Kayıtlar

2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Öküze Mektuplar ( Kaldığı Yerden Devam)

Resim
sana yazmak faydasız anlatmak beklemek bir cevap almak inandığım kalbimin beraber attığı kalp yokmuş yalnız olmak bu yüzden zor. ben her işimi kendim görmedim mi ? daha önce yazdıklarımı geri alıyorum, söylediklerimi de geri alıyorum. hatta tüm bakışlarımı geri alıyorum gülümseyişlerimi  de. geri almak mümkün değil ne yazık ki söylediklerim yazdıklarım utanç duymama sebep oluyor yine de çok kez tekrar etmek istiyorum ne yazık ! çok üzgünüm seni yanlış anladığım için yine de içim el vermiyor inanmaya. sen değilsin ve ben ne çok yanılmışım ne büyük derin ve mütemadiyen yanılmışım. hem de hala bir yanım direnen bir yanım ısrarla öyle değil diyor. tek dayanağı yok ama çok güçlü. seni böyle çok, mesnetsiz ve güçle seviyor olmaktan utanıyorum. hem de çok utanıyorum.

Seri Sonu İndirimi

Resim
yıl bitmeden bilgenefise bitti gençler yine yazacağım elbet yazmaktan başka hiç bir şeyim yokmuş bu hayatta dün sordular utandım söyleyemedim. yazmak ve ıslık çalmaktan başka bana ait bir şey yok. yıl bitmeden taslaktan serisini tamamlamak umuduyla asla geri dönemediklerime yürüdüğüm tüm yollara sarsılmaz inadıma ağlamakla ihanetini tescilliyor insan

Yıl Bitmeden Taslaktan-11

Resim
Taksim Gezi Parkı olayları ile bilinçaltımda olanlar: Cumartesi gecesi 08.06.2013 rüyamda Avcılar, Küçükçekmece civarında bir yerlerde

İzolasyon (Matine)

Resim
içimden gelen sürekli ölmek istiyorum sesine bir yara bandı ile izolasyon yapasım var ama diğer taraftan bana ait olmayan bu sese bant yapıştırmanın anlamı yok bir gün o ses bana ait olacak ben dudaklarımı kanatırcasına ısırarak bileklerimi keserim belki kanımdaki demir tadıyla ölürüm kırmızı içinde ölmek korku dolu içinden akan hayat sıvınla ölmek. Ne kadar utanç verici böyle bir şey yazmak benim için ama bu ben değilim bile içimde bir yabani var; şiddeti seviyor başkasına ya da kendine yönelik self harm falan filan hepsi bana uyar bazen uyuşturucu etkisi gibi. Her şeyi yazacağım işte şu meşhur davranış bozukluğu var ya trikotillomani  yıllarca elim mi saç derimdeki his mi bırakmama engel oluyor diye düşünürken bunun bir bütün olduğunu fark ettim. Ben annesi babası tarafından "oynanmış" , "bozulmuş" biriyim bunda acı çekecek ya da birilerinden intikam almam gerekiyor düşüncelerine kapılacak bir durum yok. bir de günü birlik yaşamalarım var elbette beni parça parç...

Yıl Bitmeden Taslaktan-10

Resim
her seferinde bir daha bu kadar uzun yazmayacağımı hatta tek kelime dahi yazamayacağımı düşünüyorum. esasen ben önceleri, yaratıcılıkla ilgili bir şey yaptığımda, bir daha gerisinin gelmeyeceğini, tek seferlik bir ilham olduğunu ve bunun, benim bir özelliğim olamayacağını düşünürdüm. tam olarak şöyle eğer ben reklam metini yazıyor olsam kariyerim tek günlük olurdu belki bir kez çok iyi bir şey yazardım ama sonrası olmazdı.

Yıl Bitmeden Taslaktan-9

Resim
herkes on-on beş tane ev alsın yer çok üst üste dizeriz hepinizi. geri zekalılar.

Yıl Bitmeden Taslaktan-8

Resim
taşıma ve taşınma en basit anlamda cisimlerin yer değiştirmesi bir cisim ya da kişi yardımıyla veya izafi olarak taşıma ve taşınmalar. 2007den bu yana 3 kez ev değiştirdim. bir tanesini gerçekten çok sevdim, şimdi de şu an konaklamakta olduğumu aynı şekilde sevmek istiyorum. tam bunu düşünürken sineklik yaptırmam gerektiği geldi aklıma

Yıl Bitmeden Taslaktan-7

Resim
Kanuni kampüsünün B kapısından çıkıp Trabzon'un çok eğimli arazisinde önce akademisyen lojmanları ile yolu ayıran dere ile beslenen örgü tele asılmış fasulyeleri görüp bir çeşit köprü görevi gören yolu bitirip o zamanlar eczane olan soldaki ilk yokuştan -bu yokuş oldukça uzun olduğu için merdivenleri de vardı- yukarı sonra tekrar soldan ikinci yokuş sonra sağdaki yokuşu çıkıp yolun sağındaki sundurma altında kimin hangi akılla planladığı belli olmayan önünde incir ağacı olan  bir bina önüne çıkardım. tek katlı mıydı yukarıda yaşayan var mıydı hatırlayamıyorum.sundurma olduğuna göre üzerinde bir kat daha vardı hem gözümde canlanan eski anıda çatı da yok. zemin ve  zemin üstü 1 kattan oluşan 2 katlı bir bina. bazı barınaklara bina demek değişik geliyor. bina etmek bilgi ve strateji gerektiriyor yoğun bir kelime halbuki o edilmiş binalar hiç öyle gibi değil. edilmiş onlar, bir şey edilmiş ama ne edilmiş bilmiyorum. evin planını çizebilirim. verandadan giriş yaptıktan sonra binanı...

Yıl Bitmeden Taslaktan-6

Resim
Platformlar semti altunizadede metrobüse giderken otoyolun üzerinde dolanan bütün yolu havadan çelik bir  platformla geçen bir çeşit yayalar için tasarlanmış havaray olan üst geçitte haftanın beş günü suriyeli olduklarını a4, a3 kağıtlara yazarak belirten suriye kimliği ve pasaportu ile önlerine açtıkları bir parça naylon ya da gazete kağıdının üzerine atılan bozuk paraları oradan ayrılana kadar toplamadan türk tipi dilenen vatandaşlarımızın aksine günlük cirosunu gözler önüne seren ya da ayaklar altına alan etraftaki herkesten daha çok anladığım insanlar görüyorum. zorda kalmanın umarsızlığını gözlerinde endişe yok. kaybedecek pek bir şeyleri kalmamış. çocukların saçları karmakarışık yoldan geçene yol vermek gibi bir kaygıları yok. kimseden korkmuyorlar. acaba akşam nereye gidiyorlar. işsiz güçsüz olsam şehrin gece kaybolanlarını takip ederdim.insan boyutunun 40-50 katı olup insanlara baksam üzerinden geçtikleri yolları köprüleri bindikleri arabaları yürüdükleri yaya geçitlerini o...

Yıl Bitmeden Taslaktan-5

Resim
bir şeylere bağlı yazdığım düşünülmesin iyice uzaklaşayım da öyle dökeyim içimi diyerek bugüne kadar bekletince bir çok canlı anıyı kaybettim yazarken hatırlarım. emsalin 2,5 katı fazla inşaat yapan bir kocaman şantiye. üstü harika ayna görünümlü paslanmaz çelik kaplamalar altta sürekli sefalet çekerdik demeyeceğim. biz kurtlu yemek yerken onlar altınlı pastalar da yemiyorlardı. fark bu derece sömürü konusu değildi bence ama her şey katman katmandı. Proje yönetimi müteahhit ile kullandığı tuvalette bir kabini kendine ayırıp üzerine asma kilit takıp anahtar ile açıp kullanırdı hala da bu böyle gider. 5 kabinden bir tanesi özel kişilere ayrılmış. Bazılarının belki de hastalık gibi bir problemi vardı da ayırdı o tuvaleti kendine deyip ayrımcılığı biraz olsun görmezden gelmek istemek aptallık derecesinde iyi niyetli olmak aslında. önceleri yerin yaklaşık 40m altındaydı taşeron ofisleri burası kabuslarınızda görebileceğiniz kadar karanlık pis ve rutubetliydi. Zemin katta yani arabaların ...

