Reset&restart

Travmaları çok sevdiğimizi söylemiş miydim tekrar söylemek isterim öyleyse de değilse de filmlerden öğrendiklerimiz belki de çok severek hayata geçirdiğimizi kendi hayatımıza adapte ederek yapay hayat senaryoları uydurduğumuzu. Bilinçli ve herkesin gözü önünde yazdığımız başka senaryolar da var :


Şunu da söyleyeyim milyonlarca düğün dernek geçti bitti bir yaz geçti hala zaman var hala evlenebilirsiniz ama biraz da saçma bir durum gibi geliyor esasen bana şu prenses ve prens olmak için çok paralar dökmek borca girmek falan bir gecelik "bir şeyler" olmak çabası halbuki ne bileyim ateşlerden yapılma "volkan" sanırım adı ya da havai fişekler olmadan iki insan resmi olarak biz beraberiz sözünü verebilir devlete. Ne bileyim ben vergi verirken ya da devlete yaptığım başka bir beyanımda arkadaşlarımı çağırıp ortaçağdan kalma elbiseler giymiyorum kabarık tarlatanları olan vesaire ama nedense herhalde yaşanması zor. Esasen insana biraz kendi insanlığımızdan sıyrılarak bakarsak daha net göreceğimiz doğasıyla uyumsuz bir zorlamadır evlilik ama yıllar yüzyıllar içinde pek güzel sevdirmişler bize bu esareti. kızlar evde kalmaktan korkmuşlar erkekler aç kalmaktan.  kadın erkek ilişkilerini evlilik kısmına kadar resetleyin

Yorumlar

  1. Evlilik ancak evleninceye kadar gerekli sanırım.. Ya da gereksizliğini idrak edebilecek kadar maruz kalıncaya kadar da olabilir. Evliliğe böyle baktıktan sonra elbette ona ait kendini kandırma biçimleri daha bir gereksiz geliyor. Kandırmaca, ne olduğunu hiç sormadan yaşamaca o kadar yayıldı ki hayatın içine sanırım evlilik kısmı önemini yitiriyor bile. Şimdi daha evlenmeden önce ilişkiler, düşünceler, herbişeyler kamera karşısındaymışçasına..

    Ne kadar da "mış gibi"ymişiz de haberimiz yokmuş meğer

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü