Göreceli





Selamlar,

Cevabını çok iyi bildiğim ama içinden çıkamadığım, harekete geçemediğim sorularım var:

Geldiğimiz noktadan çok uzakta olamazsın, beraber gelmedik mi buraya kadar?  Kim ayırabilir ki kendinden kendini?  Kaç yıl uzakta olabilir ki? Yıldızların uzaklığının ışık hızı ile hesaplanması gibi mi uzaklığımız? Zaman geçti ve hızla uzaklaştı mı kendimiz kendimize Çamurla oynamak için ellerimiz çok mu uzakta?  Bayır aşağı, yılda bir kez olsun karda leğenle kaymak? Yapacağımız kardan adamdan olgunluk mu bekleniyor? Dinamosu tükenmez gibi hiç oturmamak, koşmak, ağaçlara tırmanmak? Otobüste minibüste oturmak için birbirine omuz atanlar “dur, sus, otur” dan  anlamayanlarımız mı?  Koşarak kaçıştık; şehir mi büyüdü? Senelik üyelik yaparak mı koşacağız, ağaçlar çok mu uzağımızda kaldı?   Sirkeyle karbonatın fokurdaması oyun olmaktan ne zaman çıktı? Sinekle böcekle arkadaşlığımız düşmanlığa mı dönüştü. Ekmek alıp para üstünü sakızla almak kandırılmak mıymış? Zamanın okyanus olduğu günler; trafik, bilgisayar, alarmlarla mı kuşatıldı? Uykularımız deliksizken, tilki uykusuna mı dönüştü aniden? Dizimizdeki dirseğimizdeki yaralar daha geç mi iyileşiyor. Yaralarımız fiziksel değil mi artık? Salça, vişne reçeli; kıvam alırken güneşte,  karıştırmak yok mu artık? Balkonlar mı bitti? Teraslar, damlar, avlular? Bayramlıklar asılmıyor mu başucuna? Çizdiğimiz resimlerde, güneşe gülen surat çizmek bitti mi? Dünyanın uydusu “ay dede” değil mi? Yorgan eskisi gibi benden kaçmıyor sürekli üzerimde; üzerimi örten yok diye mi artık? Bana mı bırakıldı benim tüm sorumluluğum? Yorgan işbirlikçi mi artık diğer bütün büyüklerle? Gece aniden uyanıp oyuncakların biz uyurken canlandığını düşünen gözünü yarım açıp en küçük hareketlerini bekleyen umuda ne oldu? Sahilde kumdan kaleler yapmak için kovalar mı küçüldü? Aklımıza gelen bin bir türlü soruyu şimdi sorsak ayıplarlar mı? Yoksa aklımıza soru gelmez mi oldu? Saçımızı taktığımız papatya taçları ne zaman plastik oldu? Sabahları televizyonda çıkan çizgi filmler “çizgi” değil mi artık? Kar tatilini beklemek mi ortak özelliğimiz? Büyünce yapacakları şeyleri unutuyor mu herkes büyüyünce?
Zaman geçti ve büyüklerden mi olduk?  Büyükler dünyası çok gri ve köşeli. Ben geri dönüp seni alayım ya da sen bana yetiş beraber yürüyelim; yeniden cesaretle, korkuları bilmeden kaldırımlarda.

Saf korkusuz çocukluğuma sevgilerle;



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü