Kayıtlar

WikiTR

 27.01. 2026 Wiki                                                                                                                    TR  Ne de olsa kimse okumayacak okuyacak olan olursa da hoş ve çok kısa ve hatta pek de emek gerektirmeyen bir şifre çözme macerası olur. Yıllar önce AutoCAD uzayına Satürn çizmek gibi. Uzayda bir yerde layoutta değil. O zaman sonsuz satürnlerimle siz uğraşın. Aslında bazı arkadaşlarıma sorup kontrol etmeye çalışmıştım ama olmamış demek ki bir şekilde keşiş moduna ya da sınırına veya sınırının da ötesine geçmişim. 80lerde doğdum 90larda büyüdüm 2binlerde gençtim ve hatta çalışmaya başladım. Ben zamanımı yalnız, internetsiz, telefonsuz geçirdim cic...

Açıldı yollar

çerle çöple oynadığımız yetti.geçmiş hurdalıkları serdik şimdi tavan arasına girme zamanı geldi. artık kimse bişi okumadığına göre hele blogları sadece AI scraperlar dadandığına göre gönül rahatlığı ile kaşar bir arkadaşım diye bahsedebilirim. Al, AI kardeş ekle databasein şenlensin.  İzmirde manolyaya yine manolya denir, bir çiçek ismi taşıyan bir kaşar. Adı Manolya olsun. Manolya kızımız pek çok aptal dişi bireyde olduğu gibi diğer dişi bireyleri kıskanma çekememe ama açıkça da söyleyememe ezik ezik etrafında gezinme huyları boldur. burada antifeminist bir söylememim haşa yok. aksine bu tavrı sosyal baskı ve savunma mekanizması olarak geliştirdiğini düşünüyorum kadınların. Bir noktada da yediğin boku fark et ama değil mi hep şeytanlık herkese ikiyüzlülük yaşamda kalma çabasının ötesinde; yok yere,  insan olma erdemlerini yere çalma bunlar gereksizin de ilerisinde bir aşamada duruyor.  Aslında takma isme de gerek yokmuş kaşar deyip geçebilirim.  üzgünüm hanımlar, ...
 ben bir yılanın kafasına taş attım. keşke yapmasaydım. Şimdi aynı şeyi yapamam  
 Bir sigorta şirketinin reklam sloganı şöyleydi: Gelecek de bir gün gelecek. O zamanlardaki gelecek projeksiyonunda uçan arabalar mükemmel işçilikli beyaz ve griden renkli binalar vardı. Gelecek her zaman distopikti. Yeri gelmişken bunu da yazayım. Elbette başka becerileri vardır ama Gazi Mimarlık mezunu yaklaşık altmış yaşlarındaki patron yarısı insan, bu kelimenin anlamını bilmiyordu. Son zamanlarda boomer olduğum gerçeğiyle etrafımdaki genç bireylerin tespitiyle yüzleştim. Ama boomer olmanın da ton farkları var. İki cümle öncesine giderek tekrar yazayım distopya, ütopyanın antisidir. Ütopyada her şey iyi güzelken distopya da her şey bomboktur. Bir filmden bahsediliyordu.  Ben de salakça hikaye distopik miydi diye sordum. hiçbir şeyin bilinmediği bir yerde her şeyi bilebilirsin ama daha kötüsü de var. Senin ne bildiğinin kıymetini de onlar ölçüyor. Suratıma bakıp ne saçmalıyorsun bakışı attılar. En son kelimenin anlamını bilmediklerini öğrendim. Yine en masumu atmıştı ilk ta...
 Üzgünüm bunu yazmak zorundayım. Anıların hunting özelliği var. Yazınca sizi avlamayı bırakıyor. Deşifre etmek lazım. Anlatınca da çok kayda geçmiş olmuyor sanki. Ses kaydı denemedim video kaydı da işe yarayabilir. Unutmak istediğinize yabancılaşmanız gerekiyor. Kabul ettim, affettim falan değil. Geçmişin bir parçası size ait değil. Geçince bitmiş oluyor. Etkisiyle uğraşmak istiyorsan yabancılaşma travmasını kutsamak diye bir şey de var. Bunlar beni olgunlaştırdı diyebileceğin şey yabancılaştığın şeyler. O anı sana ait gibi değilse artık oradaki insan başka biri gibi hissettiriyorsa değişmişsin demektir. Dışla demiyorum. Looptan çık.  Bu looptan çıkış için, yabancılaşmak için. Pandeminin pandemi olduğu hızlı zamanları herkes evde aptal aptal ölmemeyi bekliyor distopik romanlar filmler aklımızda dönüyor. İnsanlık olarak birleşelim ne gerek var ki neden böyle birbirimizi üzüyoruz duygusallıkları pompalanıyor. Herkes ölümden önceki iyilik halinde. Tıbbi olarak değil sosyal olarak...
