Haliç Köprüsü

 Parkta, bahçede, otobüste, minibüste iki kişinin sohbetini dinlemeyi severim. İki kişilik sohbetler samimidir. Gizli bir şeyler söylenir bazen kendine yakın birini canlandırır herkes iki kişilik sohbetlerde. Mütecessis bir edayla değil ama çok severim bu konuşmaları dinlemeyi. Etraftaki diğer herkes hiç kimsedir. Bir daha karşılaşmayacağımız için herkes diğerini yok sayar. Çok da uzatmadan mevzuya girmekte fayda var ben hep sağa sola çok dağılıyorum. 

Metrobüste arka koltukta saçının, yüzünün yansımasını, gündüz olduğundan sadece siluet halinde gördüğüm iki kadının konuşmasını dinliyorum. Konuşmanın en acılı tarafına denk gelmişiz Haliç köprüsünde.

-Köprüleri ve barajları çok severdi. Hatta garip gelecek belki ama ben çok iyi anlıyorum neyi sevdiğini depremleri ve selleri de severdi. Ben de severim. şimdi bunu anlatmayayım ama sonra sağa sola çok dağılıyorum.

- Anlat ya çok yolumuz var daha. Metrobüsteyiz oturuyoruz. Bir hayali yaşıyoruz. 

- Köprüler ve barajlar; depremler ve seller ikili gruplar halinde paralel sanki. Köprüler depremle seller de barajla. Bir grup daha var aslında bu sefer yine karşıtlıkla kategorize olma grubu. Köprüler barajlar insanın karşı geliş değiştirme enerjisi, deprem ve seller insana kayıtsız da olsa karşı bir direniş gibi. Doğa bize direnmez biliyorum. Neyse her ikisinde de ortaya çıkan enerjinin büyüklüğüne hayran oluyordu. Her iki grupta da da birikmiş ve yeniden başka bir şekilde ortaya çıkmış enerji çeşidi var. Biz köprü ve baraj inşa ederken uzun süre biriktirdiklerimizi fikri olarak da elbette ve aynı zamanda binlerce kol gücüyle makine gücüyle birleştirerek devasa bir yapı koyuyoruz ortaya bu müthiş bir şey. 

- Biz doğadan ayrı değiliz ki. Sadece piramidin en üstüne gelip oturmuşuz. O da anamızdan zorlukla çıkan kocaman kafamızın içindekiyle oluyor diye düşünüyorum. Sel ve deprem gibi bir şey, bir insandan başka bir insan çıkması.

- Elbette haklısın. Biz hem kendimizi dışındaymış gibi düşündüğümüz doğaya hem de kendi doğamıza müdahale ediyoruz. Diğer bir derin arayış içine girersek, insan doğasında kendi doğasına müdahale etmek varsa bu da bir doğal işleyiş haline geliyor. "Biz" ve "Doğa" diye iki ayrı şeyden bahsedemeyiz. 

-Böyle dolandıra dolandıra kenar köşe geçerek konuşmayı seviyorum aklımdan geçeni tam eksiksiz anlatacak zamanı bulmayı ve hatta daha zoru insanı bulmayı.

- Metrobüste zaman hızlı geçer, yandaki araçlar hep duruyor.

- Evet anlatacağım şeye geri döndüm trafik olunca. Bir gün Haliç köprüsünde yenileme çalışması vardı. Hatta bu tadilatı ilk kez fark ettiğimizde motorla yol alıyorduk bir anda taraklanmış asfalta girmiştik. Hiçbir uyarı levhası yoktu tabi ki. akşamın bir vakti asfaltı bir motor tekerliğinden daha geniş ve derin bir şekilde tırmıklamışlar. taraklama olsa nizami olur. Dümdüz bir çizgi bulup gitmek mümkün değil ehliyet sınavında slalom yaptırmalarının bir sebebi var.  Bu daha çok adam öldürmek için girişilen ama adı taksirle adam öldürme cinsinden masumane inşai faaliyet...

- Her zamanki işlerimiz. bir akşam hadi başlayın demişlerdir. Uyarı levhalarının kimin tarafından konulacağı sözleşmeye yazılmadığı için hiç kimse düşünüp harekete geçmemiştir.

- Ben çok korkmuştum kaza yapacağız; yerlerde, arabaların altında kalacağız diye ama böyle zamanlarda hep ona güvenmenin verdiği yürek hafifliği ile, böylesine zor bir durumdan da en doğru çözümle çıkar diye düşünüp yine ona hayran oluyordum. Sonra yine Haliç köprüsünün yenileme güçlendirme çalışmalarının yapıldığı bir gün birkaç şerit kapatmışlar arabayla gidiyoruz. Küçük bir tabela gördük.  Eski Galata köprüsünü trafiği biraz olsun rahatlatmak için Balat Hastanesi tarafından Haliç'in karşı kıyısına bağladıklarını yazıyor ama hafif araçların geçebileceğini yazıyordu. Tabelayı şöyle okudum: Küçük ve şirin araçlar  Eski Galata köprüsünü kullanabilirler. İkimiz de buna çokça gülmüştük. 

 Ben bu kadarına misafirlik etmiştim. Misafirliğin de kısası makbul olduğundan şoförle iletişim aracımız olan düğmeye basıp indim hem zaten ben sağa sola çok dağılıyorum.  


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü