Kayıtlar

Serbest Çağrışım

Resim
istek üzerine bir bilge nefise. aslında benim adım bitişik yazılmalı bilgenefise. böyle uzun ve karışık. böyle tam ben gibi saçma sapan ve yanlış. anlatacaklarımı roman gibi okursunuz. çekirdek gibi çıtlatırsınız ama anlatacaklarımın her birinin ayrı bir engeli var. yazar,şair olmanın güzel tarafı anlatacaklarını eğip büküp başkaları üzerinden anlatabilmek. ben bir hikaye yazsam bu kimi anlatıyor derler ulan kimseyi anlatmıyor valla tamamen uydurdum desem de yok! bu aralar müthiş yazma açlığı çekiyorum. bir çeşit günlük tutuyorum. utanç verici mi günlük tutmak ama şair, yazar olunca  özellikle öldükten sonra bulununca çok kıymetli oluyor o günlükler mektuplar. benim yazdıklarım elbette edebi niteliği olan karalamalar değil. ben de zırva olduklarını biliyorum.Kendimi çok önemsiyor görünmekten hep hicap duydum diğer taraftan gizli mesajım çok önemli olduğumdu. serbest çağrışım yöntemiyle bir şeyler yazalım hadi bakalım ilk aklıma gelen dekor her zaman resim derslerinde çizdiğimi...

Mütecessis

Resim
ben, benden beklenen, benim kendimden beklediğim olgunluk, kol kırıldı yen içinde kaldı, ketum oldum dünyanın ağırlığını taşıdım yüksünmedim, erinmedim örselenmedim bakışı duruşu. dünya sandığınız kadar ağır değil herkes taşır edası. ne gerek var.  ben ağladım lan. içimi kanatarak ciğerimi dökerek ağladım hem de. böyle alenen yazmayacaktım. bazen  çok kırıldım canım yandı. yahu çığlık atmak istedim ah dedim sadece sessizce ah dedim. ne çok abartıyor her şeyi dediniz. dediniz mi. eleştirdiniz. türlü pislikler bulaştırdınız fikrinizce bana. olmayanlar dokunmadı; olmadılar çünkü. bana benim yanımdaymış gibi tahayyül edilenler dokundu hem de nasıl dokundu. bir başlangıç yapmak mümkün değil biliyor musunuz yeni bir şey yok. ben eskiyim mesela benim yeni olmam mümkün değil. yeni gibi düşünmem mümkün değil. ben zaman geçirdim ve zaman geçti yaşadıklarımın üzerinden ama anılarım geçmedi. eskileri unutmak ne zor. keşke hepsi, her şey gökteki bulutların rüzgarla yavaş yavaş azaldığı gi...

Kalıntı, Çöküntü ve Başkalaşım

Resim
Eylülde yeniden düzenlenen okul servisi fiyatları açıklandı mı? Size çaresiz ve yalnız olmayı yazayım biraz. Şimdilerde, son 13 yıldır; yıl "bin dokuz yüz" diye başlayamıyoruz tarih söylemeye. havası değişti artık ama anlatacaklarım "bin dokuz yüz"lerde geçiyor. 90'lardaydık hatta seksenlerden yeni kurtulmuşuz. Yıl 1990 ilkokula başladığım yıl. O zamanlar ilkokul deniliyordu, şimdiki gibi ilköğretim ilk dört yıl gibi değildi. İlkokul oydu işte. Okul öncesi saçmalığı ana sınıfıydı. Çocuklar biraz da okulda takılsınlar, anneleri börek yapsın, patates haşlasın, okula göndersin formatındaydı. Ben anaokuluna gitmedim. Orada bahsedilen ‘ana’nın neden bahsettiğini hâlâ biliyor değilim. Anaokuluna da gitsem söylemezlerdi. Onların da bildiğini sanmıyorum. Pek çoğu ‘anaokul öğretmeni sizin anneniz gibi olduğu için ikisini birleştirmişler, anaokulu demişler’ der bence ya da belki buradan ahkâm kesmek pek hoşuma gidiyor. Bu uzun dolambaçlı girişe son bir şey da...

Cerh

Resim
bu bayram her sabah uyandığımda ev tatili  diyorum. tatil bayram tatil bayram.tali tatil peh. bayram yapaylaşan bu bayram kan gölü hayvan gövdesi kasları böbrekleri derileri. her seferinde aklımdan geçen bir an için hayvanlarla insanların yer değiştirmesi. çok işlenen bir tema klip ve sairede. çok can yakıcı değil mi. diğer taraftan bakalım Allah için kestiğinizi sandığımız bir çoğu mundar hayvanlar. buzlukta bekleyen kavurmalar vejateryan değilim ateist deist gayri müslim de değilim. bilebilirseniz kategorize etmezseniz müslümanım. kurban bayramı bir çeşit katliam. üzgünüm .yıllar yılı kurban geleneğiyle yaşayan inkalar minkalardan sonra kolay vazgeçilecek bir şey olmazdı ( azıcık okuyun ) ki fark ettiyseniz namazdan çok değer verilen bir ibadet. kurbanda çokça dayanma ve gölgeleme var. öldürme, kan dökme güçlü olma, gücü kabul etme süper ego, eski uygarlıklardan bugüne kadar taşıdıkları güçlü bir suçunu suçsuzla baskılama ve gölgeleme var. kurban etmenin adak adamanın teme...

Artes

Resim
Genellikle rüyalarımın dekorunu oluşturan Mardin'de tepelik bir yerde uçurumun kenarından yukarıya at sürüsü çekiyoruz.neden bilmiyorum aşağıda durmaları onlar için sakıncalı . önce yavru atları tayları çekiyorum yukarı.ön ayaklarının omuz kısmına bağlandığı yerden kavrıyorum  hoop yukarı. güleç ve keyifli atlar gülümsüyorlar kikirdiyorlar hatta bir çeşit oyun onlar için. hemen solumda iki at var birinin hamile olduğunu öğreniyorum. rüyadaki öğrenme şekli: bir anda yeni bilgi tam ve kesin olarak sözlü ya da yazılı olmaksızın bildiriliyor. yanında bir erkek at var "çift demek bunlar" diyorum. hatta bazen konuştuklarını bile söyleyebilirim. "bu kadar karmaşa içinde bir de hamile at" diyorum sadece ama mutlu bir tablo onları yukarı çekmişim ne de olsa.  atları yukarı çekerken arkamda kalan kurtarılmış olan atların bana istemeden de olsa zarar vermesinden korkuyorum. çok hafif bir korku bir taraftan "ben onlara yardım ediyorum bana zarar vermezler" diyo...

Karışık Kurabiye

Resim
bir yanım gölgede bir yanım güneşte yürüyorum çizgide.

Eylül Zulmü (taslak)

Resim
Eylül en zalim aydır. Yıllar oldu beni şaşırtmadı Hep bir hevesle beklerim Tek bir sefer bile Bir kez hatta yarım kere bile Mutlu etmedi beni Zalim eylül eylülüne kızdım da temmuzunu mu sevdim sanki ama yine de en deli zalim eylül açıkça değil sinsi şubat gibi keskin ama derin değil Kağıt kesiği gibi sızlayan diş gibi zalim hele bir de mutlu olduğunu görsün ekim kasım aralık toplanır yıl bitmeden bitirirler seni ele başı eylül ama eylül zalim eylül derler ki eylül bir hırsıza aşıkmış hırsız augustus gün çalan augustus