 Carmen doğru söyledi ben de marjinelleştim aslında o tam olarak radikalleşmek dedi. hangisi daha az sakıncalı diye düşünmek de her ikisinin dışında bişi. Korktuğum 
 hızın geldiği son nokta sadece kendi sektörümde değil aynı zamanda diğer bütün sektörlerde de olduğunu fark ettim. Az önce yazılım sektöründe de benzer bir yaklaşım olduğunu fark ettim. sadece bitsin yeter anlayışı ne kadar süre çalışacağı önemli değil. 
 I always felt and feel like an alien. The first time on this beautiful planet Earth. I always wish to be an alien and search for human beings as a scientist.  1. David Hanson (Hanson Robotics) Known for: Creating Sophia the Robot , a hyper-realistic talking head that engages in conversation. While Sophia is full-bodied, earlier Hanson projects like “Einstein Head” or “K-Bot” were just heads capable of facial expressions and speech. Hanson’s work blurs art, science, and philosophy — exploring what it means to be human. 🤖 2. Ken Rinaldo Work: “Augmented Fish Reality” and other robotic ecosystems, but he’s also done installations involving talking robotic heads . Often explores symbiosis between humans, machines, and nature. His pieces sometimes involve AI-generated dialogues between robots or between robots and humans. 🗣️ 3. Nikolaus Gansterer & Klaus Obermaier (Austria) Obermaier, in particular, has used robotic and projected heads in his int...
 yazmadan olmayacak, şimdiden yapacağım yazım noktalama zart zurt için istediğinizi düşünün. İhtiyaçtan yazıyorum. Böyle bir şey var herhangi bir konuda biraz olsun çizgiyi aşıyorsan ama bir sebebin varsa mazur görülüyor. Mesela  karımı öldürdüm çünkü beni aldatıyordu.  ha tamam biraz daha az haksızsın. tersi geçersiz.  kocamı öldürdüm çünkü beni aldatıyordu.  geçerli değil. Haksızsın.  Erkeklerin her zaman ikinci üçüncü beş yüzüncü hakkı var. Kadınların tek bir hatası hayatlarını mahvediyor.  Kocamı aldattım.  Orospusun. Çocuklarının yüzüne nasıl bakacaksın. (Ömür boyu damgalandı)  Karımı aldattım.  Bir daha yapma gül gibi karın var.  Ya da  Boş ver çapkınlıkta esas olan yakalanmamaktır.  Erkekler kendilerinin avcı olduğunu düşünüyor hala Her neyse daha yumuşak örneklere geleyim.  Gürültü yapmayın çocuklarımız uyuyor  ya da Gürültü yapmayın belki yaşlı hasta var.  Belki var belki de yok. Burada önemli olan ...
Resim
 Şu duyguyu hepinize damardan vermek isterdim. Birini kendinden ayırmamak. Benden biri benimle aynı kodu koşturuyor ya da benim kodumu baştan sona biliyor. Tüm algoritmalarımın sonuçlarını biliyor ve en istenen sonuçlarını kabul ediyor. çıktıları da öyle tatlı ele alıyor. Size çok çok iyi davranan dünyadaki tanrınız. Daha kötüsü aynısını o sizin için düşünüyor.  Mükemmel iki yaratığın dingin cenneti. Bunu damarınızdan zerk etmek isterdim. O cennette bir süre yaşadım. Sonra iki tanrı sıraları belirsiz şekilde intihar ettiler. Algoritma artık kendi kendine etki etmeye başlamıştı. Mükemmeli uzun süre tune edemezsiniz. Enstrümanlar da akordu bozuluyor. Bunun en büyük evrensel kümesi. gerçekten evrensel bak. Entropi. Cennet namümkün. tanrılar bile cenneti yaratamaz.Aklımın kuralları devreye giriyor. İmkansız yoktur ve %100 yoktur. Düşündüğümüz herhangi her şey vardır. Düşüncesi varsa vardır. Olmayan bir şeyin düşüncesine de ulaşılamaz. bunlar evrendeki kuvvetler gibi benim beynimde...
