Kayıtlar

Aralık, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bir Öküze Mektuplar ( Kaldığı Yerden Devam)

Resim
sana yazmak faydasız anlatmak beklemek bir cevap almak inandığım kalbimin beraber attığı kalp yokmuş yalnız olmak bu yüzden zor. ben her işimi kendim görmedim mi ? daha önce yazdıklarımı geri alıyorum, söylediklerimi de geri alıyorum. hatta tüm bakışlarımı geri alıyorum gülümseyişlerimi  de. geri almak mümkün değil ne yazık ki söylediklerim yazdıklarım utanç duymama sebep oluyor yine de çok kez tekrar etmek istiyorum ne yazık ! çok üzgünüm seni yanlış anladığım için yine de içim el vermiyor inanmaya. sen değilsin ve ben ne çok yanılmışım ne büyük derin ve mütemadiyen yanılmışım. hem de hala bir yanım direnen bir yanım ısrarla öyle değil diyor. tek dayanağı yok ama çok güçlü. seni böyle çok, mesnetsiz ve güçle seviyor olmaktan utanıyorum. hem de çok utanıyorum.

Seri Sonu İndirimi

Resim
yıl bitmeden bilgenefise bitti gençler yine yazacağım elbet yazmaktan başka hiç bir şeyim yokmuş bu hayatta dün sordular utandım söyleyemedim. yazmak ve ıslık çalmaktan başka bana ait bir şey yok. yıl bitmeden taslaktan serisini tamamlamak umuduyla asla geri dönemediklerime yürüdüğüm tüm yollara sarsılmaz inadıma ağlamakla ihanetini tescilliyor insan

Yıl Bitmeden Taslaktan-11

Resim
Taksim Gezi Parkı olayları ile bilinçaltımda olanlar: Cumartesi gecesi 08.06.2013 rüyamda Avcılar, Küçükçekmece civarında bir yerlerde

İzolasyon (Matine)

Resim
içimden gelen sürekli ölmek istiyorum sesine bir yara bandı ile izolasyon yapasım var ama diğer taraftan bana ait olmayan bu sese bant yapıştırmanın anlamı yok bir gün o ses bana ait olacak ben dudaklarımı kanatırcasına ısırarak bileklerimi keserim belki kanımdaki demir tadıyla ölürüm kırmızı içinde ölmek korku dolu içinden akan hayat sıvınla ölmek. Ne kadar utanç verici böyle bir şey yazmak benim için ama bu ben değilim bile içimde bir yabani var; şiddeti seviyor başkasına ya da kendine yönelik self harm falan filan hepsi bana uyar bazen uyuşturucu etkisi gibi. Her şeyi yazacağım işte şu meşhur davranış bozukluğu var ya trikotillomani  yıllarca elim mi saç derimdeki his mi bırakmama engel oluyor diye düşünürken bunun bir bütün olduğunu fark ettim. Ben annesi babası tarafından "oynanmış" , "bozulmuş" biriyim bunda acı çekecek ya da birilerinden intikam almam gerekiyor düşüncelerine kapılacak bir durum yok. bir de günü birlik yaşamalarım var elbette beni parça parç...

Yıl Bitmeden Taslaktan-10

Resim
her seferinde bir daha bu kadar uzun yazmayacağımı hatta tek kelime dahi yazamayacağımı düşünüyorum. esasen ben önceleri, yaratıcılıkla ilgili bir şey yaptığımda, bir daha gerisinin gelmeyeceğini, tek seferlik bir ilham olduğunu ve bunun, benim bir özelliğim olamayacağını düşünürdüm. tam olarak şöyle eğer ben reklam metini yazıyor olsam kariyerim tek günlük olurdu belki bir kez çok iyi bir şey yazardım ama sonrası olmazdı.

Yıl Bitmeden Taslaktan-9

Resim
herkes on-on beş tane ev alsın yer çok üst üste dizeriz hepinizi. geri zekalılar.

Yıl Bitmeden Taslaktan-8

Resim
taşıma ve taşınma en basit anlamda cisimlerin yer değiştirmesi bir cisim ya da kişi yardımıyla veya izafi olarak taşıma ve taşınmalar. 2007den bu yana 3 kez ev değiştirdim. bir tanesini gerçekten çok sevdim, şimdi de şu an konaklamakta olduğumu aynı şekilde sevmek istiyorum. tam bunu düşünürken sineklik yaptırmam gerektiği geldi aklıma

Yıl Bitmeden Taslaktan-7

Resim
Kanuni kampüsünün B kapısından çıkıp Trabzon'un çok eğimli arazisinde önce akademisyen lojmanları ile yolu ayıran dere ile beslenen örgü tele asılmış fasulyeleri görüp bir çeşit köprü görevi gören yolu bitirip o zamanlar eczane olan soldaki ilk yokuştan -bu yokuş oldukça uzun olduğu için merdivenleri de vardı- yukarı sonra tekrar soldan ikinci yokuş sonra sağdaki yokuşu çıkıp yolun sağındaki sundurma altında kimin hangi akılla planladığı belli olmayan önünde incir ağacı olan  bir bina önüne çıkardım. tek katlı mıydı yukarıda yaşayan var mıydı hatırlayamıyorum.sundurma olduğuna göre üzerinde bir kat daha vardı hem gözümde canlanan eski anıda çatı da yok. zemin ve  zemin üstü 1 kattan oluşan 2 katlı bir bina. bazı barınaklara bina demek değişik geliyor. bina etmek bilgi ve strateji gerektiriyor yoğun bir kelime halbuki o edilmiş binalar hiç öyle gibi değil. edilmiş onlar, bir şey edilmiş ama ne edilmiş bilmiyorum. evin planını çizebilirim. verandadan giriş yaptıktan sonra binanı...

Yıl Bitmeden Taslaktan-6

Resim
Platformlar semti altunizadede metrobüse giderken otoyolun üzerinde dolanan bütün yolu havadan çelik bir  platformla geçen bir çeşit yayalar için tasarlanmış havaray olan üst geçitte haftanın beş günü suriyeli olduklarını a4, a3 kağıtlara yazarak belirten suriye kimliği ve pasaportu ile önlerine açtıkları bir parça naylon ya da gazete kağıdının üzerine atılan bozuk paraları oradan ayrılana kadar toplamadan türk tipi dilenen vatandaşlarımızın aksine günlük cirosunu gözler önüne seren ya da ayaklar altına alan etraftaki herkesten daha çok anladığım insanlar görüyorum. zorda kalmanın umarsızlığını gözlerinde endişe yok. kaybedecek pek bir şeyleri kalmamış. çocukların saçları karmakarışık yoldan geçene yol vermek gibi bir kaygıları yok. kimseden korkmuyorlar. acaba akşam nereye gidiyorlar. işsiz güçsüz olsam şehrin gece kaybolanlarını takip ederdim.insan boyutunun 40-50 katı olup insanlara baksam üzerinden geçtikleri yolları köprüleri bindikleri arabaları yürüdükleri yaya geçitlerini o...

Yıl Bitmeden Taslaktan-5

Resim
bir şeylere bağlı yazdığım düşünülmesin iyice uzaklaşayım da öyle dökeyim içimi diyerek bugüne kadar bekletince bir çok canlı anıyı kaybettim yazarken hatırlarım. emsalin 2,5 katı fazla inşaat yapan bir kocaman şantiye. üstü harika ayna görünümlü paslanmaz çelik kaplamalar altta sürekli sefalet çekerdik demeyeceğim. biz kurtlu yemek yerken onlar altınlı pastalar da yemiyorlardı. fark bu derece sömürü konusu değildi bence ama her şey katman katmandı. Proje yönetimi müteahhit ile kullandığı tuvalette bir kabini kendine ayırıp üzerine asma kilit takıp anahtar ile açıp kullanırdı hala da bu böyle gider. 5 kabinden bir tanesi özel kişilere ayrılmış. Bazılarının belki de hastalık gibi bir problemi vardı da ayırdı o tuvaleti kendine deyip ayrımcılığı biraz olsun görmezden gelmek istemek aptallık derecesinde iyi niyetli olmak aslında. önceleri yerin yaklaşık 40m altındaydı taşeron ofisleri burası kabuslarınızda görebileceğiniz kadar karanlık pis ve rutubetliydi. Zemin katta yani arabaların ...

Yıl Bitmeden Taslaktan-4

Resim
Merhabalar üzerinden zaman geçmesi ile üzerine konuşmak biraz daha mubah olan bir konu ile ilgili bir şeyler yazayım. çok yönlü yazayım. kendimin çoklu yönlerinden yazabilirim ben bir araştırmacı değilim sosyolog ya da bu tür ağır zırvaları kendi aralarında kimselerin anlamayacağı şekilde konuşacak adamlardan değilim. çoğu zaman adam değilim. Geçen yıl 2013 yılının mayıs sonu çoğu zaman bir küresel güçle ayağa kalktığını düşündüğüm garip hareketler oldu. Neden canım küresel güçlerin didiklemesi olsun demeyin. biraz bu işin dinamiklerini dökerek bakalım. ben görebildiklerimi yazarım, düşünebildiklerimi koyarım ortaya varsa eteğinizde fikir dökün şekerim. her hangi bir partiye mensup olmadım. bir fikre sahip olduklarını düşünmedim. particilik şirket kurmak ve yönetmekle aynı benim için. şu şöyle bu böyle demeyin lütfen bu konuda kafam çok kalın. fikrimin bir topluluk yansıması olmak zorunda da değil. zaten fikrimizin neden temsilcisi olsun ki. bu işler dünyayı çok önemseyen adamları...

Yıl Bitmeden Taslaktan-3

Resim
hep eski defterleri açayım diyorum anlatayım istiyorum. o zaman bu bir ifade olacak belki o zaman deforme edeceğim ya da kafamda deforme ettiklerimi düzeltecek daha berbat bir hal almasına neden olacağım. bunlara gerek yok bence ama neden anlatmak istiyorum. anlatmak değil derdim anlattım çok kez plaktan kayıtmış gibi her olayın arkasındaki olayı hatırlayarak bağlayarak ve hep cümleleri birebir hatırlayarak hepsini bazıları eksik galiba kimsenin bilmesini istemediklerim kimseye söylemediklerim var bir konuşsam kan içinde kalırım. bir kere denedim sadece bana konuş dediler konuşmaya başladım ne çok üzgünmüşüm halbuki belki de bu motivasyonla üzüldüm ama ben ne çok yol katettim diyordum çok güçlüyüm ve artık beni kimse üzemez ben bile diyordum. ben irini sökmek için kendi kanımı akıtmaya çalıştığımda bile zor konsatre oluyordum. her şey geride mi kalmıştı. bazen üzülemiyor olmama gerçekten çok üzülüyordum. taşlaşmış duygularımın olması beni insan dışı bir yaratık yapıyordu. bu çok acıydı...

Hatırat

Resim
İki hikaye dinledim aklımdan çıkmıyor. Hikaye deyince canım sıkıldı. uydurma gibiymiş gibi duruyor. anı kelimesi çok iğrenç diğer taraftan hatıra da çok arapça. "El netice" bu aralar bunu seviyorum. o da çok arapça ama söylemesi çok keyifli. Perşembe günü iskan sonrası elektrik sayaçlarını "gerçek kişiler" tek tek üzerine almak için anadolu yakasının elektrik dağıtım aşsine gittik. Klasik istanbul apartman ağzı ile anlatırsam 3 numara selim bey 1931 doğumlu her sabah banyoda hırıltılı nefes alış verişini duyduğum yalnız yaşayan adam. 1931 doğumlu olduğunu söyledi. ama 34'te yazmışlar fakat kendinin 86 yaşında olduğunu söylüyor. Akli dengesi yerinde gayet mantıklı konuşuyor biraz huysuz ve kulakları az duyuyor, sanırım durmaksızın yürüyebildiği süre sadece 1 dakika kadar daha sonra yoruluyor zaten. elinde bir bastonla geziyor bana sorarsanız şık giyiniyor bir İstanbul beyefendisi aslen erzincan kemahlı. karaköyde elektrik malzemeleri satarmış. yanlış hatırlamıyor...

Yıl Bitmeden Taslaktan-1

Resim
 Ölmeden önce bir fotoğraf makinem olsun isterdim. 2009 da çok düşünerek diğer fotoğraf çekenlere ayıp eder miyim, çekinmeden bir fotoğraf makinesi alıp sokağa çıkabilir miyim dedim. uzun zaman zaten profesyonel bir makine alacak değildim ama yine de hem bir güruha katılmak istemiyordum hem de hakkıyla fotoğraf çekeni gücendirmek istemiyordum. bir kursa gitmedim. sonynin dijital bir makinesini aldım. çok da fotoğraf çektim onunla her gün çantamın içerisinde taşıdığım için ve ne yazık ki çantamla birlikte çalındı o makine.çantanın içinde çalınan en çok üzüldüğüm şey o makineydi. sanırım 300 liraya almıştım. bir anda karar verip aldığım her şeyi çok severim. o cesaretimin ve çılgınlığımın (ne alakası varsa) anısı oluyor benim için.

