Kayıtlar

Artes

Resim
Genellikle rüyalarımın dekorunu oluşturan Mardin'de tepelik bir yerde uçurumun kenarından yukarıya at sürüsü çekiyoruz.neden bilmiyorum aşağıda durmaları onlar için sakıncalı . önce yavru atları tayları çekiyorum yukarı.ön ayaklarının omuz kısmına bağlandığı yerden kavrıyorum  hoop yukarı. güleç ve keyifli atlar gülümsüyorlar kikirdiyorlar hatta bir çeşit oyun onlar için. hemen solumda iki at var birinin hamile olduğunu öğreniyorum. rüyadaki öğrenme şekli: bir anda yeni bilgi tam ve kesin olarak sözlü ya da yazılı olmaksızın bildiriliyor. yanında bir erkek at var "çift demek bunlar" diyorum. hatta bazen konuştuklarını bile söyleyebilirim. "bu kadar karmaşa içinde bir de hamile at" diyorum sadece ama mutlu bir tablo onları yukarı çekmişim ne de olsa.  atları yukarı çekerken arkamda kalan kurtarılmış olan atların bana istemeden de olsa zarar vermesinden korkuyorum. çok hafif bir korku bir taraftan "ben onlara yardım ediyorum bana zarar vermezler" diyo...

Karışık Kurabiye

Resim
bir yanım gölgede bir yanım güneşte yürüyorum çizgide.

Eylül Zulmü (taslak)

Resim
Eylül en zalim aydır. Yıllar oldu beni şaşırtmadı Hep bir hevesle beklerim Tek bir sefer bile Bir kez hatta yarım kere bile Mutlu etmedi beni Zalim eylül eylülüne kızdım da temmuzunu mu sevdim sanki ama yine de en deli zalim eylül açıkça değil sinsi şubat gibi keskin ama derin değil Kağıt kesiği gibi sızlayan diş gibi zalim hele bir de mutlu olduğunu görsün ekim kasım aralık toplanır yıl bitmeden bitirirler seni ele başı eylül ama eylül zalim eylül derler ki eylül bir hırsıza aşıkmış hırsız augustus gün çalan augustus

Şarkılar ve Kokular

Resim
bu koku sanrıları nereden çıktı. kıvamını ayarlasın diye güneşe bırakılmış vişne reçeli kokusu ,haşlanmış patates ve çokça kan kokusu. anıları en çok kanırtan, kanatan sanrılar. kurtulması mümkün değil. daha kötüsü hangi zamana gittiğini kestiremiyorum. sonrası daha da  vahimleşiyor. sürekli yol flash-backleri. bir ankara bir erzurum bir trabzon bir mardin yolları. anlar bir sürü halinde gelip üşüşüyor aklıma. aklım kalmadı tabi. bilmem kaç terabytelık veri aklımı esir aldı. artık yer yok deme çabası mı. rahat bırak beni günlük hayatıma şantiyeme fatihteki kiralık evime kabusuma kabuğuma geri dönebileyim. en çok şimdi ne yöne gideceğimi bilemiyorum. basamaklarım net değil herkese ait bazı yollar varken bana çok fazladan seçmeli bişiler sordular galiba.alternatif çok değil doğru cevap doğru yol azken yanlış yollar çok olan seçenekler bunlar. kim çikolata yerine pırasa yemek ister ki ? ben bile istemem. Ben hiç bişi istemem ben bir yaprak gibi su yüzeyinde durmak isterim. hep en umu...

Yanılsamalar

Resim
Bayram öncesi yazmak güzel, özet çıkartmak gibi halbuki bayram ne ki, gün işte. Eskiden ne çok beklentim vardı bayramlardan. biraz da öyle mi anlattılar acaba bize? dargınlar barışır kısmını bekliyordum en çok. çok korkuluydu bayramlar bu yüzden. yeni ayakkabı alındıysa yanında yatırmak ne güzeldi. sonra yılda iki kez alınan bayramlıktan başka okul zamanları alınan ihtiyaçların dışında alışveriş yapmayan bizler için yeni alınan giysiler ne harikaydılar. özenle seçilmiş ya da ikna olunmuş. ben hep kendimi iyi hissediyordum bayramlıklarımla. o zamanlar annemin babamın herhangi bütün durumlarda tereddütsüz ne yapmaları gerektiğini bildiklerini sanırdım. Milyar çeşit durumun bir şekilde öğretildiğini yetişkin olmanın böyle bişi olduğunu sanırdım. akrabalarımızın komşularımızın kimseyle ilgili kötülük düşündüğünü düşünmezdim. zaten yetişkinler dünyasında herkes ne zaman ne yapacağını ne diyeceğini bilirdi. kırgınlık kavgaya yer yoktu. kavga eden kişiler kültür seviyesi düşük, yetişkin olama...

Zeytin- Üzüm

Resim
04.03.2012   08.56 Çok güzel bir zeytinlik gördüm rüyamda yağız  esmer bir delikanlı ile extra virgin olive oil çıkartmak üzere çalışıyoruz zeytinlerin çekirdeklerini ayıklayıp elimizle eziyoruz benim ellerim siyahtan  çok koyu yeşile doğru bir renk almış çok keyifliyim etrafın ışığı çok güzel ahşap masalarda pötikareli kırmızı örtüler var ve bazı masalarda oturan insanlar var  hepsi yaşlı. genç olanlar sadece ikimiziz Bir ara zeytini ellerimizle ayıkladığımızdan  esmer adama uzatarak "bu extra virgin" diyorum Yüzüme  sen virgin değilsin gibi bakıyor.bunu yapmaya izinli değilmişim gibi  "bu çok doğal " gibi bir şey söylüyorum.Ellerimizle ayıklıyoruz makine yok. Sonra ben yalnız başıma zeytin ve üzüm karışık bir ayıklama işine başlıyorum bu kez dışarıdayım bahçelik bir yerlerdeyim. Birileri buranın gereğinden fazla büyük olduğunu düşünüyor. burası Ege ve henüz sezon değil yan tarafta yine derme çatma bir gözlemeci kafe benzeri...

Kayıtsız

Resim
Küçük bir deneme yapalım kimseyi hesaba katmadan ne kadar yazabilirim. Bayramları sevdiğimi sanıyordum ama beni fazla fazla geriyor olduğuna karar verdim hiç mutlulukla hatırladığım bir bayram yok sanırım -bir tanesi hariç- yurtta oldukça yalnız kaldığım yalnızlıktan ve sessiz kalmaktan insansız kalmaktan neredeyse kendimi asacak kadar delirdiğim kısmını çıkartırsak bir bayramım gayet huzurlu geçmiş diyebiliriz. Olamadıkların için mücadele et söylemini kabul edelim. Olamadıklarım içinde olmadıklarım var işte hırslı olamadım onu olamadım ki bişiler olmadım bu saçma bir döngü mü diğer bir yaklaşımla bu bir daire ya da çember mi çember çok manasız bence çemberin içi boş olamaz çizgisi var ya bir kalınlık olduğuna göre çizgi o zaman o çizgi sınır kabul edilip iç kısımda kalan kısımdan bahsetmek lazım dairede dışarıda kalanlardan mı acaba bence tanımlamalar yanlış. İlkokul öğretmenimin dediği gibi ben soruları tersten çözüyormuşum olaylara kıçından bakmak gibi aslında iki değerlendirme v...