Kayıtlar

Gerçek İsimsiz

Ve bir  yağmur yağar İçinde  bir umut yeşerir Kırmızı  arzu Mavi huzur Hadi buyur Uyku alıp götürür Ne var ne yok Sabah  yine aynı çorak toprak Aynı kurak Tarih imi yok ama 2005 olmalı.

2002'den

2002'den  Sabunları yıkadım sabahtan akşama Ne kirleri kaldı ne kendileri Yalnızlığıma damladı kirleri Kirlendiği kadar azaldı Nasıl kurtulmaya çalıştım Benim  olan tek şeyden Senden, Yalnızlığımdan  *Sadece 2002'den diye not alınmış. Lisede isyankar zamanlarımdan kalma. 

Geçmiş Zaman Masalı

Bir kadının şefkatli sıcağında uyumak  ve bir erkeğin kollarında huzurla. İki deniz de kabarır durulur  uykuya bırakır kendini sakin. Meçhulün gölgesini arar. Bilmez ki içinde durur kendisi, aslı. Aslı olmayan gezinir bedbaht Gölgesine  kanaat eden de bulunur . Ama  bilmez neden nisyan İçi  dışı kaplama saf safir Yine anlamaz bilmez neden fakir Kestane saçları, gözleri ela Içinde nicesi var saçları al, gözleri boya Oğlan,Bey sana diyom Peşi sıra ak kara Geçirirsin sabah leyli Bu hatunun sana meyli Söylenirmiş masal imiş Iki vakit sonra neymiş At da yokmuş kervan neymiş Üç vakit sonra gelmiş Gözleri duru nehir Akıtır içine bir sürü zehir O zehir ki ab-ı hayat Bu nasıl ağu bu nasıl tat Kul bilgedir ki her söze mahir  Bundan öte adam olman zahir *  Son iki mısrasındaki düzeltmeler "Mızmız" mahlaslı bir ozanımıza aittir. Katkısı için teşekkür etmek gerekir. Ben yine de memnun değilim ama revizyon ol...

Londra camping

Resim
09.11.2006 yılında el yazısı ile kaleme alınmıştır. Bir öküz selülozla beslenir ama işlenmemiş olanla Esasen ister işlenmiş ister işlenmemiş olsun her ikisini de sindiremez öküz.  “Henüz Aralık ayı dahi değil ama ben yılbaşı kartı yazmak istedim sana. Sadece yazmak değil postalamak da var bunun içinde. Bazen zamanını bilmek gerekiyor Bazen belirlenmiş zamanlara hiç aldırmamak Ben senle mutluluğu seçtim Her yılın başında, ortasında, sonunda ya da herhangi bir yerinde Aynı umut ve kararlılıkla; beraber uzun yıllar geçirmek dileğiyle Seni seviyorum “

Mektup-2 (Vahim)

15.01.2008 tarihinde dijital olarak kaleme alınmıştır. Anlamıyorum neden bu kadar ısrarla mücadele ettiğini senin için bu kadar önemli olduğumu düşünemiyorum belki sen de aynı şekilde hissediyorsundur.Öküz, ben esasen kendimden bıktım;neden bu kadar saçma sapan işlerle hayatını heba ediyorsun neden bırakıp yoluna devam etmiyorsun belki de hayatında yapacağın en büyük yanlış üzerine bu kadar ısrarla gidiyorsun.Sen düşündün mü gerçekçi bir şekilde neler olabileceğini ileri yıllarda? Ben problemliyim.İstikrarsızım evet Öküz o kadar çok gitmek istiyorum ki seni de alıp gitmek istiyorum her yerden kimsenin olmadığı hiç bir şeyin olmadığı bir yere hem de.Yıllarca susmak istiyorum sana bakmak istiyorum sadece;sevgiyle bakmak sen bana baktığında işime hızla geri dönüp bakışlarımı kaçırmak.Kimse olmasın sen de konuşma toprak olsun, güneş, büyümek için hevesli ağaçlar olsun parlak açık yeşil yapraklı, hayvanları bile istemiyorum ses yapmasınlar kimse gürültü yapmasın...

Mektup-1 (Ardı İhanet)

Bu mektup 24.03.2007 tarihinde doğum günü kutlaması için dijital olarak kaleme alınmıştır.  Sevgili Öküz Arkadaşım Merhaba , Uzun zaman ilk kez öfkeden uzak duygularla yazıyorum hatta uzun zamandır yazmıyorum.Bana acıyı hatırlatıyor ama bugün nedense sabahtan beri sana bir şeyler yazmak istiyordum mavi farını sürdüğün günleri hatırlatmak için, o gülümseme için, yaş almanın hiç bir işe yaramadığına inandığım o güzel,pırıltılı günler için ben çok özledim gülümsemeni görmeyi;sabah erkenden ya da gece yarısı rüya görüp huzursuzlandığın zamanlarda yanıma gelip bana "bu yatakta huzur var " deyip bana da huzur verdiğin zamanları;eti cinini ikiye bölüp büyük parçayı ağzıma tıkıştırmanı;ikimizin de parasız kaldığı zamanlarda güçlerimizi birleştirmemizi;alış verişe gidip sabahtan akşama dışarıda dolaşmayı, görebildiğimiz her şeye bakmayı, bütün mağazalara girip çıkmayı, Costaki' nin arka bahçesini,yurdun yangın merdivenlerini 2005'in yılbaşı gecesini,teslim g...

Bin gün

                                                                                                                        Bir başıma televizyon izlemekten nefret ettiğim anlardan biri ; Fransız yapımı bir gezi programında Lizbon Rosso Meydanında  araç trafiğine bütünüyle kapalı bir alanda- kent meydanın tam ortasında -34 plakalı eski model bir Şahin park etmiş duruyor olduğunu gördüğüm bir Ağust...