Mütecessis

ben, benden beklenen, benim kendimden beklediğim olgunluk, kol kırıldı yen içinde kaldı, ketum oldum dünyanın ağırlığını taşıdım yüksünmedim, erinmedim örselenmedim bakışı duruşu. dünya sandığınız kadar ağır değil herkes taşır edası. ne gerek var.
 ben ağladım lan. içimi kanatarak ciğerimi dökerek ağladım hem de. böyle alenen yazmayacaktım. bazen  çok kırıldım canım yandı. yahu çığlık atmak istedim ah dedim sadece sessizce ah dedim. ne çok abartıyor her şeyi dediniz. dediniz mi. eleştirdiniz. türlü pislikler bulaştırdınız fikrinizce bana. olmayanlar dokunmadı; olmadılar çünkü. bana benim yanımdaymış gibi tahayyül edilenler dokundu hem de nasıl dokundu. bir başlangıç yapmak mümkün değil biliyor musunuz yeni bir şey yok. ben eskiyim mesela benim yeni olmam mümkün değil. yeni gibi düşünmem mümkün değil. ben zaman geçirdim ve zaman geçti yaşadıklarımın üzerinden ama anılarım geçmedi. eskileri unutmak ne zor. keşke hepsi, her şey gökteki bulutların rüzgarla yavaş yavaş azaldığı gibi azalıp bitse. o bulutlar bitmiyor yağmur oluyor yeryüzüne düşüyor.birilerinin saçına yüzüne eline dokunuyor. ızgaralardan süzülüp kanalizasyona karışıyor. bazıları toprağa düşüyor derelere okyanuslara düşenler var.ben bir fikir olsam ve buharlaşıp bir bulutta kaybolsam sonra yağmur olup yeryüzüne düşsem, bir demircinin demiri dövdüğü tezgaha düşerim. diyemem fikrimi hemen buhar olurum yeniden.