Yıl Bitmeden Taslaktan-4

Resim
Merhabalar üzerinden zaman geçmesi ile üzerine konuşmak biraz daha mubah olan bir konu ile ilgili bir şeyler yazayım. çok yönlü yazayım. kendimin çoklu yönlerinden yazabilirim ben bir araştırmacı değilim sosyolog ya da bu tür ağır zırvaları kendi aralarında kimselerin anlamayacağı şekilde konuşacak adamlardan değilim. çoğu zaman adam değilim. Geçen yıl 2013 yılının mayıs sonu çoğu zaman bir küresel güçle ayağa kalktığını düşündüğüm garip hareketler oldu. Neden canım küresel güçlerin didiklemesi olsun demeyin. biraz bu işin dinamiklerini dökerek bakalım. ben görebildiklerimi yazarım, düşünebildiklerimi koyarım ortaya varsa eteğinizde fikir dökün şekerim. her hangi bir partiye mensup olmadım. bir fikre sahip olduklarını düşünmedim. particilik şirket kurmak ve yönetmekle aynı benim için. şu şöyle bu böyle demeyin lütfen bu konuda kafam çok kalın. fikrimin bir topluluk yansıması olmak zorunda da değil. zaten fikrimizin neden temsilcisi olsun ki. bu işler dünyayı çok önemseyen adamları...

Yıl Bitmeden Taslaktan-3

Resim
hep eski defterleri açayım diyorum anlatayım istiyorum. o zaman bu bir ifade olacak belki o zaman deforme edeceğim ya da kafamda deforme ettiklerimi düzeltecek daha berbat bir hal almasına neden olacağım. bunlara gerek yok bence ama neden anlatmak istiyorum. anlatmak değil derdim anlattım çok kez plaktan kayıtmış gibi her olayın arkasındaki olayı hatırlayarak bağlayarak ve hep cümleleri birebir hatırlayarak hepsini bazıları eksik galiba kimsenin bilmesini istemediklerim kimseye söylemediklerim var bir konuşsam kan içinde kalırım. bir kere denedim sadece bana konuş dediler konuşmaya başladım ne çok üzgünmüşüm halbuki belki de bu motivasyonla üzüldüm ama ben ne çok yol katettim diyordum çok güçlüyüm ve artık beni kimse üzemez ben bile diyordum. ben irini sökmek için kendi kanımı akıtmaya çalıştığımda bile zor konsatre oluyordum. her şey geride mi kalmıştı. bazen üzülemiyor olmama gerçekten çok üzülüyordum. taşlaşmış duygularımın olması beni insan dışı bir yaratık yapıyordu. bu çok acıydı...

Hatırat

Resim
İki hikaye dinledim aklımdan çıkmıyor. Hikaye deyince canım sıkıldı. uydurma gibiymiş gibi duruyor. anı kelimesi çok iğrenç diğer taraftan hatıra da çok arapça. "El netice" bu aralar bunu seviyorum. o da çok arapça ama söylemesi çok keyifli. Perşembe günü iskan sonrası elektrik sayaçlarını "gerçek kişiler" tek tek üzerine almak için anadolu yakasının elektrik dağıtım aşsine gittik. Klasik istanbul apartman ağzı ile anlatırsam 3 numara selim bey 1931 doğumlu her sabah banyoda hırıltılı nefes alış verişini duyduğum yalnız yaşayan adam. 1931 doğumlu olduğunu söyledi. ama 34'te yazmışlar fakat kendinin 86 yaşında olduğunu söylüyor. Akli dengesi yerinde gayet mantıklı konuşuyor biraz huysuz ve kulakları az duyuyor, sanırım durmaksızın yürüyebildiği süre sadece 1 dakika kadar daha sonra yoruluyor zaten. elinde bir bastonla geziyor bana sorarsanız şık giyiniyor bir İstanbul beyefendisi aslen erzincan kemahlı. karaköyde elektrik malzemeleri satarmış. yanlış hatırlamıyor...

Yıl Bitmeden Taslaktan-1

Resim
 Ölmeden önce bir fotoğraf makinem olsun isterdim. 2009 da çok düşünerek diğer fotoğraf çekenlere ayıp eder miyim, çekinmeden bir fotoğraf makinesi alıp sokağa çıkabilir miyim dedim. uzun zaman zaten profesyonel bir makine alacak değildim ama yine de hem bir güruha katılmak istemiyordum hem de hakkıyla fotoğraf çekeni gücendirmek istemiyordum. bir kursa gitmedim. sonynin dijital bir makinesini aldım. çok da fotoğraf çektim onunla her gün çantamın içerisinde taşıdığım için ve ne yazık ki çantamla birlikte çalındı o makine.çantanın içinde çalınan en çok üzüldüğüm şey o makineydi. sanırım 300 liraya almıştım. bir anda karar verip aldığım her şeyi çok severim. o cesaretimin ve çılgınlığımın (ne alakası varsa) anısı oluyor benim için.

Bağlama

Resim
gökyüzü burada çok küçük. gökyüzünün büyük olduğu bir yere gitmek istiyorum. Aklımdaki havayı ve ışığı bilseniz çok seversiniz. Gladyatör öldüğü zaman buğday başaklarına dokunarak yürüyordu ya öyle bir hava. hissedebilen adamlar elbet. dün çok uykusuz ve yorgundum bir çeşit sarhoştum. hiç uyumayacak gibiydim halbuki yıkıldım hızla zıbarıp yattım.

Gazel Güzeli

Resim
penceremin kenarında otururken ben bir güzele saldırdı zaman yüzünü çizdi belini büktü güzel darmadağın oldu güzel, bilinsin istedi "bir zamanlar" densin istedi zaman kayıtsız kaldı sade bir gazel yazılırdı kaşının yayından, gözünün rengine teşbihle; sade bir gazel ama kalemim oynamadı sustum,pencereden baktım zaman susmayı penceremin kenarında otururken ben bir güzele saldırdı zaman yüzünü çizdi belini büktü güzel darmadağın oldu güzel, bilinsin istedi "bir zamanlar" densin istedi zaman kayıtsız kaldı sade bir gazel yazılırdı kaşının yayından, gözünün rengine teşbihle; sade bir gazel ama kalemim oynamadı sustum,pencereden baktım zaman susmayı öğretti boyun eğmeyi öğretti kalemimi kırdı zaman boyun eğmeyi öğretti kalemimi kırdı zaman

Kurmalı Saat

Resim
serzenişle yazmak istemiyorum ama içimden gelen başka bir şey de yok. çok kırılgan huysuz ve katlanılmaz biri oldum  gün geçtikçe daha da  huysuzluğum artıyor sanırım. ben hissetmeden geçip gitse hayat. hissettirmeden. yaşım onlar basamağı üç oldu diye mi oldu bunlar? kırklı yaşlarımı beklemem mi gerek. anlattıklarımı yeniden anlatayım mı gerek var mı yeniden başlamaya hüzünlü garip hikayeler ve anıları kanatmaya. anıların hisleri geçmiyor. bazı anların hisleri geçmiyor. mutluyken hep bu anı hatırlayacağım sözü verdiğim anılarım neredeler kendi kendime kötülük ediyor olmalıyım. ben de hüznü seviyorum sonbaharı değil. eylül umurumda değil ama eylül beni önemsiyor. gel eylül yine bas canımın en acıyan yerine. tuzuna kurban olduğum yine bas tuzunu Kızıldeniz gibi bazen az bazen çok ne gam. ne çok severim gamı. gam deyince gem geliyor aklıma at ne güzel hayvan ben ne biçim bir hayvanım. suyu bardaktan içen hayvan. sıkıştırılmamış bir hayatta dereden su içmeye insek. bizi bıraksal...

