Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Elbise Sultanlığı

yavaş yavaş arap olduğumu anlıyorum.yazları ayağıma çorap giymek hatta ayakkabı giymek çok geliyor ve elbette elbise giymek var. çünkü elbise tüm insanlar için en mantıklı giysi yaz aylarında, pantolon nasıl da sıkıcı. bu da kadınların doğal yolla oluşan belki de yegane avantajı. umarım doğaldır yollar. Freudcu düşünmek istemiyorum. zaman içinde ona da sahip çıkamamış kadınlar neden bu kadar ezilmeye müsait. elbise giy yolda yürü taksi korna çalıyor. elbise giyen kadın yardıma muhtaç ve hızla sokaktan saklanması gerekli bir varlık mı? yollarda elbise ile gezsin kadınlar bırakın ya.

Anlık Check List İskenderun- İstanbul Hattı

Sabah yürürken:Beyaz dut, kedi maması, yasemin, yeni çekilmiş kahve, beyaz sabun kokusu Şimdi yazarken: beyaz parantezine alabiliriz Beyaz ( dut, yasemin,sabun), kedi maması, yeni çekilmiş kahve Benim için daha derin ve başkasına anlatmayacağım iç dünyama düşenler : Asansörün küçüklüğü, gözleri kör eden desenleri daha öncesinde koridordaki halının az da olsa nemli tozlu kokusu, merdiven mi asansör mü çelişkisi, asansöre karar verdiysem baştakiler yeniden başlıyor Asansörün küçüklüğü ve damalı, kör edici desenleri kapıdan çıkmadan önce : kartı alıp almadığım korkusu kartı cebe koyup koymadığım arka cep mi, mont cebi mi sırt çantası mı kol çantası mı çantanın arka gözü iç mü gözü mü Odandan çıkmadan önce her şeyi topladım mı mahcup olacağım herhangi bir şey kaldı mı ortalıkta Küllük boş mu dolap kanadı kapalı mı duşta saç var mı televizyon kumandası yerinde mi makyaj masası, kağıtlarım makyaj malzemelerim ya da daha önce aldığım çerez ya da meyvelerden kalıntıları ta...

34. Yılın Özeti (2018 Almanak Muadili) x (Taslak)

34. Yılın özeti çöp suyu kabulleniş kuzukulağı köpek korkusu elimdekini istemsiz şekilde düşürme korkusu

Fakirlik

çalışmadan nasıl geçiniyorsun eee para sorunu yoksa ne güzel zengin koca mı buldun miras mı kaldı gömü mü buldun fikir dünyanız gerçekten çok fakir. *Yeni bir röportaj serisi yazmam lazım. Moneyfestoyu bu şekilde yazacağım.

Yoldan Çevirdiklerim

otobüs numarası neredeyse altı yüzlere varmış Söz gelimi (söz gelini) aklımdan çıkmayanın adı Burak olsun Bir sonraki Burak (bir sonraki durak Cengiz Topel) Yanımdaki telefonuna havuz gibi atladı şimdi bir deniz, sonunda en derin okyanus bazen sığlaşıyor bazen derin Midemdeki çikolata ve kahve dışarı akmak istiyor Cüzdanımda sadece kağıt beş lira Anlamsızca aydınlatılmış alçak binalar Birbirinin arkasında yemek bekleyen Araplar Türkler heykel at nerede ön koltuktaki çocuk bir twitin ekran görüntüsünü aldı birine yollayacak ama emoji bulamıyor sağa sola sağa sola benim kadar emoji arayan var mı esmer ensesi hiç tıraş edilmemiş küpeli çocuk gönlünün emojisi yok açıklama yazdı Karyaya yolladı Şimdi google çeviriden " yoldayım" I am on the way tam tersini yazıp Türkçe kontrol etti Çarpanların yeri değişse de çarpım değişmez Çeviri esmer enseden "okay" aldı Yanımdaki telefona scuba divingle iyice daldı Altı yüzlü otobüs İngilizce sağlamcısını ve...

Seramik Sırı

beni senden ayırmayan ne beni senle harç eden dörtyüzelliiki yıl sonra öğreneceğim sır ne
Aklıma ne var biliyor musun Aklımda* Neyle mutlu olurum şimdiden buna yönelik yaşayıp nirvana gibi görüp bir nevi 35 mi 36 mı artık neyse yani 5 ya da 6 yıl sonraya yatırımdan ve hazırlıktan bahsediyorum o zaman bir anda gitmiş gibi olmuyor insan zor da gelmez beklediği istediği bişi olur ben kredimi bitirsem okul mokul işlerini halletsem sonra datçada ne bileyim egede bir yerde akdenizin iç kısımlarında ya da bir zeytinlik ya da meyve bahçesi alıp taş ahşap karışık bir ev yapıp hayli uğraşıp bununla bazen çok sinirlenip şehri özleyip bir gönlünce yaşayacağın 2 katlı ahşap taş evi yapıp zeytin meyve hayvan kitap resim bu işlerle uğraşmak bir pickup kısa film çekmeli belki sonra çocuklar gelse bıraksan serseri olacak çocukları bir yere doğru yöneltsen oynasan değişik oyunlar bulsan bir seramik fırını belki toprağı pişirip bişi yapabilmekli bir iş sonra güzel insanlara güzel insaflı taşlı ahşaplı gerçek evler yapabiliriz belki cami belki...

SSISBIBBHHBOOHKKPP (Adeta Kimya Şiiri)

Sokakta yürürken Sesli ama içimden İstanbul dedim sürekli Sürekli İstanbul Bazen üç adıma bölerek İs-tan-bul Bazen usul usul Bazen hızla telaşlı Her şey onun için Her şey farkına varmadan Bilmeksizin aniden Onun başına gelir Onun için hesaplanır her şey Hesapsız onun için Kolundan bacağından Kolonundan sütunundan çekiştirip Parçalara bölünen Parçalanarak çoğalan bütün

30 Günün Masalları

Bir film izlerken özellikle sinemada yazmak ne kadar kolay geliyor. 30 günün hikayeleri taslak olmaktan çıkıyor ama 30 martta yayımlanacak. bugün ayın 12si elimde 12 hikaye olmalı belki de masal denemeleri ama biraz da günümüz masalları. Masallara resim de ekleyebilirsem mükemmel olur. heyecanı bile ellerimi titretiyor. Acı çekiyor olmak bile bir şeyler hissediyor olmak dahilinde olduğu için umut verici. Bir gün hissetmek biterse. Hiç bitmesin. bugün yazmamda bana eşlik eden şarkıları tanımıyorum. Bazen tanımadıklarımıza da güvenmeliyiz. 1. gün (1 Mart 2018) (Gerçek zaman 12 Mart 2018)  Bu masala eşilik eden allahın cezası spotify playlisti                                                                            ISLIK Gökyüzü gri. Böyle olunca göller, denizler, okyanuslar gri. çok mikt...

Gönderemediklerim

Madem ki yarışmaya yollayamadım buradan neşredeyim. Shining izledikten hemen sonra yazdığım için 237 kayıt numaralı hasta rumuzunu seçmiştim. Heyecanımı aortuma tıkayan yine benim. İnsan kutup ayısı değilmiş payandasız yaşayamıyormuş.  Sayın Tanpınar  Hitap bulup, bulduğunuz hitaptan memnun olursanız yazabilirsiniz. Hitap iki insan arasındaki mesafenin kelime değeriyle karşılığıdır. Hem saygılı olmak hem de saygı değer birine yazmak pek çok sayın pek çok gerçek olmayan saygı değere ya da “saygı değmez”e hitap ederken çoğu zaman zorunlu olarak ya da nezaketen kullanınca kirlenip ağırlaşmış mıdır? Saygı değmez derken bazen resmi bir evrak düzenlerken aslında hiç de işini yapmayan bir firma sahibine yazarken sayın deriz. Kuralları kimin koyduğu belli olmayan toplum alışkanlıklarında bunlar bilip itiraz etmeden uymamız gereken basit kurallardır. Ben kuralları biliyorum ama hakikati yansıtmıyor diye üzerinde değişiklik yaparsanız toplumsal rütbenizden payeler kopart...