içinden çıkılmaz günler, geceler oldu. ben ilaç içtim ölümü seçtim. hala durup durup içimden bir ses der bunu. biri beni öldürse der.o ses benden değil ama ona nasıl sarılır içim bilseniz. nasıl sarılır o fikri o sesi ne çok sever içim. bundan utanırım diyemem kimseye.
Nazi subayı gibi duruşuma bakan sert olduğumu, asker gibi zalim olduğumu gören; bir de içime bakıp mazlumu görse. o zaman  Nazi subayı hemen o gözleri çıkartır. "mazlum yok ve  sizin burada işiniz yok" der. Subayı kandırıp kan içindekini görenler gizli gizli dalga geçerler. bazen kabuk olan nazi subayı incitirse birini hemen o kan içindekini hatırlatır küçümserler. o zaman kıyamet kopar  Nazi subayı herkesi vurur. kanlar içinde olan da dizlerini iyice karnına çeker.
derin uykuya dalmayan hayvanları hatırlayın evinizde kediniz başına bir tehlike gelmeyeceğini bilir derin uyku uyur. sokak kedisi hep tilki uykusundadır. uyurken kulakları oynar, hemen gözünü açar bakar.sanırım bazı benzetmeleri eşleştirme yaparak bağlamak zorunda değilim.
yaşamakla derdim yok hayatımdan memnun değilim diyemem haksızlık şükürsüzlük olur. her şeyim var aklıma gelen her şeye sahibim neredeyse. aklıma "sahip olmam gereken ne var" deyince yine aklıma gelen her şeye sahibim. fazlasını da istemedim. istemeyince de vermezler. annem hep daha az çaba gösteren daha çıtkırıldım tiplerin daha mutlu ve rahat yaşadığını söyler. ne çok yüklenirsen yükleri o kadar yüklerler. ben bir kadın olmanın ötesinden erkek görevleri bile kabul ettim yüklediler. tamam dedim yüklediler. kadını da yüklediler. artık dişi bir eşek oldum. dişi bir katır oldum. taşıdım ilerledim. taşımadan yürütmediler. sırtımı boş koymadılar. ben taşırım çünkü. bilge her yükü taşır bilge. bilge güçlü katır bilge bergil bilge. kendi işlerini çözer bilge. bize de yardım etse ne olur bilge.
sen birini seversin ben birine köle olurum. efendim beni paçasından uzaklaştırır.tiksinir benden. efendiler olasın beni uzak koyma. beni uzak tutarlar. ben haksızlığa uğrarım yanımdaki bir tokat atar suratıma. benim -ağlamaya yeri kalmamış bilgenin- gözü yaşarmaz.bir dibek taşı oturur göğsüme ama ağlamam. ah deme daha çok vururlar. ben kendime zalim değilim. ben kan içinde dizlerimi karnıma çeker dururum. vururlarsa kanım akmaz dışarı Nazi subayı her yanı kapattı akmaz dışarı kanlarım. Nazi subayı gülümser aşağılar gülümsemesi. altında ezilirsin. benim her yanım kan olur. kandan bir yumak olurum ben.o fiziksel bildiğin ağrılar,acılar  var ya. onları geç onlar bir şey değil.
bana karışma lanetime dokunma ben yaşamakla lanetlenmişim. dururum beklerim. kanım akmaz beklerim ben.Naziyi bana bekçi verdiler. o bana göz kulak olur kanım akmaz gözüm ağlamaz gülümserim ben. ben eğlenceliyim değil mi? öyleyim tabi. sizin bilmediğiniz bokları bilirim. bilirim tabi.siz de girseydiniz benim kadar boka siz de bulurdunuz elbet birkaç boncuk. ama hep boncuk içinde bok aradınız. mutsuzuz deyip ağladınız. iyi de ettiniz. ne çok sevdiler sizi değil mi ne çok el üstünde tuttular. kırmamak için özenle davrandılar. sevdiler mi sizi. çok sevdiler. çok yetmedi değil mi. daha çok sevselerdi. çok'dan daha çok'a layıktınız. halbuki sizi sevenler ne de boktandı.herkesin ne güzel hayatı vardı. herkesin her şeyi vardı. sizin bazı eksikleriniz hiç giderilmedi. en çok sizin istediğiniz olmadı. ne yazık. bazı talihsizlikler ne çok haksızlıkmış gibi geldi. bir şeyi bir kerede alamadınız ya ne kötüydü dünya. hep böyleydi hayat çok çalışana zafer yoktu. çalış çalış içindeki cevheri kaybettin hırsın ışığını söndürdü. görmedin. ışığın söndü ne göreceksin karanlıkta. ama kurallar olması gerekenler vardı. olmadı mı herkes doğal çevrim içinde zamanı gelince bazı şeylere sahip oldu. senin kilidini çevirecek anahtar isteksizdi.kilit zaten isteksizlikten paslanmıştı ama suç oksidasyona atıldı. suyun allah belasını versindi. her yerde karşına çıkar oldu.su her zaman derde deva değildi. zehir olmuştu. kilit zehirlenmek istedi. zehiri de bozdu. suyun da kıymeti kalmadı. bu hikaye iç içe iki kez farklı zamanlarda ve kişilerde binlerce kez tezahür etti. su hep zehir oldu. suyu demire değdirmeyecektin.
ikinci şanslar hep var değil mi. sen öyle zannet bu hayatta ikinci yok. hayatta birinciden başka bir şey yok.ikinci hep birincinin ardılları. kör! ikinci asla birinciyi geçemez.
sokak köpeğine karışmasaydın keşke uzaktan temiz hijyenik sopanı uzatmasaydın. keşke! sokak köpeğinin, tilki uykularına girdi uzaktaki hijyenik hayatın kendisi, sopası. şimdi iyi mi oldu. sokak köpeğinin çamurlu dünyasına yeni fikirler soktun. finonun allah belasını versin. bitini piresini ayıklayan fino sahibinin de.
hem sokak köpeği yaradılışlı hayvan bir ara bir eve misafir olmuş bir kilim vermişlerdi çok sevmişti kilimini bir anda altından çektiler kilimini kapı önüne koydular hayvanı. hayvan taşın plastikten daha soğuk olduğunu öğrenmiş hayatına kanaat etmişti ki peluş yaygıyı gösterdi fino. finonun gerçekten allah belasını versindi. peluşu da hijyenik hayatı ve tasması da umurunda değildi. ne de sahibinin merhameti umurundaydı. plastik taştan sıcaktı bu kadarı yeterdi sokak köpeğine.
finolar, sahiplerinizin tasmasını sıkı tutun gidip sokak köpeklerine şefkat gösteriyorlar. yerin dibine batsın sahibinizin şefkati bitimiz piremizle mutluyuz.
nazi subayı sokak köpeklerini de tekmeler. iyi ki varsın nazi subayı.

Yorumlar

  1. Tanrının matematiğinde yalnızca 1 ve 0 var. 2 den hatta 1 den sonraki ilk zerrede insanın matematiği başlıyor. Ve bitiyor mecburen. 1 e karşı olduğu için değil ama sadace yine 1 olabilmek için. Bütün o küsuratından kurtulma çabası işte. Hep insansı, hep eksik, hep görece fazla ama hep "varolan herşey yokolmayı hakeder" kadar mükemmel '1' güzellik..
    Sayımlar tamam aslında yaşam sadece bir geri sayım..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

AltStadt & Fagus

Katırtırnağı

İtin Götü