Kayıtlar

Günlük

özel eğitim almam gerektiğini düşünüyorum ben soruları tersten çözen aklımı herkes gibi çalışır hale getirdiler size benim için kıymetli olanları çöpe atma geleneğini anlatacağım ilkokul 3ten beri yani 9 yaşımdan beri yazarım günlük yazarım şiir gibi bir şeyler yazar gibi yaparım. evde herkes de bilir hatta esasen günlük tutmak evde bir moda ile başlamış devam etmeyen pek çok kişi olmuştu. İlk günlüğüme biraz da istiklal marşıdan heveslenerek anneme şiir yazmıştım şiiri yazarken ağlamıştım hatta. 10 kıtalık bir şiir çocuğun annesine yazdığı. Daha saf pek az şey bulunur, anne ve çocuk arasında geçenden saf bir şey olamaz. Şiiri yazdığım günlüğü yanlışlıkla değil bile isteye atmışlar hatta termosifonda yakmışlar. Bunu yapan da içinden çıktığım büyük matruşka. Annem. Sevinç emretmiş ben artık o evde yaşamıyormuşum benim eşyalarım geri gelmesi mümkün olmayan yazdıklarım sobada yakılmış. Çünkü emir eri büyük matruşka. Hadi o emir eri. Diğeri de Führer... Devamı evden atılışım ile ilg...

INstant

keşke yüzeysel konuşmanı biraz bıraksan ama ben işi gücü derdi sıkıntısı olandan ne bekliyorum instant messengerda ne yazıyorum konuşmaya cesaretim yok diyemem ama istemiyorum sen tamam desen konuşalım ben konuşmam nedir derdin yüzeyseli derini nedir desen cevap veremem cevap vermem konuşmak istemem bir rehavet çöküyor o zaman ağır bir umursamazlık bundan geri dur diyor bu gereksiz ben de kendi içimde yüz kere bin kere tekrar ediyorum diyeceklerimi dişlerimi sıkıyorumm sonra çenem çıkıyor yerinden sonra ne sonra ne ki bir fırıldakta bir fare iki fare sana mail attım dün ne olursa olsun mailleşmeyi severim diyecek lafım da kalmamış derin konuşmalara konu mu var beni hayatının merkezine koyma sevmem bunu zaten bana yalan kıymetler yükleme yoksa yoktur rol yaparım ben yaptığım rolü dersem geberirsin üzüntüden aynısı işte rol yapma ben mutlu da olurum mutsuz da kimse kimseye mutluluk taahhüt edemez devamlı beni kan...

Çamur

Resim
bugün çamurun her kıvamını hissetttim yapışkan, sümüksü, katı, taşlı, cıvık, sıçrayan, iz bırakan, iz bırakmayan, yağmur damlası formunda ya da dairesel bir nokta şeklinde olan ne geçti elime yazmak istediklerim bunlar mıydı ki

Kin dağı

 Bir adam kin dağına gitmiş yukarı tırmanmış hep yukarı... hava soğumuş güneş kaybolmuş bazen yakın tepelerden yanardağ patlamış ama güneş yok tek ağaç yok bir yeşil ot bile yok. Kin dağında hiç bir şey yetişmez. Bir kadının ağlama sesi yankılanıyor dağda kocaman dağda bir ağlama yankısı.  dağ çok büyük olduğu için yankısı da çok oluyor ama göz yaşı küçücük çünkü dağda iyi bir şeye yer yok damla damla gözyaşı kocaman dağı eritemez

Dekoder

                                                                    28.06.2016 Rüyalarımdaki beni görsen İçim pamuk şeker gibi Hissetsen beni eskisi gibi Dekodersiz gibi şifrem sende Beni bırak Beni öldür Beni azat et

Aşkım naber

-askim naber (kollarını açıp öpmeye çalışarak) -.... (Şaşkın bir gülümseme) - ay meraba -merhaba ama sizi tanımıyorum.öpmek isterseniz opebilirsiniz ama hastayim (Gülümsemesine, gülümseme ile cevap verildi)  - kusura bakmayın sizi çok sevdiğim arkadaşımın uzun zamandır gormedigim kardesine  benzettim aynur ablan geldi diyecektim tekrar kusura bakmayın iyi akşamlar  -Rica ederim iyi akşamlar 

Dergah

Resim
Dergâhta çile, ibrik doldurmakla başlar. Adına çile deyince sanki kahırmış gibi geliyor. Dergâhta çile pişmek için çekilir. Gelelim bizim dergâhlarımıza şeyhlerimize ve çilemize ne kadar piştik ne kadar olgunlaştık. En çok zaman geçirdiğimiz yattığımız kalktığımız rüyamızı işgal eden iş yerlerimiz bizim dergâhımız. Çilemiz? Çilenin karşılığı? Tatmini? Olgunlaşmamız? Çok küçük araya katıp karıştıracağım kelime kökleri Nişanyan'a da saygılarımı yollarım, o benim hiç farkıma varmasa da. Der-gâh iki kelimenin birleşmesiyle oluşuyor aslında "kapı" ve "yer". Der, kapı; gâh da yer. Tezgâh da öyle el yeri. İkametgâh falan filan. Özetle ne öğrendik -gâh Farsça yer demek zaten kapının der olduğunu öğrenmek zor değil ama Arapça ile karıştırmak da mümkün biri “bab” biri “der”. Bab-ı Ali Dar-ül funün aynı zamanda bir mekân belirdiği için ev manasına da gelir. Ya da belki de merkez demeliyiz. Çatı anlamına da gelebiliyor. Biraz dili hissediyor olmanız lazım tam manasına...