Derece

Resim
Lüleburgaz'dan dönüyordum. Otobüs metroydu ya da metronun otobüsüydü. Önce İstanbul Seyahate sordum orada çalışan ve pratik zekası kısıtlı kızlardan bir tanesi bir sonraki seferin 1,5 saat sonra olduğunu söyledi. Bilet almak istediğimi söyledim ama 1,5 saat sonra dedi ve bilet vermedi. Pamukkale'ye gittim ne zaman seferiniz dedim. bayan yanı yok dedi. Asgari ücreti ve asgari ücretin asgari yaşam sınırlarının altında olmasını hak ediyorlardı. Mecburen metroya gittim. Her zamanki gibi çalışan telefonla beraber beni idare ediyordu. Ben cam kenarı bir yer istiyordum. Otobüsü nasıl dizayn ettilerse kafalarında bilemiyorum ama 33-34 numaraların erkek yolculara ayrıldığını söyledi sistem verirse bana bilet verecekti. 34 yaşındaydım 34 numaralı koltukta 34 plakalı şehre gidiyordum. Ben erkek yanı bayan kucağı seçecek değildim. Nasılsa otobüste metrobüste ne bileyim türlü çeşit ulaşım aracında yan yana oturuyorduk. Uçakta da böyle bir seçim yapılmıyordu. Uçakta yanımdaki erkek yolcu be...

Endişeler Cumhuriyeti

yazıp yazmamak konusunda çok düşündüm hatta defalarca yazdım sildim kafamın içinde belki ilk kez taslak olmadan doğrudan yazıp bitireceğim düz yazı olacak. Maddeler halinde yazarsam düz yazı olur mu? 2012 yılında merdivenlerden korkma ile başladı. önceleri de rüyamda sürekli merdiven görürdüm ama artık rüya dışında da herhangi bir merdivenin başına geçtiğim zaman aşağıya yuvarlanmaktan korkar olmuştum. o zamanlar zorlu şantiyesinde çalışıyor olduğumdan ve oldukça fazla merdiven basamağı inmek durumunda olduğumdan korkumun normal olduğuna kanaat getirmiştim. bu sadece başlangıçmış. sanırım yine 2012 lerde fark ettiğim ama daha öncesinde başlamış olan anahtar kaybetme anahtar unutma korkusu başladı artarak devam etti. sabah evden çıkarken anahtarı yanıma aldığımdan emin olsam bile tekrar kontrol ederdim. eve gitmeme az zaman kaldıysa mutlaka çantama bakardım. hala da bakıyorum. sokakta kalmayacağımın güvencesi anahtarlar.  2015 yılında başlayan giysim üzerinde fark etmediğim bi...

rüya silsilesi ve sabah 5ler.

madem ki akıl defteri o zaman rüya silsilesi ile numaralı halde: önce saadet isimli bir kadınla küçük ve arabanın içine bindiğim zaman sağı solu görünmez hale gelen sadece şoför mahallinin küçük cam açıklığı olan sürekli molalı bir yolculuk içindeyim. mardinde mezbaha yeni mardin ile eski mardin arasındaki yokuştaydı hala da öyledir sanırım. aynı zamanda burada kaynak suyu var. oraya gidiyoruz eyüpsultan cami oradaymış içeri giriyorum restorasyon yapılıyor o kadar kötü ki restorasyon duvar tavan siyah etamin kumaş ile kaplanmış ve kırmızılı yeşilli çiçeklerle bu çiçeklerin birleştiği yerlerde de 90larda herkesin evinde olan bazıları ezan okuyan duvar saatlerinden var. hem duvar hem tavanda saatler canımı sıkıyor. bunlara ne gerek vardı diyorum. ordan oraya gezerken bir kitap buluyorum sanki eski yunan filozoflarını anlatan 1000 sayfanın üzerinde kalın bir kitap onu alıyorum yanıma bunu buradan çıkartayım zaten kimsenin okuyacağı kıymetini bileceği yok diyorum onlar sadece namaz öğr...