Bağlama

Resim
gökyüzü burada çok küçük. gökyüzünün büyük olduğu bir yere gitmek istiyorum. Aklımdaki havayı ve ışığı bilseniz çok seversiniz. Gladyatör öldüğü zaman buğday başaklarına dokunarak yürüyordu ya öyle bir hava. hissedebilen adamlar elbet. dün çok uykusuz ve yorgundum bir çeşit sarhoştum. hiç uyumayacak gibiydim halbuki yıkıldım hızla zıbarıp yattım.

Gazel Güzeli

Resim
penceremin kenarında otururken ben bir güzele saldırdı zaman yüzünü çizdi belini büktü güzel darmadağın oldu güzel, bilinsin istedi "bir zamanlar" densin istedi zaman kayıtsız kaldı sade bir gazel yazılırdı kaşının yayından, gözünün rengine teşbihle; sade bir gazel ama kalemim oynamadı sustum,pencereden baktım zaman susmayı penceremin kenarında otururken ben bir güzele saldırdı zaman yüzünü çizdi belini büktü güzel darmadağın oldu güzel, bilinsin istedi "bir zamanlar" densin istedi zaman kayıtsız kaldı sade bir gazel yazılırdı kaşının yayından, gözünün rengine teşbihle; sade bir gazel ama kalemim oynamadı sustum,pencereden baktım zaman susmayı öğretti boyun eğmeyi öğretti kalemimi kırdı zaman boyun eğmeyi öğretti kalemimi kırdı zaman

Kurmalı Saat

Resim
serzenişle yazmak istemiyorum ama içimden gelen başka bir şey de yok. çok kırılgan huysuz ve katlanılmaz biri oldum  gün geçtikçe daha da  huysuzluğum artıyor sanırım. ben hissetmeden geçip gitse hayat. hissettirmeden. yaşım onlar basamağı üç oldu diye mi oldu bunlar? kırklı yaşlarımı beklemem mi gerek. anlattıklarımı yeniden anlatayım mı gerek var mı yeniden başlamaya hüzünlü garip hikayeler ve anıları kanatmaya. anıların hisleri geçmiyor. bazı anların hisleri geçmiyor. mutluyken hep bu anı hatırlayacağım sözü verdiğim anılarım neredeler kendi kendime kötülük ediyor olmalıyım. ben de hüznü seviyorum sonbaharı değil. eylül umurumda değil ama eylül beni önemsiyor. gel eylül yine bas canımın en acıyan yerine. tuzuna kurban olduğum yine bas tuzunu Kızıldeniz gibi bazen az bazen çok ne gam. ne çok severim gamı. gam deyince gem geliyor aklıma at ne güzel hayvan ben ne biçim bir hayvanım. suyu bardaktan içen hayvan. sıkıştırılmamış bir hayatta dereden su içmeye insek. bizi bıraksal...

Zymotic

Resim
Düşünce bulaşıcıdır. bu aralar eski solcular gibi sinirlendiğim zaman arkadaş diyorum. "öyle iş olur mu arkadaş? arkadaş bunu da ben mi yapacağım?" gibi. nereden bulaştı bilmiyorum. bu başka türlü bir bulaşma düşüncenin bulaşıcı olması böyle değil. bazı iddialarım var hemen edeyim. düşünce akışı ile ilgili biraz kafa yorarsanız kendi düşünce akışınızın ne yönden ne yöne gittiğini düşünerek geriye doğru işaretler koyarak başlama noktasına dönebilirsiniz ya da bunu bir idman gibi uygularsanız bir süre sonra başkalarının da düşünce akışlarını tahmin edebilirsiniz. demek istediğim kuru fasulye yerken turşu mu kursaydık diyen kadının kuru fasulye ile beraber yemek istediği için böyle bir önerisi, sorusu olması gibi. fasulye ile iyi gider değil mi ? bu bir basit akış takibi. Bir de gözlem kabiliyeti lazım o bende yok diyorsanız boşuna çabaya gerek yok. Gözlem bir kabiliyet olmakla birlikte gelişebilir de. Empati denilen meret bakalım hangisi diğerini besliyor. gözlem mi empatiyi em...