Kayıtlar

Kalıntı, Çöküntü ve Başkalaşım

Resim
Eylülde yeniden düzenlenen okul servisi fiyatları açıklandı mı? Size çaresiz ve yalnız olmayı yazayım biraz. Şimdilerde, son 13 yıldır; yıl "bin dokuz yüz" diye başlayamıyoruz tarih söylemeye. havası değişti artık ama anlatacaklarım "bin dokuz yüz"lerde geçiyor. 90'lardaydık hatta seksenlerden yeni kurtulmuşuz. Yıl 1990 ilkokula başladığım yıl. O zamanlar ilkokul deniliyordu, şimdiki gibi ilköğretim ilk dört yıl gibi değildi. İlkokul oydu işte. Okul öncesi saçmalığı ana sınıfıydı. Çocuklar biraz da okulda takılsınlar, anneleri börek yapsın, patates haşlasın, okula göndersin formatındaydı. Ben anaokuluna gitmedim. Orada bahsedilen ‘ana’nın neden bahsettiğini hâlâ biliyor değilim. Anaokuluna da gitsem söylemezlerdi. Onların da bildiğini sanmıyorum. Pek çoğu ‘anaokul öğretmeni sizin anneniz gibi olduğu için ikisini birleştirmişler, anaokulu demişler’ der bence ya da belki buradan ahkâm kesmek pek hoşuma gidiyor. Bu uzun dolambaçlı girişe son bir şey da...

Cerh

Resim
bu bayram her sabah uyandığımda ev tatili  diyorum. tatil bayram tatil bayram.tali tatil peh. bayram yapaylaşan bu bayram kan gölü hayvan gövdesi kasları böbrekleri derileri. her seferinde aklımdan geçen bir an için hayvanlarla insanların yer değiştirmesi. çok işlenen bir tema klip ve sairede. çok can yakıcı değil mi. diğer taraftan bakalım Allah için kestiğinizi sandığımız bir çoğu mundar hayvanlar. buzlukta bekleyen kavurmalar vejateryan değilim ateist deist gayri müslim de değilim. bilebilirseniz kategorize etmezseniz müslümanım. kurban bayramı bir çeşit katliam. üzgünüm .yıllar yılı kurban geleneğiyle yaşayan inkalar minkalardan sonra kolay vazgeçilecek bir şey olmazdı ( azıcık okuyun ) ki fark ettiyseniz namazdan çok değer verilen bir ibadet. kurbanda çokça dayanma ve gölgeleme var. öldürme, kan dökme güçlü olma, gücü kabul etme süper ego, eski uygarlıklardan bugüne kadar taşıdıkları güçlü bir suçunu suçsuzla baskılama ve gölgeleme var. kurban etmenin adak adamanın teme...

Artes

Resim
Genellikle rüyalarımın dekorunu oluşturan Mardin'de tepelik bir yerde uçurumun kenarından yukarıya at sürüsü çekiyoruz.neden bilmiyorum aşağıda durmaları onlar için sakıncalı . önce yavru atları tayları çekiyorum yukarı.ön ayaklarının omuz kısmına bağlandığı yerden kavrıyorum  hoop yukarı. güleç ve keyifli atlar gülümsüyorlar kikirdiyorlar hatta bir çeşit oyun onlar için. hemen solumda iki at var birinin hamile olduğunu öğreniyorum. rüyadaki öğrenme şekli: bir anda yeni bilgi tam ve kesin olarak sözlü ya da yazılı olmaksızın bildiriliyor. yanında bir erkek at var "çift demek bunlar" diyorum. hatta bazen konuştuklarını bile söyleyebilirim. "bu kadar karmaşa içinde bir de hamile at" diyorum sadece ama mutlu bir tablo onları yukarı çekmişim ne de olsa.  atları yukarı çekerken arkamda kalan kurtarılmış olan atların bana istemeden de olsa zarar vermesinden korkuyorum. çok hafif bir korku bir taraftan "ben onlara yardım ediyorum bana zarar vermezler" diyo...

Karışık Kurabiye

Resim
bir yanım gölgede bir yanım güneşte yürüyorum çizgide.

Eylül Zulmü (taslak)

Resim
Eylül en zalim aydır. Yıllar oldu beni şaşırtmadı Hep bir hevesle beklerim Tek bir sefer bile Bir kez hatta yarım kere bile Mutlu etmedi beni Zalim eylül eylülüne kızdım da temmuzunu mu sevdim sanki ama yine de en deli zalim eylül açıkça değil sinsi şubat gibi keskin ama derin değil Kağıt kesiği gibi sızlayan diş gibi zalim hele bir de mutlu olduğunu görsün ekim kasım aralık toplanır yıl bitmeden bitirirler seni ele başı eylül ama eylül zalim eylül derler ki eylül bir hırsıza aşıkmış hırsız augustus gün çalan augustus

Şarkılar ve Kokular

Resim
bu koku sanrıları nereden çıktı. kıvamını ayarlasın diye güneşe bırakılmış vişne reçeli kokusu ,haşlanmış patates ve çokça kan kokusu. anıları en çok kanırtan, kanatan sanrılar. kurtulması mümkün değil. daha kötüsü hangi zamana gittiğini kestiremiyorum. sonrası daha da  vahimleşiyor. sürekli yol flash-backleri. bir ankara bir erzurum bir trabzon bir mardin yolları. anlar bir sürü halinde gelip üşüşüyor aklıma. aklım kalmadı tabi. bilmem kaç terabytelık veri aklımı esir aldı. artık yer yok deme çabası mı. rahat bırak beni günlük hayatıma şantiyeme fatihteki kiralık evime kabusuma kabuğuma geri dönebileyim. en çok şimdi ne yöne gideceğimi bilemiyorum. basamaklarım net değil herkese ait bazı yollar varken bana çok fazladan seçmeli bişiler sordular galiba.alternatif çok değil doğru cevap doğru yol azken yanlış yollar çok olan seçenekler bunlar. kim çikolata yerine pırasa yemek ister ki ? ben bile istemem. Ben hiç bişi istemem ben bir yaprak gibi su yüzeyinde durmak isterim. hep en umu...

Yanılsamalar

Resim
Bayram öncesi yazmak güzel, özet çıkartmak gibi halbuki bayram ne ki, gün işte. Eskiden ne çok beklentim vardı bayramlardan. biraz da öyle mi anlattılar acaba bize? dargınlar barışır kısmını bekliyordum en çok. çok korkuluydu bayramlar bu yüzden. yeni ayakkabı alındıysa yanında yatırmak ne güzeldi. sonra yılda iki kez alınan bayramlıktan başka okul zamanları alınan ihtiyaçların dışında alışveriş yapmayan bizler için yeni alınan giysiler ne harikaydılar. özenle seçilmiş ya da ikna olunmuş. ben hep kendimi iyi hissediyordum bayramlıklarımla. o zamanlar annemin babamın herhangi bütün durumlarda tereddütsüz ne yapmaları gerektiğini bildiklerini sanırdım. Milyar çeşit durumun bir şekilde öğretildiğini yetişkin olmanın böyle bişi olduğunu sanırdım. akrabalarımızın komşularımızın kimseyle ilgili kötülük düşündüğünü düşünmezdim. zaten yetişkinler dünyasında herkes ne zaman ne yapacağını ne diyeceğini bilirdi. kırgınlık kavgaya yer yoktu. kavga eden kişiler kültür seviyesi düşük, yetişkin olama...