Kayıtlar

Yoldan Çevirdiklerim

otobüs numarası neredeyse altı yüzlere varmış Söz gelimi (söz gelini) aklımdan çıkmayanın adı Burak olsun Bir sonraki Burak (bir sonraki durak Cengiz Topel) Yanımdaki telefonuna havuz gibi atladı şimdi bir deniz, sonunda en derin okyanus bazen sığlaşıyor bazen derin Midemdeki çikolata ve kahve dışarı akmak istiyor Cüzdanımda sadece kağıt beş lira Anlamsızca aydınlatılmış alçak binalar Birbirinin arkasında yemek bekleyen Araplar Türkler heykel at nerede ön koltuktaki çocuk bir twitin ekran görüntüsünü aldı birine yollayacak ama emoji bulamıyor sağa sola sağa sola benim kadar emoji arayan var mı esmer ensesi hiç tıraş edilmemiş küpeli çocuk gönlünün emojisi yok açıklama yazdı Karyaya yolladı Şimdi google çeviriden " yoldayım" I am on the way tam tersini yazıp Türkçe kontrol etti Çarpanların yeri değişse de çarpım değişmez Çeviri esmer enseden "okay" aldı Yanımdaki telefona scuba divingle iyice daldı Altı yüzlü otobüs İngilizce sağlamcısını ve...

Seramik Sırı

beni senden ayırmayan ne beni senle harç eden dörtyüzelliiki yıl sonra öğreneceğim sır ne
Aklıma ne var biliyor musun Aklımda* Neyle mutlu olurum şimdiden buna yönelik yaşayıp nirvana gibi görüp bir nevi 35 mi 36 mı artık neyse yani 5 ya da 6 yıl sonraya yatırımdan ve hazırlıktan bahsediyorum o zaman bir anda gitmiş gibi olmuyor insan zor da gelmez beklediği istediği bişi olur ben kredimi bitirsem okul mokul işlerini halletsem sonra datçada ne bileyim egede bir yerde akdenizin iç kısımlarında ya da bir zeytinlik ya da meyve bahçesi alıp taş ahşap karışık bir ev yapıp hayli uğraşıp bununla bazen çok sinirlenip şehri özleyip bir gönlünce yaşayacağın 2 katlı ahşap taş evi yapıp zeytin meyve hayvan kitap resim bu işlerle uğraşmak bir pickup kısa film çekmeli belki sonra çocuklar gelse bıraksan serseri olacak çocukları bir yere doğru yöneltsen oynasan değişik oyunlar bulsan bir seramik fırını belki toprağı pişirip bişi yapabilmekli bir iş sonra güzel insanlara güzel insaflı taşlı ahşaplı gerçek evler yapabiliriz belki cami belki...

SSISBIBBHHBOOHKKPP (Adeta Kimya Şiiri)

Sokakta yürürken Sesli ama içimden İstanbul dedim sürekli Sürekli İstanbul Bazen üç adıma bölerek İs-tan-bul Bazen usul usul Bazen hızla telaşlı Her şey onun için Her şey farkına varmadan Bilmeksizin aniden Onun başına gelir Onun için hesaplanır her şey Hesapsız onun için Kolundan bacağından Kolonundan sütunundan çekiştirip Parçalara bölünen Parçalanarak çoğalan bütün

30 Günün Masalları

Bir film izlerken özellikle sinemada yazmak ne kadar kolay geliyor. 30 günün hikayeleri taslak olmaktan çıkıyor ama 30 martta yayımlanacak. bugün ayın 12si elimde 12 hikaye olmalı belki de masal denemeleri ama biraz da günümüz masalları. Masallara resim de ekleyebilirsem mükemmel olur. heyecanı bile ellerimi titretiyor. Acı çekiyor olmak bile bir şeyler hissediyor olmak dahilinde olduğu için umut verici. Bir gün hissetmek biterse. Hiç bitmesin. bugün yazmamda bana eşlik eden şarkıları tanımıyorum. Bazen tanımadıklarımıza da güvenmeliyiz. 1. gün (1 Mart 2018) (Gerçek zaman 12 Mart 2018)  Bu masala eşilik eden allahın cezası spotify playlisti                                                                            ISLIK Gökyüzü gri. Böyle olunca göller, denizler, okyanuslar gri. çok mikt...

Gönderemediklerim

Madem ki yarışmaya yollayamadım buradan neşredeyim. Shining izledikten hemen sonra yazdığım için 237 kayıt numaralı hasta rumuzunu seçmiştim. Heyecanımı aortuma tıkayan yine benim. İnsan kutup ayısı değilmiş payandasız yaşayamıyormuş.  Sayın Tanpınar  Hitap bulup, bulduğunuz hitaptan memnun olursanız yazabilirsiniz. Hitap iki insan arasındaki mesafenin kelime değeriyle karşılığıdır. Hem saygılı olmak hem de saygı değer birine yazmak pek çok sayın pek çok gerçek olmayan saygı değere ya da “saygı değmez”e hitap ederken çoğu zaman zorunlu olarak ya da nezaketen kullanınca kirlenip ağırlaşmış mıdır? Saygı değmez derken bazen resmi bir evrak düzenlerken aslında hiç de işini yapmayan bir firma sahibine yazarken sayın deriz. Kuralları kimin koyduğu belli olmayan toplum alışkanlıklarında bunlar bilip itiraz etmeden uymamız gereken basit kurallardır. Ben kuralları biliyorum ama hakikati yansıtmıyor diye üzerinde değişiklik yaparsanız toplumsal rütbenizden payeler kopart...

Derece

Resim
Lüleburgaz'dan dönüyordum. Otobüs metroydu ya da metronun otobüsüydü. Önce İstanbul Seyahate sordum orada çalışan ve pratik zekası kısıtlı kızlardan bir tanesi bir sonraki seferin 1,5 saat sonra olduğunu söyledi. Bilet almak istediğimi söyledim ama 1,5 saat sonra dedi ve bilet vermedi. Pamukkale'ye gittim ne zaman seferiniz dedim. bayan yanı yok dedi. Asgari ücreti ve asgari ücretin asgari yaşam sınırlarının altında olmasını hak ediyorlardı. Mecburen metroya gittim. Her zamanki gibi çalışan telefonla beraber beni idare ediyordu. Ben cam kenarı bir yer istiyordum. Otobüsü nasıl dizayn ettilerse kafalarında bilemiyorum ama 33-34 numaraların erkek yolculara ayrıldığını söyledi sistem verirse bana bilet verecekti. 34 yaşındaydım 34 numaralı koltukta 34 plakalı şehre gidiyordum. Ben erkek yanı bayan kucağı seçecek değildim. Nasılsa otobüste metrobüste ne bileyim türlü çeşit ulaşım aracında yan yana oturuyorduk. Uçakta da böyle bir seçim yapılmıyordu. Uçakta yanımdaki erkek yolcu be...