Kayıtlar

Çamur

Resim
bugün çamurun her kıvamını hissetttim yapışkan, sümüksü, katı, taşlı, cıvık, sıçrayan, iz bırakan, iz bırakmayan, yağmur damlası formunda ya da dairesel bir nokta şeklinde olan ne geçti elime yazmak istediklerim bunlar mıydı ki

Kin dağı

 Bir adam kin dağına gitmiş yukarı tırmanmış hep yukarı... hava soğumuş güneş kaybolmuş bazen yakın tepelerden yanardağ patlamış ama güneş yok tek ağaç yok bir yeşil ot bile yok. Kin dağında hiç bir şey yetişmez. Bir kadının ağlama sesi yankılanıyor dağda kocaman dağda bir ağlama yankısı.  dağ çok büyük olduğu için yankısı da çok oluyor ama göz yaşı küçücük çünkü dağda iyi bir şeye yer yok damla damla gözyaşı kocaman dağı eritemez

Dekoder

                                                                    28.06.2016 Rüyalarımdaki beni görsen İçim pamuk şeker gibi Hissetsen beni eskisi gibi Dekodersiz gibi şifrem sende Beni bırak Beni öldür Beni azat et

Aşkım naber

-askim naber (kollarını açıp öpmeye çalışarak) -.... (Şaşkın bir gülümseme) - ay meraba -merhaba ama sizi tanımıyorum.öpmek isterseniz opebilirsiniz ama hastayim (Gülümsemesine, gülümseme ile cevap verildi)  - kusura bakmayın sizi çok sevdiğim arkadaşımın uzun zamandır gormedigim kardesine  benzettim aynur ablan geldi diyecektim tekrar kusura bakmayın iyi akşamlar  -Rica ederim iyi akşamlar 

Dergah

Resim
Dergâhta çile, ibrik doldurmakla başlar. Adına çile deyince sanki kahırmış gibi geliyor. Dergâhta çile pişmek için çekilir. Gelelim bizim dergâhlarımıza şeyhlerimize ve çilemize ne kadar piştik ne kadar olgunlaştık. En çok zaman geçirdiğimiz yattığımız kalktığımız rüyamızı işgal eden iş yerlerimiz bizim dergâhımız. Çilemiz? Çilenin karşılığı? Tatmini? Olgunlaşmamız? Çok küçük araya katıp karıştıracağım kelime kökleri Nişanyan'a da saygılarımı yollarım, o benim hiç farkıma varmasa da. Der-gâh iki kelimenin birleşmesiyle oluşuyor aslında "kapı" ve "yer". Der, kapı; gâh da yer. Tezgâh da öyle el yeri. İkametgâh falan filan. Özetle ne öğrendik -gâh Farsça yer demek zaten kapının der olduğunu öğrenmek zor değil ama Arapça ile karıştırmak da mümkün biri “bab” biri “der”. Bab-ı Ali Dar-ül funün aynı zamanda bir mekân belirdiği için ev manasına da gelir. Ya da belki de merkez demeliyiz. Çatı anlamına da gelebiliyor. Biraz dili hissediyor olmanız lazım tam manasına...

Latifa

Resim
latifa gibi öleceğim her şeyin bittiği gün bir günde kuruyup porselen bardak gibi bir anda kırılıp parça parça olmuş eskisini hatırlatan ama asla eskisi gibi olamayacak bir anda, gün bile almayacak sonu belki her şeyi hissettim çaresizlik kahır belki daha fazlası var -bu sandalyeyi alabilir miyim -tabi hüznüme izin yok kaçmama imkan yok.

Siyah

içimden sözsüz ağıtlar geçiyor ağlıyor gibiyim gözüm balık gözü bu yıl saçımda çıkan beyaz tel sayısı sonsuz ama saçım aşırı siyah halbuki simsiyah akmakta olan katran annesi katledilmiş çocuk gibi içim kim bilir ki kimse