Kayıtlar

Travmatik/Sentetik Beşer

Halbuki dün olanlar ağırdı bugün olanlar değersiz daha önce olanları hatırlamasak daha iyi onları taşıya taşıya bu kadar yüke razı olduk şimdi bir Atlas rolü verdiler bize. Biz taşırız getirin anne olmayı da biliriz olmasak da biliriz. Becerimizden değil biliriz işte bazen eski anneliklerimizden hatırlar yüzyıllar içinde yine anne oluveririz.Halbuki bir şımarık fino gibi hayatlar sanırsın elinin tersiyle ittikleri zaman seni, değersiz olmanın -bir finodan daha değersiz olmanın- bir düğümlük gırtlak acısını içine sindiremediğin büyük öfkeli anların sahibi olursun. Sahip olduklarını biri, bir veled-i meşru, bir; birilerinin kıymetlisi alıp gittiği zaman sen kimsesiz kaldım sanırsın kalmazsın yüz kere desek bile yine deriz biz: "Ne sen ne de başkası beni kimsesiz bırakamaz". Yine bir rölanti bir fırtına bir rölanti bir fırtına... Biz yüreği maya tutmazlardan olmuşuz ne yazık! Baktın da insan sureti sandın değil; bir mahlukat-ı diğer olanlardanız bilemediniz ,günahıyla anında y...

(Hep) Taslak/Draft

İnsan işte kendi kendinin belası ne yaparsın ben kendi hafızamla lanetlenmişim. Dert etmedim bir anın üzerine başka bir anı yazarken kaç yıllık sakız çiğniyorum; bu dağılmış, kokan, pis, her yani bakteri, yapış yapış ne bana ne başkasına hayrı dokunur, vıcık vıcık neyden ibaret olduğunu bile bilmediğimiz  donuk sinaps oyunları.Enerji midir anılarımız neyden oluşur nasıl yok edilir bilmediğimiz bazı bağlantılar eksik kalsa bende. Bir parfüm ya da mor salkım  beni yeniden aynı acının içine atmasa. Ne zaman direnç geliştirebiliriz. Şu yüzyılın haline bak hala acı çekiyoruz halbuki duygularımızdan bütünüyle arınabilirdik geç kaldık dönmedik bakmadık hep mekanik hep fizyolojik gördük hep dopamin seratonin sandık kendimizi hep akıllardan ibaret gördük birbirimizi halbuki kaç kez söyledik kaç kez anlamsızlaştırdık bedenlerimizi de. Ruhun mu acıdı yavrum?Müzikteki kimyasalı kim sakladı notalara nasıl etki etti bize halbuki reseptörlerin ne alakası olsun yayla,tuşla, tokmakl...

Mektup-4 (Yılbaşı)

Belki geç kaldım yayımlamak için belki henüz çok erken ya da tam zamanı da olabilir. Eskilerden yeni "yeniler" çıkartmak daha kolay belki de... 01.01.2005 00:43    Hayatım, Yeni bir yıl ama hayatlarımızı değiştirmiyor ki ,günler birbiriyle hep bağlantılı olacak .Sil baştan değil   kaldığı yerden devam .Umarım bu zaman akışı bizi birbirimize yaklaştırır.Seni bana beni sana ve bize . Seni seviyorum yazacak olursam  bugünlerde fazla kırılganım ,ağlamaktan korkuyorum.haksızlık etmekten de sana .Sen varsın benim için uzakta olsan bile orada olduğunu bilmek bile bana yetiyor. Bazen sana daha çok ihtiyaç duyuyorum yanımda olmanı, sarılmayı; kırılgan olduğum zamanlarda sana sarılıp nedensiz ağlamayı belki de .Korkmadan sığınmayı .Emin olmak korumandan ,bazen sadece senin varlığından ve dünden bağımsız yarınları özlemeden yaşamak beraber .Kelime anlamının tam karşılığını yaşamak birlikteliğin ‘seninle olmak’. Aynı şekilde senin de benle .Tekrar düşün...

Mektup-3 ( İmge Toplamı )

2005 Şubatından bir şeyler, bir delilik hali... Tarihin sadece benim için önemi var sanırım. Hiç düzenlemedim hatalarımı kollayın ya da kollamayın bilemem.  Artık ters yöne doğru kürek çekmeli .Tedbirlerin  mantığın kıyısına doğru .Sonunda paramparça olacağını bilerek bunun heyecanıyla sürüklenmek.Artık zor olana geldi sıra .Niye daha fazla ilerlemeden dedim bir zamanlar şimdi anladın mı ?Endişelerin asla bırakmaz peşini sadece kendi endişen içinde bile olsan bitmez. Cesur olmak neydi? Bazen senin olan öyle çoktur ki zarara uğrarsın. Fakirliği diledim; zincirler, halkalar bir araya gelmesin istedim ama yüz çeviremezsin. Cesur olsak ya da en azından korkusuz .Dayansam sana sığınsam sonra bir de kendime. Geçmişin izi kalır silinmez büsbütün Ama etkisi daim ise devam edemeyecek kadar ağırdır İlk durağı dahi beklemez. Mutluluk zümrüdü ankadır . Öyle uzaklarda,bilinmezlerde uçar ki Ama göz yaşları bile ilaç . Ama bilmiyorsan iki sokak aşağıda otursa da fark etmez ...

Nâr

Ben ağlarım; sen, Yüreğimi bilirsin. Ben celallenirim; sen, Kanımı bilirsin. Ben yanarım; sen, Nârımı bilirsin. Ben yazarım, sen, Mürekkebimi bilirsin. Ben ölürüm; sen, Canımı bilirsin. Bilir sanırım kendimi, Sen elbet en iyisini bilirsin. 31.01.2012 /İstanbul

Yemen Mocha

Resim
17 Kasım 2005  19:30‘dan sonra Bir gün gelir bütün gündüzler olur gece  Duyamadı ğ ın kendi sesin olur sadece     29 Aralık  2003 Yemen moca Belki çift c ile Bütün zaaflarımı görmek istiyorum Birileri parmaklarını sokmadan Kanatmadan Aynada sarı saçlarımı kestim Düz lepiska saçlarımı Uçları kanıyor her bir telin Bugün ayın 29 ‘u Peki bu ayın umurunda mı     

Gerçek İsimsiz

Ve bir  yağmur yağar İçinde  bir umut yeşerir Kırmızı  arzu Mavi huzur Hadi buyur Uyku alıp götürür Ne var ne yok Sabah  yine aynı çorak toprak Aynı kurak Tarih imi yok ama 2005 olmalı.