Turkish ödevlerim

Sanat, felsefe, bilim bir arada ilerleyen ve birbirini besleyenlerdir. Bazen biri yolu açar diğerleri arkasından gelir.  Zamanın ruhu hangisinin daha ilerici olmaya izin veriyorsa diğerlerine liderlik eden bir sikülasyon içinde birbirlerini beslemişlerdir.  

Formal sanat anlayışından uzaklaşma nasıl oldu bilemiyorum ama 19. yüzyıl sonrasında heykeller hareketli hale gelmiş. Sanatçıya önceden verili özellikler ve görevler sorgulanmaya çoktan başlamıştı. Figüratif eserlerden soyut eserlere gidiş, daha sonra sınırları ve mediyumları sorgulama ile bunların da ötesine geçilmiştir. 

Jack Burnham 20. yüzyılda sanatın izlenen ve estetik bir obje olmaktan çıktığını ve hatta sosyal hayatımızda da objelerin değil sistemlerin baskın olduğunu söyler. Burnham, Haackeyi de bu yönde etkiler. Sanatın izleyiciyi sadece "izleyici" olarak konumlandırılmasına karşı çıkıyor. Öncelikle fiziksel ve durağan eserlerden uzaklaşıp fiziksel sistemleri inceliyor. Daha sonra bu yaklaşımı sosyal sistemler üzerinde de incelemeye doğru yönleniyor. Burada network art da ortaya çıkıyor. Çeşitli sistemlerin arasındaki bağlantıları ortaya koymak için yapılan çeşitli çalışmaları bulunmaktadır. Bu aşamada oldukça politik eserler verdiği için MOMA tarafından bile sansürlenmiştir. Aynı zamanda kendisine yapılan "politik sanatçı" kategorizasyonunu kabul etmez ve " dünya üniversite bölümleri gibi ayrışmaz"der ve bütün sanat çalışmalarının siyasi bir bileşeni vardır. Amaçlasın veya amaçlamasın. Tematik bir sanatçı değildir. İlişkileri, bağlantıları, çalışma prensiplerini, feedbackleri görmek incelemek ve ortaya koymak ister. Sanat ile ilgili şunları söyler: 

Öyle bir şey yapın ki; 

Çevresini deneyimlesin

çevreye  tepki versin 

Değişsin belirli bir şekli olmasın 

Belirsiz olsun 

Çevresinin desteği olmadan işleyemesin 

Hep farklı görünsün 

Işık, ısı ve değişime tepki versin 

zamanda yaşasın 

İzleyicinin zamanı deneyimlemesine izin versin 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü