TELAŞSIZ BEBEK


İstanbul'da bir otobüse bindim. Şehir içi bir yolculuk. İstanbul'da yaşayanlar bilirler ama yine de kaç tane İstanbul yaşantısı olduğunu ben bilmediğim için yine de ufak bir açıklama yapalım. Otobüs metro tipolojileri var.  Bir hattın devamlıları var mesela. İlk defa o hatla yolculuk edenler ve hatta ilk kez otobüse binenler. Henüz 2021 enflasyon ve dolar tırmanmadan hemen önce tüm üniversite öğrencileri ve istanbul mukimleri Bodrumdan Ayvalıktan Sivas'tan Erzurumdan yayladan platodan dönmüş talihsiz ama mukavim, genlerinde kurnazlık olduğu Anadoluda yaşayan diğer akrabalarının da kesin gözüyle bakılan tüm eşraf, ergen bu zavallı şehrin orta alt tabakasını azıcık daha sıkışın halamgillerin oğlu da geldi ama yakında çok yıldızlı plakasıyla tekrar gavur ellere dönecek gavurdan hakkımız olan Euroyu gelecek yaz yine müslüman topraklarına getirecek haklı gururuyla bir dirsek daha bir göt darbesi daha atarak mayalı hamurun fırın içinde fazla fazla büyümesiyle  birbirine geçmiş besin değeri hesap etmeye bile değmeyecek yağlı kurabiyeler gibi amartisörden gelen tıstıs sesiyle ahenk içinde birbirine mecburen değen bedenlerden puf puf sesler çıkan yoğunlukta bir otobüsteydik. Ben otobüslerde kendimi de bir araç zannederek arka tamponumu güvene almaya çalışırım. Kadın bedenin her tarafı tacize elverişli olduğundan ulaşılması en muhtemel ve geniş araziyi kaçırmak lazım diye düşünüyorum. Tehdit algılama ihtimali de düşük gözümüz ön kısmımızda elimiz daha çok ön kısımlarımıza hitap ve hizmet ediyor.  olasılık ve talep oklarını en çok isabet ettiği noktaların kümesini otobüse yaslıyorum. öyle olunca

Bu kısma 12 mart 2022 akşamı bok gibi kar yağan miladımın arife günü devam ediyorum.

Otobüsün ön kapağından çünkü artık o kapı değil kapak olmuştu. içine bazı nesnelerin tıkıldığı hareket eden başka bir nesneydi. Kapılar binalarda olabilir insanların kullandığı anlarda olur kapılar. Poğaçalar kapak arkasında yer alırlar. Ön kapak poğaça alımına müsait olmadığından orta kapak açıldı. ben tam karşısında duruyordum. Garip daha çok her ikisine de farklı nedenlerden keko diyeceğim bir kadın bir erkek bindi. Otobüse binmeleri zaman aldı yanlarında bir de bebek arabası vardı. O kadar acemice hamleler yapıyorlardır ki arabayı yeni aldıklarını içinde insan evladı olamayacağını düşündüm. Münferit arabalı velet benim yanıma park etti. içinde bir insan evladı vardı gerçekten. Kadın daha çok anne ya da kaynana olabilecek orta yaşlılıkta biriydi. Öyle telaşlıydı ki o anda ona söylenecek herhangi bir şeyi çılgınca yanlış noktalara çekip bağıracak gibi duruyordu. Bebek arabaları otobüslere orta kapıdan biner ön kapı buna uygun değildir. Çoğu otobüsün orta kapısı da uygun değildir. Tekerlikli herhangi bir araca binmeye uygun değil. Tekerlekli sandalye de buna dahil. Bebek arabaları bu konuda bir nebze daha rahat iten birileri o arabayı kavrayıp otobüsün içine kaldırıp koyabilir ya da içeriden biri bu kavrama işine içerden destek verirse kolayca otobüs içine alınabilir. Böyle zamanlarda bakışlarımı götüme sokmam gerektiğini çok iyi bilirim ama asla hakim olamam. Kaçtığım yere gidip park eder. Gözler kimsenin emrinde değildir. Kendi bilinçleri var. Göz konusu başka bir konu galiba. Gidip salak gibi instagrama caption yazdım. Tüm bedeni bir kenara koyarsak kendi başına bir canlıya benziyor göz. Hiç de masum değil hiç de naif değil. Vahşi. Sulu, kıllı, opak. Arkasında da kablosu var patrona bağlanıyor.

Bu kısma 14.03.2022 İstanbul'un karla ateşkes ilan ettiği gün. Hava 4 derece daha sıcak ve 4 derece. 4 derecede kar ölür.

16.03.2022

Tek kelime yazmadı.

17.03.2022

Tesisat berbat, ilk yapımından sonraki revizyonlara kadar bir kere bile tek seferde yapılamaz. Özellikle sıhhi tesisat asla istedğiniz gibi randımanlı çalışmaz. İlk yapımda ucuz malzeme kullanılması ile başlar ve usta da usta değildir zaten malzemenin gerekliliğini de bilmediği gibi fizik de bilmez, az biraz kimya bilgisi vardır. Onunla da sadece annesi babası aracı ile dünyadan direkt aldığı kadardır. Arkasından yazı yazıyorum. Şu an evde yapıtğı bir şeyi düzeltmeye  çalışıyor. Bir ustadan bir kere iş alamazsınız bazen özellikle eksik bırakırlar zamanları ve sabırları bu kadarına yeterdir ya da belki de geri dönmek isterler çeşitli sebepleri olabilir geri dönmek için. Benim korktuğum yalnız yaşarken evde bir başkasının varlığı beni tedirgin ediyor. Üç dört kez gelen bir adamdan rahatsız oluyorum. Kim olmaz. Bu kısmı bir günlük olmaktan çıkartıp otobüs hikayesine geri dönebilir miyim.

Bakışlarımı götüme sokamadım, düşüncelerimi kendime saklamayı başardım ama bir an gerçekten şu soruyu soracaktım. Bu çocuğu kaçırdınız mı? Bunu gerçekten soracaktım o anda bu soru bana hiç saçma gelmedi. Ana oğul hem otobüse binemedi hem de bindikten sonra kartı sen bas yok ben gidemem sen bas falan gibi saçma saçma telaşlandılar. Birbirlerine kart uzattılar. Adam bezgin bezgin baktı muhtemel anasına. Daha önce hiç binmediniz mi bu otobüse neden bu kadar telaşlısınız bu çocuğu kaçırdınız mı yoksa? Tek telaşlı olmayan bu arabadaki bebek çünkü. Kaçırılmış bir bebeğin telaşsızlığını istedim.

 


Yorumlar

  1. Otur düzgünce yaz her tarafi yazım hatası ve anlatım bozukluğu ile dolu

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü