Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Garip / Gariban

Henüz çok geç olmamasına rağmen umudunu kaybetmek ya da artık beklentisiz hevessiz kalmak. Bu ölmeyi istemek gibi değil bu sıkıştığı garip küçük kavanozdan kurtulmak gibi.Daha iyisini sunacak bir hayat beklememek. Kendi olmaktan sıkılmak başkası olmaya özenmek de değil bu esasen daha çok hatta bütünüyle kendi özüne yönelmek gibi bildiğimiz dünyada bizi niteleyen sayan saymayan belirten tanımlayan her şeyden kurtulup bir nevi ruhlar alemine geçiş isteği bu ölüm ya da yok olmak değil bu zamanın ötesine geçme isteği zaman yok mekan yok sen ben ve diğer bütün hevesler yok çok temiz bir beklenti. sorumluluklarından kaçmak hiç değil güncel günlük hayata devam ederken beliren büyüdükçe boşlukları dolduran ama asla boşluk değil. Dünya ilk oluştuğu zamandan bu yana yine çok güzel, belki de daha güzel ama çok saçma ne olsam bana gereksiz geliyor bütün unvanları düşünün hepsini en yukarıdakinden en aşağıdakine kadar hepsi gereksiz. Benim gidesim var ama bir şehirden bir şehre...

Bodycup

Resim
 Kendi içim gurbetse bana  Varlığıma zulmedip  Sılayı istesem  Hicap ile varsam ona  Beklemeden çok mudur?  Yokluğumu bilemem ben, çok ağır  Soyunup da çıkar isem kalıptan  Bir olmayı öğrensem de kusurla  O vakitte, üryan olmak ayıp mı?

Mandallara Tutturduğum Sandallar

Resim
31.08.2011 Bugün bu pencerenin önünden geçenlerin hepsi tanıdık. Herkesi birbirine benzetme günü bugün. Gelip gidip su içen serçeler, kumrular Her sabah gelir iki gagalık su içerler. Allah razı olsun onlardan ümidimi boşa çıkartmazlar Halbuki boş ümitler suyun üzerinde duran; Binersen beraber batacağınız sandallar gibidir. Gitmediğin yerlerin, özlemini çekersin de Gitmediğin bataklık diplerine götürür seni. Hepsinde bir fayda var da Biz kendi planlarımızın atlılarıyız. Hem at hem komutan olunur mu? Biraz komuta etmek için kadere bırakmalı. Kendini suya bıraktığın zaman yüzebildiğin gibi.

Doğu

Resim
Burası Doğu  Sorguların sonuçları belli  Kararlar çok önceden verilmiş  İnfaz için sabırlar deneniyor. Garip beklemeler var burada Her şey çok önceden belirlenmiş Kurallar, adetler keskin Kurallarla örülü, karmaşık kurallar Bize kalıplar lazım çizgiler, sınırlar...  Güneş Doğu'dan yükselmiş ve Bir daha uğramamış gibi küflü burası Doğu'da yalnız olmak olmaz Bir  lider en kötü bir er önderlik eder birilerine Başıboşluk olmaz Bu da kuraldan bir diğeri İstemediklerini gönül rahatlığı ile yaparsın İstediklerin hep engellidir Monoton ama belasız Bir kez başını belaya sokarsan Lekelenirsin üzerine yapışır kalır çıkmaz Açık yürekli olmak da baş belasıdır Doğu'da İkinci üçüncü dördüncü kalitelerin deposudur En iyisi ikinci kalite daha iyisinden bahsetmek gereksiz Çok renkli paketlerin içinde Alımlı olduk zanneder daha çok düşürür her şeyi Güzellik adına Bize kalıplar lazım çizgiler sınırlar Ait olduğumuz yeri sevmeyiz Kötüler dururuz Gidec...

Güllü Dallı

Şu copy trimler bitmeyecek en çok xllar var hayatımda biraz da tökezlediklerimi diyeyim. Çok acayip dirençli virüs gibi ölmeyeceğim diye ahdetmiş  kalas gibi kalkan gibi ne bileyim işte bir alay rol yaparak belki, evde ağlamaya vaktim yok ondan çok dertliyim kentliyim triplerini bir kenara koyarsak hayatta hiç bir şey yokmuş. Şöyle ki hepimiz öleceğimizi bildiğimiz için bütün dertler tasalar çok adilane geliyor ama ölümü beğenmedik ne biçim de dertliyiz işte ölümü hakketmek diye bir şey mi var. Hepimiz ölüyorken hem de hak edilen bir şey olmamalı o zaman yaşamak da hak olamaz o zaman sonunu doğru yere bağlamak adına şöyle diyelim var olana yokluk haksızlık olur hatta derinlemesine düşünürsek haksızlıktan daha büyük bir şey olmalı zulüm olur sanırım.baktığın tarafa göre ölüm yokluk hali gibi duruyor ne yazık şunu da diyin bakalım bir dönüşüm var zaten önce dışkı sonra sarı çiçek olacağız gibi. Hayyam'ın yazdığı gibi işte şu mor çiçek bir zamanlar bir güzelin ya...