Zymotic

Resim
Düşünce bulaşıcıdır. bu aralar eski solcular gibi sinirlendiğim zaman arkadaş diyorum. "öyle iş olur mu arkadaş? arkadaş bunu da ben mi yapacağım?" gibi. nereden bulaştı bilmiyorum. bu başka türlü bir bulaşma düşüncenin bulaşıcı olması böyle değil. bazı iddialarım var hemen edeyim. düşünce akışı ile ilgili biraz kafa yorarsanız kendi düşünce akışınızın ne yönden ne yöne gittiğini düşünerek geriye doğru işaretler koyarak başlama noktasına dönebilirsiniz ya da bunu bir idman gibi uygularsanız bir süre sonra başkalarının da düşünce akışlarını tahmin edebilirsiniz. demek istediğim kuru fasulye yerken turşu mu kursaydık diyen kadının kuru fasulye ile beraber yemek istediği için böyle bir önerisi, sorusu olması gibi. fasulye ile iyi gider değil mi ? bu bir basit akış takibi. Bir de gözlem kabiliyeti lazım o bende yok diyorsanız boşuna çabaya gerek yok. Gözlem bir kabiliyet olmakla birlikte gelişebilir de. Empati denilen meret bakalım hangisi diğerini besliyor. gözlem mi empatiyi em...

Turuncu Yayın

Resim
Turuncu → Yeni Yayın Çocukken büyükler diye bir şey vardı. şimdi de çocuklar diye bir şey varsa biz büyük mü olduk. büyüklerden bahsederdik. büyüdüğümüzde yapacaklarımız ve olacaklarımız vardı. olduk mu büyüklerden mi olduk. ben düşündüm de büyüklerden olduksa hangi yaşta oldu bu benim için. yoksa bazı olayların mı geçmesi gerekiyordu başımızdan. Mesela çocuklar bana büyük diyeceklerse neden  büyük derler ki? okula gitmediğim için mi yoksa okula gittiğim için mi sonra bir de işe gidip para kazanıyor olduğum için mi? çocukların bilmediği bazı şeyleri bildiğim için mi ? bir çocuğa sorsam ne der acaba çünkü topuklu ayakkabı giyiyorsun der mi?ben artık büyüklerden olduğumu büyüklere mi sormalıyım. büyüklerin sıkıcı didaktik cevaplarını dinlemek için ya da "bu aklını kaçırmış" bakışlarına hedef olmak için. güvenilir bir büyük nereden bulunabilir ki. 20.11.2014 "Ayna" kelimesi Arapça ve İngilizce benzer söylenişte."Mirror" ve Miré bir de mira var ölçme arac...

PAN

Resim
Çello çalmak istedim hep ve bir de heykeltıraş olmak istedim şimdi geldiğim noktada her ikisinden de oldukça uzağım. geride bırakacağım sevdiğim bir unvan yok gibi. isteyip de aldıklarım da var yalan yok. ölmeden önce bir fotoğraf makinem olsun isterdim. 2009 da çok düşünerek diğer fotoğraf çekenlere ayıp eder miyim, çekinmeden bir fotoğraf makinesi alıp sokağa çıkabilir miyim dedim uzun zaman zaten profesyonel bir makine alacak değildim hem bir güruha katılmak istemiyordum hem de hakkıyla fotoğraf çekeni gücendirmek istemiyordum. bir kursa gitmedim. Sony'nin dijital bir makinesini aldım. çok da fotoğraf çektim onunla her gün çantamın içerisinde taşıdığım için ne yazık ki çantamla birlikte çalındı o makine.çantanın içinde çalınan en çok üzüldüğüm şey o makineydi. sanırım 300 liraya almıştım. bir anda karar verip aldığım her şeyi çok severim. o cesaretimin ve çılgınlığımın (ne alakası varsa) anısı oluyor benim için. Para ile sınırlama yapmadan en çılgın hayalinizi düşünün. Parada...

Sabunsu Memleket

Resim
başlarken " güzel bir kalemim olsa keşke " kimsenin olmadığı bir şehirde tek başıma yaşıyorum otobüslerde kimsecikler yok ama ben hep ayakta kalıyorum trende, ipten aşağı mandallarla sallanan çamaşırlar gibi tutunup gideceğim yere kadar havada asılı kalmak için bir tutamak yok her yer ağzına kadar dolu ama kimse yok zaman zaman evde bir nefes sesi oluyor bir bakıyorum benden başka kimse yok bazen telefon çalar arayan: hiç kimse çalışırken de bilgisayarım var sadece beraber çalışırız akşama kadar ikimiz masaüstündeki kuzgun ve ben her gün ekrandan yüzünü sevip sahteliğini inkarla düğmesine basıp monitörü kapatıp bütün ışıkları yanan hiç kimselerin yaşadığı evlere koşan diğer hiç kimseyle birbirimize omuz atıp itip kakıp bulup oturduğumuz yerde hiç omuz atmamış gibi mağrur edayla denize binip tıngır mıngır hiç kimse memleketinin karşı yakasına gideriz. akşamlar çok sevdiğiniz ışıklı direkli içine ansızın sızan giyotin korkusu gibi bir kalp işkencesi Gü...

time distance

Resim
2014 mayıs ayından beri ayın kaçıncı günü olduğunu takip edemiyorum. hatta hangi ayda olduğumuzu da unutuyorum. bugün kaç kere ayın 15 olduğunu gördüm ve düşündümse de içimde bir zaman imi oluşturmuyor. şu an yaz mevsimi ve tam da ortasında olduğumuzu içselleştiremiyorum. bu ay ne zaman bitiyor kaç gün kaldı ve bir sonraki ay hangisi doğal ve alıştığımız sürekli olagelen tarih bende havada duruyor. hayat mı geçmiyor çalışmak mı bitmiyor ramazan mı çok uzun.

HAYEDEH

Resim
FARSÇA (OLMALI?) FARJAD Omidam Ra Magir Az Man Khodaya Dele Tange Mara Mashkan Khodaya Man Door Az Ashiyanam,Sar Be Asemanam Bi Nasibo Khaste,Mandam Joda Ze Yaran Az Ballaye Toofan,Balle Man Shekaste Omidam Ra Magir Az Man Khodaya Dele Tange Mara Mashkan Khodaya Az Harire Delam Rafte Range Havas Darde Khod Be Ke Gooyam Dar Daroone Ghanas? Bah ke Dsate Ghaza Baste Paye Mara Rooz O Shab Ze Galooyam Nalle Khizato Bass Mizanam Faryad ...Harche Bada bad.. Vay az in tufan.Vay az in Bidad Omidam Ra Magir Az Man Khodaya Dele Tange Mara Mashkan Khodaya Man Door Az Ashiyanam,Sar Be...

Yıl Bitmeden Taslaktan-6 İkna

Resim
İkna olunmuş ilişkiler var. Sevgi çıkarları yüzünden bir tarafın boyun eğmesi hangi tarafa daha çok yazık bilmiyorum. Edilgen taraf mı etken taraf mı. En iyisi yazarak çözümlemek: Ne zaman bilmiyorum ama "platonik aşk" kelime olarak oldukça yeni bizim için yani yeni sayılır en fazla 20 yıllık olabilir ya da benim düşünebildiğim bu kadar. İlginç bağlantıları var belki göz atmakta yarar olabilir. http://tr.wikipedia.org/wiki/Platonik_a%C5%9Fk  Konuya hızla dönmek açısından bir link yeterli olacaktır. Çok bilinen anlamda karşılıksız aşk platonik aşktır. Aslında Wikipedia açıklaması bunun yanlış olduğunu söylüyor ama konu bu değil  konu, gizli karşılıksız aşklar.Bazen aşk olarak karşılık görmese bile beraberlik olarak karşılık bulabilir bu platonik aşklar, aşıklar o zaman benim yeni tanımım  "ikna olunmuş aşkları" ortaya çıkıyor. Seven taraf diğer tarafı ikna ettiğini anlayamıyor çoğu zaman sanırım en acı olan taraf bu olmalı. edilgen tarafa bakarsak genel olarak be...

Yıl Bitmeden Taslaktan-7

Resim
her şeyin yolunda gittiği zamanlardan korkarım hayatın tepe taklak olacağını haber verir. dur bekle düşün yazacaklarımı toparlamak zor olunca eskilere kaçıyorum.

Kahverengi Yayın Balığı

Resim
13.03.14 Bugün doğum günüm otuz yaşıma bastım, girdim otuz oldum bugün resmen otuz yaşındayım. Sabah saat 7 olmadan uyandım heyecanla değil. Telefonda 3 mesaj vardı Hasan Serkan İpek'ten hepsi içtenlikle yazılmış mesajlar. Sonra giyindim hiç özenesim gelmedi saçıma başıma üstüme giysime her zaman giydiklerimden giydim çıktım. Otobüs bekle bekle sonunda geldi. Hala otobüse biniyorum. Toplu taşıma araçlarına binmekte üzülecek bir durum yok elbette ama hala araba kullanamıyorum. Eksiklik işte biri bana anahtar verse al bu arabayı git şuraya dese gidemem. Acizlik işte acizlik başka ne olabilir ki beni üzen kendimi gereksiz yerden yere vurduran. Günün devamı otobüs beklemekle geçmedi elbette otobüse bindim ilk kez sıranın başında ben vardım. Otobüse ilk ben bindim. Üsküdar benim için hep yabancı olacağım bir yer gibi geliyor. Orada bekâra ve öğrenciye yer yok gibi herkesin kapalı karısı ve beyaz cipi var gibi. Ben ailesi olmayan yalnız ve bekâr biriyim. Otobüstekiler de zaten or...

Lakayıt

Resim
daha rahat ve umursamaz sakız yapışıklığı ve esnekliği ile yüzsüz ve kirli olduğunu bilerek ben yazdım ben yaptım deyip sahiplenerek bir çeşit çingene türküsüne gırtlak kiralamak sonuna geldim. bende, beni "ben "eden her türlü güzelliğin ve çirkinliğin sonuna geldim halbuki anlatacak ne çok hikaye vardı, yapılacak basit tespitler ve bir yığın alay konusu. nasıl bu kadar geciktim görmekte reality is a prison of mind.

Bronzlaştırılamamış

Resim
Yıl 2011 marmariste 1 ay boyunca denize girmiş güneşlenmiş, istanbula hasretle dönmüştüm. Aradaki iklim farklı beni biraz çarptı sanırım. Kriptik tonsillit olmuşum. Ne olduğunu bildiğimden değil de sonradan söylediler öğrendik. Doktorlara ya da onların hoşlandıklarını söylemek gerekirse hekimlere göre hastalar (onların dışındaki herkes) tıpla ilgili herhangi bir şey öğrenemez zaten öğrenmesine de gerek yok. Hatta tıbbi terimlere falan kimse karışmamalı Latince'nin neden artık kullanılmadığına dair bir tez daha yazılsa ve doktorları suçlasa yeridir. Mesela hekimlerin bu bencillikleri ve bilimsel terimleri habisçe saklamaları yüzünden Latincenin dünya üzerinde konuşulan bir dil olmaması gibi çılgın mesnetli bir tez. Muadili çeşitli diller var ne de olsa geniş bir dil ailesi var Latin dillerinin. sanırım bunların deli saçması olduğunu söylemem gerekmez.Mübalağayı anlatabildiğimi sanıyorum. Doktor gibi düşünüp ilk anlamları kast ettiğimi düşünmeyin.Velhasıl bademciklerim şişmiş ama vah...

şifre

Resim
sakin olmaya çalışıp yazacağım biraz da neşeli bir şeyler yazalım. yazacaklarım ve aslında yazdığım ama taslak olarak sürekli saklayacaklarım var. hepsi önemsiz bir şifre ile kilit altında. şifre mi önemsiz yazdıklarım mı bu kısmına herkes kendi içinde cevap versin. imlanın canı cehenneme. çokça saldırgan bir neşeyle kimse laf söylemeden pot kırmadan evime gittim.

sermest

Resim
biraz gezesim var-. ardından çokça yazasım artık sıkılmak başka bir kelime benim yalnız başıma başı boş gezesim var. bir bahane de bulamıyorum üretecek yalanım yok belki tüberküloz olup sanatoryuma yatmak gibi bir şey bulmalıyım ama yok işte bize hep öğütlediğiniz çok çalış çabuk yıpran öğüdünüz var ya. Allah kahretsin.hani rızkımızı gönderirdi ki zaten gönderir ona eminim ama bu kadar çok değil mi. çok rızk istemesek daha az çalışma hakkı verirler mi. dünyanın süper ve eski düzenini biraz masaya yatırsak. coşku diye bir duygu var. heyecan değil birbirine karıştırmayın.

kaza

Resim
merhabalar kimse üzerine alınmasın ya da herkes kendine yorsun yazdıklarımı bana demiş desin ne gam geldik gidiyoruz şu gitme süreci çok uzun gelme süreci de uzun mu istiyor mu varlığımız dünyada olmayı zaman yoksa bizim de bir başlangıcımız sonumuz yoktur. zaman yok zaten ben hep varmışım

Serbest Çağrışım

Resim
istek üzerine bir bilge nefise. aslında benim adım bitişik yazılmalı bilgenefise. böyle uzun ve karışık. böyle tam ben gibi saçma sapan ve yanlış. anlatacaklarımı roman gibi okursunuz. çekirdek gibi çıtlatırsınız ama anlatacaklarımın her birinin ayrı bir engeli var. yazar,şair olmanın güzel tarafı anlatacaklarını eğip büküp başkaları üzerinden anlatabilmek. ben bir hikaye yazsam bu kimi anlatıyor derler ulan kimseyi anlatmıyor valla tamamen uydurdum desem de yok! bu aralar müthiş yazma açlığı çekiyorum. bir çeşit günlük tutuyorum. utanç verici mi günlük tutmak ama şair, yazar olunca  özellikle öldükten sonra bulununca çok kıymetli oluyor o günlükler mektuplar. benim yazdıklarım elbette edebi niteliği olan karalamalar değil. ben de zırva olduklarını biliyorum.Kendimi çok önemsiyor görünmekten hep hicap duydum diğer taraftan gizli mesajım çok önemli olduğumdu. serbest çağrışım yöntemiyle bir şeyler yazalım hadi bakalım ilk aklıma gelen dekor her zaman resim derslerinde çizdiğimi...

Mütecessis

Resim
ben, benden beklenen, benim kendimden beklediğim olgunluk, kol kırıldı yen içinde kaldı, ketum oldum dünyanın ağırlığını taşıdım yüksünmedim, erinmedim örselenmedim bakışı duruşu. dünya sandığınız kadar ağır değil herkes taşır edası. ne gerek var.  ben ağladım lan. içimi kanatarak ciğerimi dökerek ağladım hem de. böyle alenen yazmayacaktım. bazen  çok kırıldım canım yandı. yahu çığlık atmak istedim ah dedim sadece sessizce ah dedim. ne çok abartıyor her şeyi dediniz. dediniz mi. eleştirdiniz. türlü pislikler bulaştırdınız fikrinizce bana. olmayanlar dokunmadı; olmadılar çünkü. bana benim yanımdaymış gibi tahayyül edilenler dokundu hem de nasıl dokundu. bir başlangıç yapmak mümkün değil biliyor musunuz yeni bir şey yok. ben eskiyim mesela benim yeni olmam mümkün değil. yeni gibi düşünmem mümkün değil. ben zaman geçirdim ve zaman geçti yaşadıklarımın üzerinden ama anılarım geçmedi. eskileri unutmak ne zor. keşke hepsi, her şey gökteki bulutların rüzgarla yavaş yavaş azaldığı gi...