hiç öyle bir gün yoksa gelecekte o geleceği yaratmayı seçtin öldürmeyi seçtin eline sağlık herkes makulleştiriyor madem sıra bende bezeli tüm apoletleri tüm madalyaları, ödülleri, payeleri hatta gömlekleri, eldivenleri sen bilmezken sende ne varsa ruhanileri sökmenin zamanıdır söküp yaralara basmanın kan durdurmanın zamanıdır acıyı terkeylemişsin ben ben olduğumu hatırlayayım birden seni hiç sorma.
bunu da siliver bir zahmet. kimseyi rahatsız etmeden. oku ve son nefesini ver. acıyı terketmişsin. alkışlarla yaşayasın.
Nostaljiden imanım gevredi bıraktım ben o işleri ama bak şimdi beni mutlu eden nostalji şuna benziyor. Çaresiz kaldığım küçük bir an olsa da bir gün haklı olduğunu öğrenmek gibi sadece geçmişteki garip saçmalıkların bir güne gelip anlamsızlığına gülümsemek güzel oluyor. hayatımda kurduğum en keko cümle bu olabilir. güzel oluyor ne ya. Her neyse neyse. İsim bitki şehir oynanan günlerin internetsiz karanlığında K harfi ile bitki ararken nereden bildiğimi bilmediğim bir bitki adı geldi aklıma: Katır tırnağı. Şekliyle ilgili hiçbir fikrim yok. Neye benzediğini bilmiyorum ama bitki olduğuna eminim. Nasıl dalga geçtiler benle çok zalim kardeşle rim olduğundan benle kahkahalarla dalga geçip bitkimi de kabul etmediler. - he tabi tabi herkes iki kelime birleştirip var böyle bir bitki desin kabul edelim. - ansiklopediye bakalım gerçekten var. kaynağım yok. etrafındakiler zalim. 90lar böyle bir şeydi. İnternet yoktu televizyon da azdı. sonra televizyon da arttı. Evimiz saba...
İki hafta önce Bulgar bir kadın sordu. İsmi Vesela. Lavanta yağı sürmüştü Hauptplatzda buluştuk. Şöyle söyledi: Şehrin karşı kıyısına geçmeyi sevmez bu taraftakiler. Diğer taraftakiler de bu tarafa geçmeyi sevmezler hatta Roma dönemi fetih, işgal her neyse karşıya geçmek; Tuna oldukça geniş ve derin bir nehir olduğundan ilgilenmemişler kalmışlar AltStadt (OldTown) eski şehir tarafında. Bu ara aklımdan sürekli geçen Almanca birleşik kelimeleri bölüp her birinin anlamını ve etimolojisini veren kodu yazmaya çalışma fikrini aklımdan çıkartmalı mıyım? Bazı kelimeleri öğrenebilmem için bağlantılarını yapmam gerekiyor. İngilizce için böyle bir alt yapı iyi kötü var kafamda, Arapça için de var hatta zorluyorum ama İspanyolca için bile var. Kelime anlamak dili bilmek de değil bu arada. Vesela tam benim yapacağım bir yürüyüş rotası belirlemiş ve bu şehre yeni gelenler için her zaman uyguladığı rotaymış. O andan itibaren Vesela benim gelecekti halim oldu. Bazen nasıl yapacağımı bilemediğim d...
Eskiden burada daha dürüsttüm hayatımı bir ürün gibi görüp ele güne "super bright" göstermeye çalıştığım yoktu. Şimdi iyi hissetmemek bir başarısızlık gibi geliyor. Kötü bir ürün haline gelmiş oluyor hayatım. Bu kısımda bright yerine shiny diyebilirim çünkü bir ayakkabı gibi. Ya da parlak olabilecek herhangi bir ürün. Hayatım; her şeyiyle bir arada, çevrem, iş, okul, ülke, kültür, sosyal statü, ekonomik durumum her şeyiyle benden ve gerçekteki toplamından daha farklı yansıtmakla onu bir ürüne çevirmeye başladığımı fark ettim. Temel duygumun korku olduğunu anladım. Ürünü sakınıyorum. Eskiden dümdüz fiziksel varlığımı bile tehlikeye sokmaktan korkmazdım. Uzun zamandır hasar tespit raporu çıkartmıyorum ya da dönüp bu yıl neler olmuş demiyorum. Bunları yazmak bile bana kendi kendime bok atmak gibi geliyor. Daha kötüsü bunu yapmama sebebim, daha kötü olmasını önlemek için.
hiç öyle bir gün yoksa gelecekte
YanıtlaSilo geleceği yaratmayı seçtin
öldürmeyi seçtin
eline sağlık
herkes makulleştiriyor madem
sıra bende
bezeli tüm apoletleri
tüm madalyaları, ödülleri, payeleri
hatta gömlekleri, eldivenleri
sen bilmezken sende ne varsa ruhanileri
sökmenin zamanıdır
söküp yaralara basmanın
kan durdurmanın zamanıdır
acıyı terkeylemişsin
ben ben olduğumu hatırlayayım birden
seni hiç sorma.
bunu da siliver bir zahmet.
kimseyi rahatsız etmeden.
oku ve son nefesini ver.
acıyı terketmişsin. alkışlarla yaşayasın.
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Sil