LAAKAL (taslak düzelme ihtimali yok)

Biri çekip alsa boğazımdan canımı zorla Durup bekler; teslim olurum ona, bugün Elim, kolum bana fazla bugün Ben dünyaya fazla Fazlalıklar var hep bu dünyada Kaçsak gitsek başka dünyaya Benim elim kolum yine olmasa Ya da şu maddi dünyadan kurtulsak sade Elimle kolumla da barışır anlaşırız belki.

noktasız (işte)

X eksenine göre simetrik gibi  "hemen hemen işte hemen hemen işte "Bu da Y eksenine göre. Zaten anlayan yok ben yazarım ben bakarım simetrisini ben bilirim bir gün onu da unutur giderim işte ! Yükleri taşıdık yüreğimiz de ağırlaştı ben demiştim ben duygulardan münezzeh oldum bir zamanlar bir operasyon gibi mi bir eksik bırakma girişimi mi bilmediğim bir şeydi ama arındım duygulardan akıl,hormon,sinirden ibaret oldum ama duygu yok işte saf  %100 yok demiştik yine yok yok işte kanal tedavisinde dişindeki sinirleri temizler gibi temizlediler acıdı ama gerisi yok işte bitti gitti zaman zaman geri döner gibi bu beşeri algıyla kendi kendime de oyun oynarım kendim bilirim başkası bilemez bir sigara içimlik başım döner ne de olsa durur ya her şey bitimli değil mi bu kumandası kendi elinde bu aciz serçeyken kartal olur kırlangıçtan bir karakuşa döner içine çekip yitirdiğin hayat gibi geçti mi geçer işte. bu düzensizliğe giden evrenin hep anlattığ...

Travmatik/Sentetik Beşer

Halbuki dün olanlar ağırdı bugün olanlar değersiz daha önce olanları hatırlamasak daha iyi onları taşıya taşıya bu kadar yüke razı olduk şimdi bir Atlas rolü verdiler bize. Biz taşırız getirin anne olmayı da biliriz olmasak da biliriz. Becerimizden değil biliriz işte bazen eski anneliklerimizden hatırlar yüzyıllar içinde yine anne oluveririz.Halbuki bir şımarık fino gibi hayatlar sanırsın elinin tersiyle ittikleri zaman seni, değersiz olmanın -bir finodan daha değersiz olmanın- bir düğümlük gırtlak acısını içine sindiremediğin büyük öfkeli anların sahibi olursun. Sahip olduklarını biri, bir veled-i meşru, bir; birilerinin kıymetlisi alıp gittiği zaman sen kimsesiz kaldım sanırsın kalmazsın yüz kere desek bile yine deriz biz: "Ne sen ne de başkası beni kimsesiz bırakamaz". Yine bir rölanti bir fırtına bir rölanti bir fırtına... Biz yüreği maya tutmazlardan olmuşuz ne yazık! Baktın da insan sureti sandın değil; bir mahlukat-ı diğer olanlardanız bilemediniz ,günahıyla anında y...

(Hep) Taslak/Draft

İnsan işte kendi kendinin belası ne yaparsın ben kendi hafızamla lanetlenmişim. Dert etmedim bir anın üzerine başka bir anı yazarken kaç yıllık sakız çiğniyorum; bu dağılmış, kokan, pis, her yani bakteri, yapış yapış ne bana ne başkasına hayrı dokunur, vıcık vıcık neyden ibaret olduğunu bile bilmediğimiz  donuk sinaps oyunları.Enerji midir anılarımız neyden oluşur nasıl yok edilir bilmediğimiz bazı bağlantılar eksik kalsa bende. Bir parfüm ya da mor salkım  beni yeniden aynı acının içine atmasa. Ne zaman direnç geliştirebiliriz. Şu yüzyılın haline bak hala acı çekiyoruz halbuki duygularımızdan bütünüyle arınabilirdik geç kaldık dönmedik bakmadık hep mekanik hep fizyolojik gördük hep dopamin seratonin sandık kendimizi hep akıllardan ibaret gördük birbirimizi halbuki kaç kez söyledik kaç kez anlamsızlaştırdık bedenlerimizi de. Ruhun mu acıdı yavrum?Müzikteki kimyasalı kim sakladı notalara nasıl etki etti bize halbuki reseptörlerin ne alakası olsun yayla,tuşla, tokmakl...

Mektup-4 (Yılbaşı)

Belki geç kaldım yayımlamak için belki henüz çok erken ya da tam zamanı da olabilir. Eskilerden yeni "yeniler" çıkartmak daha kolay belki de... 01.01.2005 00:43    Hayatım, Yeni bir yıl ama hayatlarımızı değiştirmiyor ki ,günler birbiriyle hep bağlantılı olacak .Sil baştan değil   kaldığı yerden devam .Umarım bu zaman akışı bizi birbirimize yaklaştırır.Seni bana beni sana ve bize . Seni seviyorum yazacak olursam  bugünlerde fazla kırılganım ,ağlamaktan korkuyorum.haksızlık etmekten de sana .Sen varsın benim için uzakta olsan bile orada olduğunu bilmek bile bana yetiyor. Bazen sana daha çok ihtiyaç duyuyorum yanımda olmanı, sarılmayı; kırılgan olduğum zamanlarda sana sarılıp nedensiz ağlamayı belki de .Korkmadan sığınmayı .Emin olmak korumandan ,bazen sadece senin varlığından ve dünden bağımsız yarınları özlemeden yaşamak beraber .Kelime anlamının tam karşılığını yaşamak birlikteliğin ‘seninle olmak’. Aynı şekilde senin de benle .Tekrar düşün...

Mektup-3 ( İmge Toplamı )

2005 Şubatından bir şeyler, bir delilik hali... Tarihin sadece benim için önemi var sanırım. Hiç düzenlemedim hatalarımı kollayın ya da kollamayın bilemem.  Artık ters yöne doğru kürek çekmeli .Tedbirlerin  mantığın kıyısına doğru .Sonunda paramparça olacağını bilerek bunun heyecanıyla sürüklenmek.Artık zor olana geldi sıra .Niye daha fazla ilerlemeden dedim bir zamanlar şimdi anladın mı ?Endişelerin asla bırakmaz peşini sadece kendi endişen içinde bile olsan bitmez. Cesur olmak neydi? Bazen senin olan öyle çoktur ki zarara uğrarsın. Fakirliği diledim; zincirler, halkalar bir araya gelmesin istedim ama yüz çeviremezsin. Cesur olsak ya da en azından korkusuz .Dayansam sana sığınsam sonra bir de kendime. Geçmişin izi kalır silinmez büsbütün Ama etkisi daim ise devam edemeyecek kadar ağırdır İlk durağı dahi beklemez. Mutluluk zümrüdü ankadır . Öyle uzaklarda,bilinmezlerde uçar ki Ama göz yaşları bile ilaç . Ama bilmiyorsan iki sokak aşağıda otursa da fark etmez ...

Nâr

Ben ağlarım; sen, Yüreğimi bilirsin. Ben celallenirim; sen, Kanımı bilirsin. Ben yanarım; sen, Nârımı bilirsin. Ben yazarım, sen, Mürekkebimi bilirsin. Ben ölürüm; sen, Canımı bilirsin. Bilir sanırım kendimi, Sen elbet en iyisini bilirsin. 31.01.2012 /İstanbul

Yemen Mocha

Resim
17 Kasım 2005  19:30‘dan sonra Bir gün gelir bütün gündüzler olur gece  Duyamadı ğ ın kendi sesin olur sadece     29 Aralık  2003 Yemen moca Belki çift c ile Bütün zaaflarımı görmek istiyorum Birileri parmaklarını sokmadan Kanatmadan Aynada sarı saçlarımı kestim Düz lepiska saçlarımı Uçları kanıyor her bir telin Bugün ayın 29 ‘u Peki bu ayın umurunda mı     

Gerçek İsimsiz

Ve bir  yağmur yağar İçinde  bir umut yeşerir Kırmızı  arzu Mavi huzur Hadi buyur Uyku alıp götürür Ne var ne yok Sabah  yine aynı çorak toprak Aynı kurak Tarih imi yok ama 2005 olmalı.

2002'den

2002'den  Sabunları yıkadım sabahtan akşama Ne kirleri kaldı ne kendileri Yalnızlığıma damladı kirleri Kirlendiği kadar azaldı Nasıl kurtulmaya çalıştım Benim  olan tek şeyden Senden, Yalnızlığımdan  *Sadece 2002'den diye not alınmış. Lisede isyankar zamanlarımdan kalma. 

Geçmiş Zaman Masalı

Bir kadının şefkatli sıcağında uyumak  ve bir erkeğin kollarında huzurla. İki deniz de kabarır durulur  uykuya bırakır kendini sakin. Meçhulün gölgesini arar. Bilmez ki içinde durur kendisi, aslı. Aslı olmayan gezinir bedbaht Gölgesine  kanaat eden de bulunur . Ama  bilmez neden nisyan İçi  dışı kaplama saf safir Yine anlamaz bilmez neden fakir Kestane saçları, gözleri ela Içinde nicesi var saçları al, gözleri boya Oğlan,Bey sana diyom Peşi sıra ak kara Geçirirsin sabah leyli Bu hatunun sana meyli Söylenirmiş masal imiş Iki vakit sonra neymiş At da yokmuş kervan neymiş Üç vakit sonra gelmiş Gözleri duru nehir Akıtır içine bir sürü zehir O zehir ki ab-ı hayat Bu nasıl ağu bu nasıl tat Kul bilgedir ki her söze mahir  Bundan öte adam olman zahir *  Son iki mısrasındaki düzeltmeler "Mızmız" mahlaslı bir ozanımıza aittir. Katkısı için teşekkür etmek gerekir. Ben yine de memnun değilim ama revizyon ol...

Londra camping

Resim
09.11.2006 yılında el yazısı ile kaleme alınmıştır. Bir öküz selülozla beslenir ama işlenmemiş olanla Esasen ister işlenmiş ister işlenmemiş olsun her ikisini de sindiremez öküz.  “Henüz Aralık ayı dahi değil ama ben yılbaşı kartı yazmak istedim sana. Sadece yazmak değil postalamak da var bunun içinde. Bazen zamanını bilmek gerekiyor Bazen belirlenmiş zamanlara hiç aldırmamak Ben senle mutluluğu seçtim Her yılın başında, ortasında, sonunda ya da herhangi bir yerinde Aynı umut ve kararlılıkla; beraber uzun yıllar geçirmek dileğiyle Seni seviyorum “

Mektup-2 (Vahim)

15.01.2008 tarihinde dijital olarak kaleme alınmıştır. Anlamıyorum neden bu kadar ısrarla mücadele ettiğini senin için bu kadar önemli olduğumu düşünemiyorum belki sen de aynı şekilde hissediyorsundur.Öküz, ben esasen kendimden bıktım;neden bu kadar saçma sapan işlerle hayatını heba ediyorsun neden bırakıp yoluna devam etmiyorsun belki de hayatında yapacağın en büyük yanlış üzerine bu kadar ısrarla gidiyorsun.Sen düşündün mü gerçekçi bir şekilde neler olabileceğini ileri yıllarda? Ben problemliyim.İstikrarsızım evet Öküz o kadar çok gitmek istiyorum ki seni de alıp gitmek istiyorum her yerden kimsenin olmadığı hiç bir şeyin olmadığı bir yere hem de.Yıllarca susmak istiyorum sana bakmak istiyorum sadece;sevgiyle bakmak sen bana baktığında işime hızla geri dönüp bakışlarımı kaçırmak.Kimse olmasın sen de konuşma toprak olsun, güneş, büyümek için hevesli ağaçlar olsun parlak açık yeşil yapraklı, hayvanları bile istemiyorum ses yapmasınlar kimse gürültü yapmasın...

Mektup-1 (Ardı İhanet)

Bu mektup 24.03.2007 tarihinde doğum günü kutlaması için dijital olarak kaleme alınmıştır.  Sevgili Öküz Arkadaşım Merhaba , Uzun zaman ilk kez öfkeden uzak duygularla yazıyorum hatta uzun zamandır yazmıyorum.Bana acıyı hatırlatıyor ama bugün nedense sabahtan beri sana bir şeyler yazmak istiyordum mavi farını sürdüğün günleri hatırlatmak için, o gülümseme için, yaş almanın hiç bir işe yaramadığına inandığım o güzel,pırıltılı günler için ben çok özledim gülümsemeni görmeyi;sabah erkenden ya da gece yarısı rüya görüp huzursuzlandığın zamanlarda yanıma gelip bana "bu yatakta huzur var " deyip bana da huzur verdiğin zamanları;eti cinini ikiye bölüp büyük parçayı ağzıma tıkıştırmanı;ikimizin de parasız kaldığı zamanlarda güçlerimizi birleştirmemizi;alış verişe gidip sabahtan akşama dışarıda dolaşmayı, görebildiğimiz her şeye bakmayı, bütün mağazalara girip çıkmayı, Costaki' nin arka bahçesini,yurdun yangın merdivenlerini 2005'in yılbaşı gecesini,teslim g...

Bin gün

                                                                                                                        Bir başıma televizyon izlemekten nefret ettiğim anlardan biri ; Fransız yapımı bir gezi programında Lizbon Rosso Meydanında  araç trafiğine bütünüyle kapalı bir alanda- kent meydanın tam ortasında -34 plakalı eski model bir Şahin park etmiş duruyor olduğunu gördüğüm bir Ağust...