Bronzlaştırılamamış

Yıl 2011 marmariste 1 ay boyunca denize girmiş güneşlenmiş, istanbula hasretle dönmüştüm. Aradaki iklim farklı beni biraz çarptı sanırım. Kriptik tonsillit olmuşum. Ne olduğunu bildiğimden değil de sonradan söylediler öğrendik. Doktorlara ya da onların hoşlandıklarını söylemek gerekirse hekimlere göre hastalar (onların dışındaki herkes) tıpla ilgili herhangi bir şey öğrenemez zaten öğrenmesine de gerek yok. Hatta tıbbi terimlere falan kimse karışmamalı Latince'nin neden artık kullanılmadığına dair bir tez daha yazılsa ve doktorları suçlasa yeridir. Mesela hekimlerin bu bencillikleri ve bilimsel terimleri habisçe saklamaları yüzünden Latincenin dünya üzerinde konuşulan bir dil olmaması gibi çılgın mesnetli bir tez. Muadili çeşitli diller var ne de olsa geniş bir dil ailesi var Latin dillerinin. sanırım bunların deli saçması olduğunu söylemem gerekmez.Mübalağayı anlatabildiğimi sanıyorum. Doktor gibi düşünüp ilk anlamları kast ettiğimi düşünmeyin.Velhasıl bademciklerim şişmiş ama vahim bir şekilde. Önce yakın zamanda süt içtin mi diye sordular. Dilimizde süt içtikten sonra kalan beyaz bir tortu olur ya onu sordular. Yok içmedim dedim. abeslang ile çıkartmayı denediler çıkmadı. Tamam işte hastalıktı dilimdeki gırtlağımdaki.
iğne verelim dediler.pardon enjeksiyon. he tamam dedim. o bana göre. tabletleri sevmiyorum midemi karaciğerimi direkt bozuyor gibi ve etkisi daha yavaş gibi geliyor ama enjeksiyon öyle mi utangaçlıkla ilgili kısmını da hallederseniz rahat ediyorsunuz. ben halletmiştim  ama kolumdan damar yolu açtılar.sol elimin bileğin hemen üstüne ön kola bir delik. insan içinde sıvı olan bir tüp gibi. kabın basıncı dışarıdan farklı tabi şişenin ağzına huni koyup kolayca suyu, yağı çeşitli sıvıları boşaltmak gibi. neden kolumdan damar yolu açtılar kısmına değinmek gerek. o günlerde aile hekimi uygulamasına yeni geçilmiş benim hangi şehirde ikamet ettiğim pek çok kıymetli muhtarlık(lar) tarafından tescillenmediği için beni bir hekime bağlamamışlardı. şimdi bile nereye bağlı olduğumu bilmiyorum.hekimim yok tek kişilik bir aileyim ben bana hekim vermediler hala bekliyoruz.böyle olunca durum enjeksiyon işi zorlaştı zaten tam da bu sebepten damar yolu açtılar bana. Çalışmayan bir işçi olduğum için o sıralar nereye gideceğim de belli değildi.bir gün boyunca sağlık kuruluşu aradım iğneleri yaptırmak için olmadı bağlı olduğum aile hekimi ve sağlık ocağında işlemlerimi yaptırmalıymışım sağlık hizmeti almak pratik değildi devlette.devlet pratik düşmanıdır. Devlet kağıt ve kelimeyi sever.karışık cümleleri sever ağır ağdalı dili sever her devlet böyledir. Hayat çok pratik ama kurallar çok net. çocukken hastaneye gider sevk alırdım. kendi kendimi hastaneye mi sevk ediyordum? sevkin ne olduğunu bilmiyordum o zamanlar.bir başvuru sanıyordum. hastaneye girmenin ilk şartı resmi evrak kaydı sanıyordum ama adı neden sevkti hala bilmiyorum. ben her seferinde aynı şeyleri yapacağız sanırken her seferinde başka birine imzaya gidiyordum. babam hastanede çalıştığı dönemlerde bazen benle beraber gezerdi her şey çok pratikti o zamanlar selamün aleykum ile başlar her şey çözülürdü. bazı mardin dışındaki amcalarla konuşurken
-amcası bu benim kızım dişi ağrıyormuş çekin gitsin zaten çürümüş denirdi mesela. ben beklerdim. benim için verilmesi gereken karar verilmiş miydi? zaten her şeyi babam biliyordu. dişim ağrıdığında evdeyken parmağını ağrıyan dişin üzerine koyup ayetel kürsi okuyordu mesela ve geçiyordu ağrı.sonra tekrar başladığında yine gidiyordum. çok samimiyetle itiraf edeyim biraz daha ilgi görmek için hasta olmayı isterdim bazen ama ben hastayım diye yalan söylediğim olmadı.sonra acıyı saklamak erdemmiş gibi öğrendik kim neden böyle davranmamızı istedi bilmiyorum ama çabuk olgunlaşmamız gerekiyordu.hemen olgunlaştık biz de hormon verilmiş domates gibi sinirli ama olgun çocuklar olduk.herkes kendi egemenlik sınırlarını belirledi bir anda.

Geçmiş bir taslaktan bugüne selam 
Merhaba 
Ben hiç kimseyi seven kişiyim.


show-off 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü