Chopin Etkisi
3 hafta önce belki de 4
"İnsanların da hayvanlar gibi ödül ile eğitildiğini söylememiş olmalıyım. esasen sadece çocuklar değil bizim yetişkin dediğimiz mahluklar da aynı şekilde eğitilir. sadece etrafınıza daha insan dışı bir çerçeveden bakın bizlerin de birer hayvan olduğunu bilerek. Bunu geçelim gelelim teskin ettiğimiz akıllarımıza budanmış söylenmeye gerek olmayan bazı küçük anlara.
denizden ve arabaların insanların gezindiği yer yüzeyinin 30 metre altında farelerin dışında 200 kişinin her gün ısrarla gününü temiz hava olmadan gün ışığı olmadan geçirdikleri zalimane iş yerine.kapıda biri duruyor benim içimden "open the gate" demek geçiyor. aslında aklımda olan "kapı" önünde hendeği olan kocaman bir şato kapısı halbuki bu kocaman şantiyede benim hayalimdeki kapıya denk bir tane bile kapı yok.
benimsemek ait hissetmek eleştirmek, sürüye katılmak. bunların hepsini bağlayalım birbirine.
Benimsemek. içerisinde sevmek olan ve olmayan olmak üzere iki adet.
Öncelikle sevmek. sevmek diğer bütün duyguları içerisinde barındırır kızmak nefret etmek sahiplenmek özgür bırakmak mutlu olmak mutlu etmek. bazıları -az önce saydıklarımdan bazıları- "arzu" bazıları duyguları karşılıyor. aradaki farkı bilecek kadar zeki insanlara seslenmek zorunda değilim hangisini hangi kutuya koyacağımız çok önemli değil sadece güvenli tarafta durmak için -kendim için- açıklama yapıyorum. tekrar geri dönmek gerekirse benimsemek, yeni aldığın herhangi bir eşyanın ilk günlerdeki gibi olmasa da eskimesine rağmen sahipliğinizden keyif aldığınız yokluğunda yenisine alışmak için ("get used to" kalıp olarak süreci çok güzel özetleyen) bir ara dönem geçirmenin dışındaki dönemdir.Benimsenmiş olan bir şey hissedilmez hale gelir eline yüzüne alışık olduğu gibi insanın. bir de daha büyük bir topluluğa ya da oluşuma dahil olma ihtiyacı var benlikler asi, öfkeli ve kararsız ( element gibi) durumunu bir birleşik olarak sönümlemek ister. bu analoji hepimizi rahatsız edebilir ama bazı insanlar asal gazlar gibi yalnız yaşayabilir başka bir elemente ihtiyaç duymazlar ama bazıları ki bu bir çoğunluğu oluşturur başka elementlerle bileşik oluşturmak için bulunurlar fakat bu bileşikte kendi karakterlerini kaybederler bütünüyle eskisi gibi olamazlar. Şimdi insanları ve elementleri gerçekte bir benzetmeden ötede benzer olup olmadıklarını düşünelim. Kimya hayatın gerçek bir özetidir. Modeller küçültülmüş sadeleştirilmiş büyütülmüş ve karmaşıklaştırılmış gibi durabilir ama bütün modeller kendi içinde birbirinin benzeridir. ben karbon oksijen ve hidrojen yapı taşlarından oluşan bir varlıksam ki bunu kabul etmemek için bir engel yok önümüzde. temel taşlara bakarken karbon oksijen ya da hidrojenden hiç biri asal gaz değildir, daha kararlı olmak için parça değişimi yapası gelir. Sanırım konuyu dallandırmadan insan için nasıl bir anlam ifade ettiğini anlatabildim. Aynı sava başka bir yönden yaklaşırsak kurulan bağların (bileşikler oluşturabilmek için bağlara ihtiyacımız var) çeşitleri farklıdır.uzatılan benzetmelerin bir yerden yırtılıp kopma ihtimali çok yükselir ama devam edelim özeti genişletmeye bu benzetme gergisi yırtılana kadar. Ne de olsa aklımız deneyimleyerek bilgiye ulaşabiliyor ya da a priori bu kısım çok daha sonra düşünülmesi gerek sanırım. bağlarımıza gelince bir yokluk aleminden kopararak dünyaya geldiğimizi varsayarsak ki büyük bir mantık hatası olur. yok olanın içinde bir "var" ise yokluk sınırlarını geriye çekmek gerekir o zaman da bir var olandan çıkması gerekir. mantıkta üçüncü durumun varlığına daha sonra gelmek daha az kafa karıştırıcı olacaktır."
3 Hafta sonra belki de 4: "Hayallerim çok daha canlıydı şimdi tiftik tiftik yorgan yünleri gibi dikenlerin uçlarında sallanıyor."
2 dakika sonra: " beni unutmayın lütfen"
"İnsanların da hayvanlar gibi ödül ile eğitildiğini söylememiş olmalıyım. esasen sadece çocuklar değil bizim yetişkin dediğimiz mahluklar da aynı şekilde eğitilir. sadece etrafınıza daha insan dışı bir çerçeveden bakın bizlerin de birer hayvan olduğunu bilerek. Bunu geçelim gelelim teskin ettiğimiz akıllarımıza budanmış söylenmeye gerek olmayan bazı küçük anlara.
denizden ve arabaların insanların gezindiği yer yüzeyinin 30 metre altında farelerin dışında 200 kişinin her gün ısrarla gününü temiz hava olmadan gün ışığı olmadan geçirdikleri zalimane iş yerine.kapıda biri duruyor benim içimden "open the gate" demek geçiyor. aslında aklımda olan "kapı" önünde hendeği olan kocaman bir şato kapısı halbuki bu kocaman şantiyede benim hayalimdeki kapıya denk bir tane bile kapı yok.
benimsemek ait hissetmek eleştirmek, sürüye katılmak. bunların hepsini bağlayalım birbirine.
Benimsemek. içerisinde sevmek olan ve olmayan olmak üzere iki adet.
Öncelikle sevmek. sevmek diğer bütün duyguları içerisinde barındırır kızmak nefret etmek sahiplenmek özgür bırakmak mutlu olmak mutlu etmek. bazıları -az önce saydıklarımdan bazıları- "arzu" bazıları duyguları karşılıyor. aradaki farkı bilecek kadar zeki insanlara seslenmek zorunda değilim hangisini hangi kutuya koyacağımız çok önemli değil sadece güvenli tarafta durmak için -kendim için- açıklama yapıyorum. tekrar geri dönmek gerekirse benimsemek, yeni aldığın herhangi bir eşyanın ilk günlerdeki gibi olmasa da eskimesine rağmen sahipliğinizden keyif aldığınız yokluğunda yenisine alışmak için ("get used to" kalıp olarak süreci çok güzel özetleyen) bir ara dönem geçirmenin dışındaki dönemdir.Benimsenmiş olan bir şey hissedilmez hale gelir eline yüzüne alışık olduğu gibi insanın. bir de daha büyük bir topluluğa ya da oluşuma dahil olma ihtiyacı var benlikler asi, öfkeli ve kararsız ( element gibi) durumunu bir birleşik olarak sönümlemek ister. bu analoji hepimizi rahatsız edebilir ama bazı insanlar asal gazlar gibi yalnız yaşayabilir başka bir elemente ihtiyaç duymazlar ama bazıları ki bu bir çoğunluğu oluşturur başka elementlerle bileşik oluşturmak için bulunurlar fakat bu bileşikte kendi karakterlerini kaybederler bütünüyle eskisi gibi olamazlar. Şimdi insanları ve elementleri gerçekte bir benzetmeden ötede benzer olup olmadıklarını düşünelim. Kimya hayatın gerçek bir özetidir. Modeller küçültülmüş sadeleştirilmiş büyütülmüş ve karmaşıklaştırılmış gibi durabilir ama bütün modeller kendi içinde birbirinin benzeridir. ben karbon oksijen ve hidrojen yapı taşlarından oluşan bir varlıksam ki bunu kabul etmemek için bir engel yok önümüzde. temel taşlara bakarken karbon oksijen ya da hidrojenden hiç biri asal gaz değildir, daha kararlı olmak için parça değişimi yapası gelir. Sanırım konuyu dallandırmadan insan için nasıl bir anlam ifade ettiğini anlatabildim. Aynı sava başka bir yönden yaklaşırsak kurulan bağların (bileşikler oluşturabilmek için bağlara ihtiyacımız var) çeşitleri farklıdır.uzatılan benzetmelerin bir yerden yırtılıp kopma ihtimali çok yükselir ama devam edelim özeti genişletmeye bu benzetme gergisi yırtılana kadar. Ne de olsa aklımız deneyimleyerek bilgiye ulaşabiliyor ya da a priori bu kısım çok daha sonra düşünülmesi gerek sanırım. bağlarımıza gelince bir yokluk aleminden kopararak dünyaya geldiğimizi varsayarsak ki büyük bir mantık hatası olur. yok olanın içinde bir "var" ise yokluk sınırlarını geriye çekmek gerekir o zaman da bir var olandan çıkması gerekir. mantıkta üçüncü durumun varlığına daha sonra gelmek daha az kafa karıştırıcı olacaktır."
3 Hafta sonra belki de 4: "Hayallerim çok daha canlıydı şimdi tiftik tiftik yorgan yünleri gibi dikenlerin uçlarında sallanıyor."
2 dakika sonra: " beni unutmayın lütfen"

Yorumlar
Yorum Gönder