Kayıtlar

Kendine Tanrı (Tanrı Benliği)

Kendime tapınmam ve herkesin kulu olmam geçmediği için yazamıyorum. Bazı bazı kendimi 2 yıl öncesinde buluyorum sonra hiç olmadığım bir gerçekliğin içinde buluyorum. bu gerçeklik sanrısı aşık olmak. olmak istediğim kişiye öykünüşüm. Kendi kendini bu kadar araştırmak kurcalamak bu kadar. Kendinden kaynaklı esaret. otuzdan sonra başlıyormuş. pek çok şeyden azade düşünmek mümkün olunca özgürleşiyor gibi ya da özgürleşmek bir boşluk hissi gibi kalmasın burada hafifliyor diyelim. Kendimi en iyi tanıdığım yaş olmasa da kendime en hakim olduğum yaşlarım. "Keşke yılları" biraz. yeniden bir doğuş bekliyorum. Halbuki doğumda ikili mücadele var. ben biri beni tekrar doğursun istiyorum. Doğal olmayanda doktor ve sair müdahalesi de olduğundan bana yardım edin beni doğurun yeniden demek istiyorum. Rehavet bu yüzden. Yine bağdaş kurmuş dünyanın üzerinde mutsuz, kahramanını bekliyor. -Kahraman sendin hani, bağdaş kuran. -Hevesim yok. -Mutsuzluğun olağan. Yumuşak G'lere gelesin. -İçim...

Seçimli Geçirimli

Kindağının bu tarafını yazmayacaktım. havayla taşınan ifrazat beni yerimden kaldırdı. yine üşümeksizin titreme başladı. artık yazmaya mecburum bazı çeneleri bilekleri kırmanın vakti gelmiş. İnsan sevilmezmiş yine zaman içinde kendi kendime haklı çıkmanın partisini yine yalnız vereceğiz demek. Sevmiyorum hiç de sevmedim. Ben insanlık sevmiyorum. herhangi bir gönül, kan, arkadaşlık, yoldaşlık, ortak hiçbir bağ beni bağlamıyor. dünyanın göbeğinde de ben varım. zaten fikrimden öteye gider mi dünyamın görüşü. gitmediği havayla taşınan ifrazat analizleri bile anlaşılıyor. kalın kafaları kırmanın efor israfı ile sonuçlandığını yüz kere bin kere gördüm. kendi kendime kanıt deliliği ile yine deneyeceğim. Aklım gönlümü kandıramıyor. Yönetimi ele geçirse ağzınızda diş bırakmayacak. kırık dişlerinizi de toz edecek. pek çok dişiniz daha önceki maceralarınızca kırılmış görebiliyoruz. Geçmiş zaman kahramanlıklarında giydiğiniz pelerin kıçınıza büyük geliyor. "Göğsüm bir ova gibi geniş" slog...

Unique

Yeni mümkün ama eşsiz mümkün değil belki de unique deyince rahatlar herkes. belki ben de biraz oralarda geziyorumdur.

İki Şehir Bir Kasaba

01.04.2019 Yasemin kokusu aklını başından alabilir; rüzgarla dozu artıyor. Zeytin ağaçlarına çok yakışan boynunda siyah bir kolye taşıyan kumrular var. En güzeli hiçbir köşebaşı diğerine benzemiyor. Beyaz olmasına rağmen birbirinin aynısı değil. Tepesi bol bir şehir için en sürprizli yerleri veriyor. Canım İstanbul gibi. Tepeler bir şehir için önemli tabak gibi bir Konya da olabilirdi ama dağında tepesinde hep yarar var.

Belle Kadıköy

09.11.2017 Kadıköy- Karaköy Vapuru    İnsanlardan korkuyorum bir vapur dolusu insan indiklerinde beni göremeyecekleri sanrısı ve ayağım takılıp burkulup kayıp düşmekten korkuyorum. diğer taraftan kendime engel olamadan denize atlamaktan da korkuyorum. deniz benden çok büyük benden çok güçlü denize yakın olduğum her an kendi kendime denize atlama diyorum. denize düştüğüm anı canlandırıp kafamda bunu  heyecanına kapılıyorum. bu anlar bana adrenalin bağımlığını hatırlatıyor. Bir gün kendine engel olamadan denize atlayacağım kadar uzaklaşacak mıyım kontrolden.   Güneş kızıl sarı bir top gibi belki 3 boyutlu bile değil bir tepsi. değiştirilemez olduğunu bilmesem birilerinin yerine ucuz bir kopyasını koyduğunu düşüneceğim. Yasaklar engel değil düşünmeye. şimdi bulutların arasında iyiden iyiye kayboldu, hepten ucuzladı ışığı büsbütün azaldı. Dandini bir kasım güneşi artık. İki demir şerit üzerinde Kadıköy İskelesi yazıyor. Toplamda dört şerit kadıköy için iki iskelesi...

Altyapısız

yüzümün yarısı gölge yarısı hüzün hüzün, gölgelenmiş demek yüzüm hep gölge yüzüm hep hüzün demek ki ben bir hüzün yüzü olmuşum hüzün yüzüm olmuş gölgelenmiş gözüm derimi aşağı çeken sen misin keder bu kadarı da fazla ama intihar eden umut olmaz fark etmeden gizli bir güneş ışığı gibi  odaya sıcak sıcak giren umut umut hiç ölmez umut asla intihar etmez 25.11.2025  Burada şerefsizin biri bana artık sen mutsuz ağlayan bir kadın oldun demişti. 2025ten 2019a tekmemle geri dönüp ağzının ortasına kimden ötürü yavşak diye bağırarak tekmemi koymam gereken yere koyuyorum. O kadar yoldan gelmiş tekme sıcak servisi hak eder. Yaavvvşakkk

Oyuncak

Ben çocukların oyuncağa ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Güneydoğuya yok efendim Afrika'ya oyuncak yardımı yaptık.o çocukların eğitime o çocukların yiyecek maddesine ihtiyacı var gibi ucuz bir duygu sömürüsü kontra atak peşinde de değilim. Eğitim kısmı benim için tartışmalı bunu daha sonra gerçekten uzunca yazarım bazı yerlerde bahsettiğim olmuştur mutlaka. Eğitim bizim istediğimiz benimsediğimiz sisteme çocukları uydurma sistematiğini içeriyor zaten. Yiyecek ve su kısmına gelirsek temel yaşam faaliyetlerinden besleme besin maddelerine ve suya ulaşabilme tartışılmaz bir gerek. Yaşayabilecek kadar bile suya ve temel gıda maddelerine ulaşamayan çocuklar ve insanlar pırlantalarınızdan utanmanız gerektiğini düşünüyorum. onun yerine bilmem nereye bağış yap da demiyorum herkesin bağışı kendinin kurbanı aslında. Günah çıkarmak "ben de onlar gibi olmayayım " diye bir tanrı yakarışı. Mark Twain elinde olmadan bana hak vermiş. İnsan kendini doğrultmak, kendi varoluşunu rahat ettirm...