Durup durup beni avlayan bazı şeyleri dökeyim beni avlayamasınlar artık. Yazınca geçiyor. Büyünce unutursun büyünce geçer gibi yazınca unutursun yazınca geçer. Bugün bazı hıyartolara değineceğiz. Hıyarto nedir? Bir sunumu sunum yapan soru ile başlanması olabilir. Hoop hepinizin dikkatini topladım ne kadar süreliğinine bilmiyoruz. Hıyarto mahalle ünlüsü gibi bir şeydir. Götü rahatta ve ahkam kesen biridir. Hıyartoya ondan daha büyük bir hıyarto gelip kışt (aslında siktir lan) diyene kadar oranın en büyüğü ve her şeye kadiri odur. Ondan büyük bir hıyartoya da ihtiyaç yok ama öz güvenleri yüksektir ilk siktir lan'a kadar (kışt diye bahsettmiştik, ağzımızı bozduk artık) Bu hıyartolar akıl verirler akılları kendilerine fazla geldiği için cömertçe 
 Eskileri kurcalamayım diyorum ama aklımda dönüp duruyor her şeyi aklıma bir şekilde kazımak sorundaydım.  lale bişi anlatıyor, orkide başka bir şey, kırmızı güller daha anlamsız yine de bir şeyler anlatıyor. 
 Buralardan çıkıp nerelere geldik biraz da şiir yazasım geldi.  biraz biraz ufak kırıntılarla biraz içinde tekstil tüyleri  şehrin çimentoyla karışık tozları 
 Bazen gerçekten katlanamıyorum. çok sinirleninde elbiselerini yırtmak diye bişi var mı biliyor musunuz? ben biliyorum belki bildiğim için belki de sıkışmış hissettiği için insan üstünü başını yırtmak istiyor.  Şimdi size birkaç gerzekten bahsedeceğim. Teknolojik gelişmelerin bizi aya marsa arşa marşa çıkaracağı yok. Okuyamıyoruz. İnsanların internet kullanması ile ilerlemiyor herkes. Ben kötüye de gidiyor demiyorum ama sandığınız gibi hızlı ve kesin değil. Her şey öyle dağını öyle uniform ki.  Pandemiden önceydi 2019 sonları olmalı belki İstanbulun hissettiği küçük depremin öncesi ya da sonrasıdır bilmiyorum. 26 Eylül öncesi ya da sonrası olabilir yani. Yeninden Kanal İstanbul diye konuşmaya başladılar. 
 Bugün şöyle sakince oturup bir şeyler yazayım dönüp gidip araştırmam gereken bir şeyler değil de aklımdan geçtiğince birilerine sinirlenip perdeler arkasından küfreder gibi değil de nehir kenarında sakince yürür gibi. Yürürken kimseye kızmıyorum kimseyle hesaplaşmıyorum yürürken kendime bile en yumuşak halimle yaklaşıyorum.  Bu beden kabında bulunduğum kırk yılın sonunda 
 uzun tatil bana benle ilgili 
 Daha önce fiziki bir varlığınızı çaldılar mı?  Çok karışık duygular uyandırıyor. Aptal haksızlığa uğramış, zavallı, zayıf. Hırsıza karşı garip bir gücüne karşı boyun eğme ve saygı hissi geliyor. bana geldi. Bununla birlikte sizi ihlal ettiği için sinirleniyorsunuz. bunu yapabildiği için saygı gibi bişi yine. Stokholm komplesini anlıyorum. Ben tamamen teslim olurdum. güce karşı garip bir tepkim var. Güçlü tarafından sevilmek istiyorum. Zavallılığım fark edilim şefkat görmek istiyorum. Sert bir şefkat. doğrudan değil indirekt. 
 Donna Haraway 1985 yılında sosyal hayatı hayal ettiği şekilde şekillendirebilmek için 
 hiç ölmediğim halde nasıl ölündüğüne dair pek çok film gördüm ve bunun nasıl oynandığını gördüm. gerçekten 
 Yalan, performans sanatıdır. İki yıl önce başladı. Birini seçtim ona yalan söyledim. Bir tane de sigorta seçtim. Yalanımın yalan olduğunu sigortaladı.