediğin gibi...
kuşlar bu rüzgarda havada tutunamıyor. aslında bunu da yönetmeyi bilirler hatta kuş için rüzgar bir yardımcı, bir oyuncaktır. bu rüzgar onlardan değil. Rüzgar bazen hamle yapar. Bunu 2018de öğrendim tokat atar gibi bir hareket fufu aynı yönde esmez aşağıdan

Kanaat Önderleri ve Sivilce Sıkma Videoları

 Bugün iki şeyi birbirine bağlayacağız.  Kanaat önderleri ( Influencers) ve sivilce sıkma videoları.  Bu videolara sabun kesme, slime (vıcık vıcık bir şeyleri sıkma) videolarını da ekleyebiliriz. Bunların Ortak bir adı var Satisfying videoları. Hızlı ve kalitesiz çevirisi ile tatmin edici videolar. Bende de birkaç tanesi aynı etkiyi yapıyor. Bunların hiçbiri bilimsel olmasa da şunları yazayım. Buradaki doyma, pek çok doyma şeklinden farklı olmasına rağmen ilkel benlikten çıktığını hissettiriyor. Sanki meme emmek gibi bir tatmin veriyor. Cinsel bir tatmin değil ama bazı kısımları da benziyor gibi. Freud bu kısımda tamamen haklı bence akademikler ne diyor bilmiyorum ama tatmin duygusu açlık tatmini dışında ilkel benlik diyeceğim -manevi ya da ruhsal demek istemiyorum- garip bir tatmin duygusu veriyor. Çocukken benim uzun yıllar devam ettiğim garip bir kendi kendini sakinleştirme içe dönme alışkanlığımda verdiği duygunun aynısı olduğu için meme emmeye benzetiyor olabilirim. ...

İnşaatın Saçmalıkları

Akşam günlük yapılan hiçbir işe yaraması mümkün olmayan toplantılar Gecekonduda yaşayan mühendisten mimardan gecekondunun 500bin katı maliyet ve kalitede iş beklenmesi işini bitirip işsiz kalmak

Su

Su ile ilgili esas yaza soğutma için su kullanılıyor makine içinde de böyle insan fizyolojisinde de böyle
öyle dolu ve yoğun ki her şey de capcanlı çok gerçek çok gerçek üstü elime bir kalem alsam neler çizerim
gitmeden önce
İstanbul /Türkiye Şehircilik Problemleri Şehri kullanan bir kullanıcı olarak şehir problemlerini yazayım bu sefer ilk kez fotoğraflarla desteklemek istedim ve maddeler halinde yazacağım.  Sanırım ülkenin her yerinde bir seferberlik gibi kentsel dönüşüm yapıldı yapılıyor. Bu kısımda sektörün ve ülke ekonomisinin harala gürele çalışması genişlemesi hızlanması kalkınması ve sair umurumda değil ben şehir yararına bakıyorum ya şehircilik açısından bir yararı var mı onu incelemeye bakıyorum. Kentsel dönüşüm deprem güvenliği için yapıldığı hep lanse edildi. Öyle de yapıldı esasen umarım öyle olmuştur. Uzun uzun müteahhitler zengin oldu gibi tüm güzel geniş ferah daireler küçüldü, demek istemiyorum. Daha şehir ölçeğinde değerlendirmek istediğim için. Hep alt yapı sorunu eksiği zafiyeti olduğunu söylediğimiz bildiğimiz şehirlerde kentsel bir dönüşüm olmadı. aksine daha önce 6 dairelik apartmanlar 10 daireye tek bir ailenin yaşadığı gecekondular 4 -5 katı insan barındıran apartman dai...

Kesit

Zordur kesit almak kesit almaktan zor olanı kesit almayı anlatmaktır. Aslında ikincisi en zoru. Galiba işleri kolaylaştırmak için yapılan zorlardan biri. Birinin işi kolaylaşırken diğerinin işleri zorlaşır. Varlığı bir dert yokluğu başka bir dert. Bugün o günlerden biri. Yazarsan akacak zehir bitecek mesela hiç bir şey bilmiyorsan şunu bil Chopin çok iyi bir eşlikçidir. Her şeyi yaptırır size. Cinayet de buna dahil. Kemanlarla derdim var. Kemanları ağlatmayınız artık içimiz kıyıldı. Sevgili organ camiası ne korglar var hayatımızda biliyor musunuz artık sizi sadece heybetiniz için seviyorlar. bıraksanız saçmalamakta sınır tanımayacağım yine. Hadi. Aslında Batı dilleri hakimiyeti olan ama Arapça (bu cümleye o zamanlar devam etmeliydim nasıl devam ettiğiyle ilgili hiçbir )

Beyaz Mermer Beyaz Köpek

Yol hikayesi yaz dediler. Takip etmesi mi eğlenceli. En kıymetli eleştirileri aldığım kişiye ithafen. Beyaz Mermer Beyaz Köpek Örnek mahallesi, Libadiye, Ünalan
Yazamıyorum
 Ben denileni yapar biriyim.  Şimdi bana denilenler madem hayatında anlamsız sansasyonlar oluyor yazdıkların nedeniyle sen de boş beleş etliye sütlüye karışmayan bir şeyler yaz diye haklılık derecesini ölçtüm oldukça yüksek bir derece idi. hepsinin yanında bunu zaten ben daha önce düşünmüştüm fakat onay alma şeması nedeniyle -şemadan anladığınız nedir bilmiyorum ama açıklamayacağım- Bunu da açıklamam lazım aslında asi olmak maddesine kalın bir çizgi çekildi. Şema çocukken işe yaradığını düşündüğünüz aslında yetişken hiçbir halta yaramayan zararlı bir alışkanlıktır. Sigaradan daha zararlıdır. Young baba bulmuş geliştirmiş. Şuradan minnoş minnoş okuyun bebeler  Şema Thropy . Size bol miktarda link vereceğim link manyağı olunuz. Problemlerinize benim çözümlerimden önereceğim şansınızı ben bile ölçemiyorum. Soru ve hatta sorun: evimize klozetten efendime söyleyeyim alaturka (yerde duran tuvalet) tuvaletten fare gelir mi ? Gelir bacım hem de kalmaya gelir. 
8.15 durakta her zaman karşılaştığım tesettürlü kadın. Muhtemelen ilk durak olduğu için saatini bekleyen yolcularla bekleyen otobüs. otobüsün en kötü tarafı kokusu ve ışığı. Yaz saatine nefret duyanlardan beri geceleri yola çıkıyoruz kış vakti. Hem kış hem gece hem otobüs hem koku hem de kötü ışık. 8.17 Çirkin çocuk, huysuz ve şişko kız, sakallı adam. Yaşlı adam, iki çocuğu okula bırakan kadın. 8.18 Kırmızı yanaklı sakallı adam. Kemanlı kız genelde benim yanıma oturur. Sağımda saç,ten yağından blurlaşmış otobüs camı ve kıs zamanı soğukluğu uzaktan camdan bana yansıyor. Adeta buz soğuğu oluyor camlar. bazen kitap okurum bazen hem kitap okur hem de müzik dinlerim her ikisini yapmam genelde komik durumlara düşeceğimi düşünüyorum. Ne bileyim eteğim arkadan açılmış birileri de bana sesleniyor ama ben müziğin etkisiyle super cool takılmaya devam ediyorsam. ya da güm diye bir şey bana çarparsa ölmekten çok rezil olmaktan korkuyorum. İmajım dünya çapında sanki.

Bünyemdeki Piçliğin Tarihi

kelebekli perdelere baktım elimi ayağımı nereye koyacağımı bilemedim ama mağrur bir duruş taklidi ile o, çayını içti gözleri biraz kapaklı gibi hüpp bir yudum çay biraz peynir kelebekli perdelere baktım spreyli bir yağmur yeşilleri cilalamış baharı beklemek gibi baktım yüzüne sakalında bal mı var tahin mi bulaşmış bıyıklarına aklımdan geçen porsukları parçalayan ayılardan sıyrılıp kelebekli perdelere baktım ilk adımını atan çocuk gibi yeni iyileşmiş hasta gibi Naif sıcak bir mayıs akşamı gibi korkutmayan rüzgarı ile karşı tarafın aygıtı ile karşıtın karşıtı bir şey dinledik yayın sonrası herkes sigaraya gitti biz durduk karşıtların karşıtı yine bizdik çünkü

Fırın

Söylemeyi en sevdiğim yıllardan 1987 bin-dokuz-yüz-seksen-yedi. geldik kek gibi bin-yıl değişiminden geçtik binler iyiydi şimdi bilgi üzerimizden silindir gibi geçiyor. neyse ben iki tane çocukluk anımı anlatacağım. O zamanlar iki ya da üç yaşındayım ve evet hatırlıyorum taksimetre açık. Babamla ekmek almaya gittik evle fırın arası 50-70 m kadar evin hemen yanında abbara var oradan aşağıya doğru giderseniz ahmet dayılara gidersiniz. O ev garip bir şekilde hala rüyalarıma girer, içeride oraya hapsolmuş bir şey. avluda at vardı eskiden at Ahmet dayının- müezzine ulan bir daha ezanı götünü yırtarak okursan seni vururum diyen- sanırım albay olan babamın dayısı. dut ağacına bağlanmış bazı ipler çıkrık ve saire ile yukarıdan ipi çekmek sureti ile avlunun alt kapısını açabilirdiniz kapı açıldığı zaman evin her mevsimde başka bir kokusu vardı. ev çok kadınsızdı yemek koktuğunu hatırlamıyorum nem, dut bazen de sabun kokardı. Ahmet dayının yüzünü hatırlamıyorum çok çok aşırı çok aşırı hatta en f...
sevgili sevgililer yazmak neden önemli ya da neden önemsiz bakalım mı bir bakalım söz uçar yazı kalır söylediklerine göre taş tabletlere yazdıkları için söz hemen yayılır ama yazı olduğu yerde durur demek istiyor. yazı yazmak tembel işi değildir. disiplin ve düşünce akışı gerektirir. size düşünce akışı lazımsa biraz okuyun daha fazla da yazın. hiç düşünceniz yoksa salın gitsin. Tüm tedavilere cevap vermişsiniz. çok fazla kendi deneyimlerimi yazmam öyle açık açık olay olay anlatmam ama şu bizi anlatır bir örnek. isyan etmeyin öyküleştirme her zaman cevap verir herkes mutlu olacak çekirdek çitlemek gibi bir dedikoduyu dinlemek. couchsurfing isimli daha çok ecnebilerin kullandığı siteden eli yüzü düzgün her kızcağız kadar mesaj alıyorum. slmler, mrbler, naberler falan bunlar hiçbir şey. onlara hiç cevap vermiyorum neredeyse. hiç cevap vermemek biraz ayıp gibi geliyor. yolda gelip biri "merhaba" dese yüzüne bakmadan diğer tarafa döner mi insan?
 Sevgili, eş ve çocuk gibi bir şeyler kısıtlayıcıdır. Şeyler dedim hem de. 21. yüzyılda öyle hem arkadaşım olsun hem sosyal bambaşka çevrelerde tek başıma takılayım hem bilmem ne yapayım hem uçayım hem kaçayım hem işe gideyim hem de sevgilim eşim çocuğum olsun diye bir model yok. Modeli de şöyle genişletmek istiyorum. Evde über ultra organik bir hayat sürmek için yoğurtlar, kefirler mayalansın, ekmek yoğurulsun, sirke yapılsın turşu kurulsun, bulaşık makinesi deterjanı imal edilsin.
 bir diğer taslak bir kaçış olan bu blogtan da kaçmak fonksiyonun tersinin tersi ile kendini mi veriyor ? tümden gelen maddeler halinde derdini döken sorununu çözen kafamdan kaçmak mümkün değil. Anılar işgaliyesinde kendime sadece oturacak yer bulsam biraz da benim yerim olsa bu ufak yol kenarından kaldırımından biraz da bana çekirdek çitlemelik yer bıraksalar. bırakmazlar. Gayriciddi halimin yüzüne tükürmek istiyorum. cezmi ersöz gibi mi cümlelerim, yaz sıcağında ağızdaki laçka sakız gibi çekilmez. Hiç de  metafor değil aslında kafamın içinde görselleri böyle bu hislerin. Kendi kendimi sorguya çekmedim mi sanıyorsun. 

Kadınlar napmalı

Bakın şimdi insanları kadınlar ve erkekler olarak ikiye ayıracağım. 1/2 insan miktarının esasen toplam nüfusta 1/2'den fazla olduğunu söyleyeyim. Etki mekanizmasına bakınca bunun hiç de böyle olmadığını görmek benim tarafımdan çok adilane olmadığını, bu kadar geri kalmanın ezilen olmanın da sadece fiziki güce bağlı olmadığını düşünmeye başladım. Bunun zafiyet olmadığını farklılık olduğunu kabul etmek beni bir yerde yatıştırırken diğer taraftan da sinirlendiriyor. Feminizm kıyılarında geziyor gibi yapıp bazen öyle çok uzaklarına düşüyorum ki   Kadınlar şuları yapsın bunşları yapsın diye demiyorum ama esasen bazı özellikleri bazı işleri yapmaya uygun değil mi? Uzak feministlerin dediklerinin aksine çocuk bakmak kadınların zorunda olmadıkları ama ısrarla söylüyorum erkeklerden çok daha iyi yaptıkları 

Deney-Denek / Kullanma ve İçkinlik

 Daha önce demiştim iki hafta sonra blogta diye geçti mi bu kadar zaman bilmiyorum. Bekleyen de olmadığını biliyorum. Anlamış da değilsiniz konuyu. Ben de aynı durumdayım. Çocukken kafamda garip bir illüzyon vardı. Bir sır var ona yaklaşıyorum ama erişmek mümkün değil. zaman mekan olmayan bir yer kafamın içi. Zihnimizin zamanı ve mekanı yok, geziyor. Bu beni çok eğlendiriyor. Beynim beni kendinden mi ibaret sanıyor. Yani bilinç o kadar küçük bir kısmı ki beni yöneten bilincimi de manipüle eden gri bir madde mi. bir makine mi var benden içeru. Sizi de sürüklemek istemem. Orada kalın yerini beğenmiş çiçekler sizi.  Deney yaptım üzerinizde. Hemen kişisel haklarınız ve sair gibi şeylerle beni yormayın zaten okuma yazma öğrendiğinizden beri pek de kanun okumakla zaman geçirdiğinizi düşünmüyorum. Kendimi şöyle savunurum Instagram yüklerken onların şartlarını kabul ettiğiniz gibi beni takip ederken de benim şartlarımı kabul ettiniz.  Deneyin detayına gelirsek 1 yıl boyunca insta...

Vakayi vakvakiye günü Vakayı hayriye

Gün kıymetli hep geri gelip aynı yere dönse de son kısımda bitiyor. final countdown yani. anyway. Merhaba Selim  Umarım garip bir konu yazmadım. Herkesle konuşamamak katman katman ama gerçek. Herkesle konuşamamak katmanlarını açmak gerekirse aşağıda kategorize edeyim. Ben kaynaklı susmalar ve karşı taraflı susmalar. Ben kaynaklı olmayan her susma karşı taraf kaynaklı susmalardır. Çevre faktörü varsa yani sen için kurulan bir cümle çevre ne der diye kurulmuyorsa da karşı taraflı susmalara girer. Karışık mı? Genelde açıklamaya çalışırken daha çok karışık sonra toparlarım. Belki de en iyi yaptığım şey benzetmek ve devamı olan örneklemektir. Örnekle anlatırım. Dünya benim kafamda örneklerle yaşıyor yani bir örnek örüntüsü içinde yaşıyorum. Bu da bazı şeyleri kolaylaştırıyor bazılarında yanılgıya sebep oluyor ama istisnalar kaideyi bozmuyor. İstisnalar kaideyi bozmuyor kısmında çift anlam olduğunu söyleyeyim esasen iki şeyi kat ediyor. Örüntülerdeki genellemeler kuralı bo...