Kayıtlar

Published on 05/09/2024 20:06  1) Yumurtanı kır.  Yumurtamı kırdım. Eskisi kadar katı değilim daha akışkan kolloid bir yapı oldum artık. Biraz zaman içinde zıplayarak devam edelim. Sonuna kadar öznel şeyler yazacağım. o kadar umurumda değilsiniz ki. Buraya gelene kadar da çok çekindim çok bekledim çok ihtimam gösterdim. Bugün al aşağı etme günü. Bir zamanlar göt açma serisini yazmadığım için bugün bunları yazıyorum. Hiç birinizin pembe götü pembe duygularının incinmesi beni ilgilendirmiyor. Bir ders aldım geldim. Çokça söyleyen oldu daha önce ben de inanmadım ve alçakça (bu alçaklık bana ait) yalan olduğunu düşündüm. Pamelanın bize 2012de Patos yedirdiği gibi. Hikaye biraz 2012den başlıyor.  2012de şubat ayı Haliç köprüsü çok soğuktu sabah üçler dörtler. anlamıyordum da sormaktan da çekiniyordum. Gerçeği bilsem bile bazen paralel saçmalıklar yazar ona inanırım. Mayısta ilk kez kaçtım. Mayısta hava ısınmış 

Turkish ödevlerim

Sanat, felsefe, bilim bir arada ilerleyen ve birbirini besleyenlerdir. Bazen biri yolu açar diğerleri arkasından gelir.  Zamanın ruhu hangisinin daha ilerici olmaya izin veriyorsa diğerlerine liderlik eden bir sikülasyon içinde birbirlerini beslemişlerdir.   Formal sanat anlayışından uzaklaşma nasıl oldu bilemiyorum ama 19. yüzyıl sonrasında heykeller hareketli hale gelmiş. Sanatçıya önceden verili özellikler ve görevler sorgulanmaya çoktan başlamıştı. Figüratif eserlerden soyut eserlere gidiş, daha sonra sınırları ve mediyumları sorgulama ile bunların da ötesine geçilmiştir.  Jack Burnham 20. yüzyılda sanatın izlenen ve estetik bir obje olmaktan çıktığını ve hatta sosyal hayatımızda da objelerin değil sistemlerin baskın olduğunu söyler. Burnham, Haackeyi de bu yönde etkiler. Sanatın izleyiciyi sadece "izleyici" olarak konumlandırılmasına karşı çıkıyor. Öncelikle fiziksel ve durağan eserlerden uzaklaşıp fiziksel sistemleri inceliyor. Daha sonra bu yaklaşımı sosyal si...

Define Arayanın Dostu: Mini Kepçe

12.03.2022   Dışarıda kar hiç de gerçekçi değil. Uzaktan izlemekle kar anlaşılmaz eldivenin ıslanınca botundan içeri girdikten enseden kartopu yedikten sonra gerçekliği keskinleşir. Pencereden izlenen karda televizyon efekti var. Belki de köpük kim bilir pek de soğuk gibi görünmüyor dışarısı. Kışları, ısınma sorunu olmayanlar sever. kışlar ağır derttir ısınma sorunları yaşayanlar için. Aklımdan geçen huzurlu bir şey oldu bir filmin sahnesi gibi. Karlar içinde bir cenaze töreni kazılması zorlaşmış toprak. belli bir derinlikte toprak aynı ısıya geliyor en soğuk yüzey en üst kısımdaki. taş gibi buz gibi. belki küçük bir kepçe işe yarar. makine insan hayatını hep kolaylaştırır ve sanki kısaltır gibi. birkaç kepçe darbesi mazotun gücü yeterince sert bir darbe                               

sovereignty

19.08.24 Nadiren korktum. uzun süreli korkuların adı anksiyete mi derişimi düşük, ama sürekli etkili. Arka planda sürekli çalışan bir program gibi mi RAM'i tüketen. İlk defa bu kadar yalnızım ve kendi başımayım ve her açıdan kendi başımayım.  Kendibaşınalık bir tuğla olsa ya da örülebilir bir yapı elemanı bir araya getirilen arasına ne harcı koysam da bir mabed inşaa edemezdim. Harçlar şöyle olabilir: Sosyal olma zorunluluğu, İhtiyaçlar, Ekonomi para, etkileşim, eski bağlar. Hiçbiri işe yaramıyor. Kendibaşınalık öyle tek parça ve tek ki. Solidarity Kendibaşınalık tapınağı olmayan bir yer. Tamamen kendi başına. 

Yumurtayı kırmasınlar

 11.10.22 Bu sabah bunu yazmalıyım. Sabah 05.28. Acil değil ama gecikmiş bir yazı. Yazarken kendi içinden çıkıp ferahlamayı bilmeyenlere anlatacak fazla bir şeyim yok. Hatta kimseye de anlatacak bir şeyim yok. İnsanın ne kadar kendine dönük olduğunu ve "ben" sınırlarının diğer her şeyi bağlamaya mecbur olduğuna. Bunlarla uğraşamam şimdi. Sınırlarını çizmeye çalışırken hep orda geziyorum.  Yumurta hep benim obsesyonum olmuştur. Yumurta oldukça da dişil bir kelime. Tohum eril olabilir ama yumurta tamamen dişil. Her ırkın kültürün tanıdığı bir obje. Sahiden yumurta nedir? Obje midir, nesne midir taslak bir özne midir? Başlangıç ve yoğunlaştırılmış özet içeriyor. Eksik bir kısmı varken diğer taraftan da tastamam duruyor. Hareket eden likidin yavaşça donmuş versiyonu gibi. Kabuk, ardından zar, ardından ismi ve kıvamı kendine has bir çözelti. daha fazla kimya fizik sularında takılmayacağım.  Bu yazı hafifletilip minnoşlaştırılıp Orlia'nın hikaye yazına eklemlenecek. Çünkü bir ş...

Horusa Gazele

 günşeli bir günün getirdikleri ile fena değil. Freud ile yeniden doğdum; travmalar geçirdim ve yine çözülme aşamasına geldim. Aynı yollardan geçmişsiz. İlk kez bu kadar benzediğimi düşündüğüm biriyle özdeşlik kurmuyorum. Zamanlar ötesi de olsa tanışmak isterdim başka biri olsa. Aklımın yani. Blinç ile görebildiğim kadarıyla zihnim katman katman haritalamasını yapıyordum hangi anahtar hangi sistemi tetikliyor. Blişim sistemi gerçekten bilgisayarlarda yapıldığı ki zaten insan bilişsel sistemine bakarak yaptıklrı da başkabir gerçek sanırım. hatta zamanlan insanda nasılsa  makinede de öye olsun derken daha çok benzedik. çift başlı bir gelişim birbirimize hem istemli hem istemsiz şekilde benziyoruz. artık ayrılamaz hale geldik.  Bugün geldiğim noktada ölümden gerçekten korkuyorum. birgece rüyasını görödüm. hem intihar fikri olup hem de ölümden korkmak çok garip. Horusa inanmak istiyor insan. sallarla gezmek üsrekli 

Büyük Teknoloji Mitleri

 Mitlerin toplumsal belleğin ve hatta bilinçaltının önemli bir kısmını yansıttığını anladıktan sonra parça parça başlamam gerektiğine karar verdim. Esasen bu bir proje ama siz bir roman olarak ya da bağlantılı olan/ olmayan hikayeler topluluğu olarak görebilirsiniz. Ben okuyucunun arkasından dolanıp buralara gizlediğim numaraları gördün mü edası ile yazmayacağım. Didik Didik Fredun podcastini dinledikten sonra ve hatta sırasında devam etmekte olan yapı söküm işleminde benzer merhalelerden geçtiğimizi fark ettim. Tamamen aynı kafalarda olmamıza rağmen Freud ile aramızda özdeşlik kuramıyorum. Yıllar ötesinde olması ya da cinsiyet farkı din mezhep milliyet farkı değil. Beni özdeşlemekten uzak tutan şeyin onun da aynı şekilde kendine dışardan bir başkası gibi bakması ben de kendi kendime uzaktan bakıp bir başkasını görünce onunla Freud aynı kişi olursa benimle kim aynı olacak her ikimizin de içi boşa hangi içerikle özdeşleşebiliriz gibi sonsuz geriye giden bir uzaklaştıkça silikleşen b...